NATO ve emperyalizm demokrasiyi değil,
monarşiyi, baskıyı ve bağımlılığı temsil ediyor.
ABD’ye ve NATO’ya karşı durmak,
monarşi dayatmasına karşı durmaktır.
Bu mücadele, demokratik, bağımsız, özgür bir ülke isteyen hepimizindir.
Deniz Göktaş’ın tutuklanması bir suç ve ceza konusu değildir.
Bu karar korkunun cesarete, zorbalığın özgürlüğe yenilmeye mahkum olduğunun en açık kanıtıdır!
İktidarın elinde kalan tek ve son şey yıkılmaya mahkum olmanın dehşet verici bir korkusudur!
Bu karar da gösteriyor ki, Deniz özgürdür; Kral Çıplaktır!
Ve bu ülke bu cesaretin çağırdığı üzere mutlaka ama mutlaka Deniz’ler kadar özgür olacaktır.
Deniz Göktaş yalnız değildir!
Mizahtan, neşeden, eleştiriden korkan iktidar, yargı eliyle tüm ülkeyi susturmaya çalışıyor. Yükselen her cesur ses sadece bir itiraz değil aynı zamanda özgür bir geleceğin teminatı
Yarının BirGün’ü:
Biliyorsunuz…
BU REJİMİN ÖZEL
BİR DURUMU VAR!
Deniz Göktaş havalimanında gözaltına alındı. Kendi ayağıyla ülkeye dönmesine rağmen “yakalandı” dendi. Emniyete de ters kelepçeyle getirildi. Yarın 10.30’da Çağlayan’a sevk edilmesi bekleniyor
Mizahtan, neşeden, eleştiriden korkan iktidar, yargı eliyle tüm ülkeyi susturmaya çalışıyor. Yükselen her cesur ses sadece bir itiraz değil aynı zamanda özgür bir geleceğin teminatı
#DenizGöktaşSerbestBırakılsın
Deniz Göktaş Yalnız Değildir!
İfade özgürlüğünün yargı eliyle boğulmak istenmesi, tükenmeye mahkûm bir rejimin çaresizliğinden ve korkusundan başka bir şey değildir. Deniz Göktaş derhal serbest bırakılmalıdır!
SOL Parti olarak yarın saat 10.30'da Çağlayan Adliyesi'ndeyiz.Tüm dostlarımızı bize emanet edilen gösteriye sahip çıkmaya, cesareti büyütmeye çağırıyoruz!
Savaş örgütü NATO'yu ülkemizde istemiyoruz!
7-8 Temmuz 2026, 6. Filo önünde secdeye duranların teslimiyet tarihinin yeni bir eşiğidir!
ABD’ye ve NATO’ya karşı durmak, monarşi dayatmasına karşı durmaktır!
Bu mücadele; demokratik, bağımsız ve özgür bir ülke için mücadele eden hepimizindir!
Ülkemizin emperyalistlerin ayaklarının altına serilemeyeceğini göreceksiniz!
6.Filo’yu denize dökenlerin yarattığı anti-emperyalist, yurtsever bilinçle bu halkın ayağa kalktığını göreceksiniz!
Sadece sinemaya mı emek verdi? O yeri geldi mazlumun sesi oldu, yeri geldi barışın gür sesi. 12 Eylül’ün faşist Kenan Evren’ine “Şerefsiz” diye haykıran güzel insan.
Sonsuz saygıyla, Uğurlar olsun.
CHP’nin seçilmiş lideri Özgür Özel, yurttaşları BirGün’e abone olmaya çağırdı
“BirGün gazetesi ülkenin en zor zamanında demokrasiden yana taraf oldu”
“BirGün’e abone olun, gördüğünüz her yerde destek verin”
“BirGün, bir gün demokraside de yayınlanacak”
https://t.co/FI1S5jnOw7
#NATODefol
YANKEE GO HOME!
Saraysız, Saltanatsız, Bağımsız Türkiye.
Türkiye, ABD'nin Orta Doğu planlarına uyumlu biçimde yeni bir karanlığa sürükleniyor.
Laiklik, demokrasi ve bağımsızlık adına ne kaldıysa tasfiye edilmek; seçimsiz, muhalefetsiz bir rejim kalıcı hale getirilmek isteniyor.
Muhalefet baskıyla susturuluyor, işçilerin ve emekçilerin sesi zorbalıkla bastırılıyor. Halk desteğini kaybetmiş iktidar, ayakta kalabilmek için Trump'ın ve ABD'nin desteğine sarılıyor.
NATO'nun savaş politikaları doğrultusunda ülkemiz yeni üslerle bölgesel çatışmaların merkezi haline getirilmek isteniyor.
7-8 Temmuz'da Ankara'da yapılacak NATO Zirvesi bunun açık göstergesidir.
Dün 6. Filo'nun önünde secdeye duranlar, bugün de ülkemizi emperyalizme bağımlı hale getirenlerdir.
Emperyalistlere ve işbirlikçilere karşı bağımsızlık, demokrasi ve ülkemizin onuru için biz varız!
Kaderimizi ABD de, NATO da, Trump da değil; biz belirleriz!
Bu ülke sarayların, saltanatların ve işbirlikçilerin değil; bağımsızlığın, laikliğin, demokrasinin ve emeğin ülkesi olacaktır.
Amerikan güdümlü monarşiye hayır!
Yaşasın bağımsız ve demokratik Türkiye!
Sevgili arkadaşımız, SOL Parti Enerji Çalışmaları Sözcüsü, Avrupa Sol Partisi (ASP) Yönetim Kurulu üyesi Oğuz Türkyılmaz’ı kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz.
“Unutmayacağız! Devrim Bir Gün Mutlaka”
68 isyanında “Bağımsız Türkiye” için Dev Genç ile yürüdü. 70 lerde faşizme karşı direnişte yumruklu yıldızlı umutların yaratıcılarından oldu. Demokrat Gazetesinin emekçilerindendi. 12 Eylül faşizmine karşı cezaevlerinde direnenlerdendi.
İnançsızlığın ve teslimiyetin kol gezdiği zamanlarda arkadaşlarıyla yeniden başlamayı seçenlerdendi. ÖDP’den Sol Parti’ye son nefesine kadar devrimci mücadelemizin en çalışkan, en emektar, en disiplinli, en inatçı,en sevilen insanlarından birisi oldu.
Türkiye halklarının devrimci yolunun kesintisiz yürüyüşçüsü sevgili Oğuz Türkyılmaz seni asla unutmayacağız.
Senin söylediğin gibi “Unutmuyoruz, unutmayacağız! Devrim bir gün mutlaka!”
Bugün bir kez daha emperyalist şirket IGNIS'ın, Türkiye'deki merkezinin önüne yürüyerek bu topraklardaki doğa katliamlarına, kaynaklarımızın peşkeş çekilmesine karşı sesimizi yükselttik.
Toprağımızı, havamızı, suyumuzu kirleten, yağmacı şirketlerle, anlayışlarla her yerde mücadeleyi büyüteceğiz.
Çıkardığı yasalarla yer altı ve yer üstü kaynaklarımızı emperyalistlerin hizmetine sunan, ekolojik yıkıma sebep olan bu rejimi yıkacağız, AKP'yi hep beraber göndereceğiz!
BirGün Gazetesi Ankara Temsilcisi Nurcan Bilge Gökdemir, İsmail Arı hakkında verilen tahliye kararının ardından konuştu:
"Bizim okurlarımızdan daha çok dayandığımız hiçbir güç yok. Hep diyoruz, BirGün patronsuz ama sahipsiz değil. Bizi sahipsiz bırakmadığınız için sa�� olun, eksik olmayın"
📹 @ozgecanozgenc
Gazeteci İsmail Arı hakkında tahliye kararı verildi
🔶75 gündür tutuklu bulunan İsmail Arı, bugün ilk kez hakim karşısına çıktı. İsmail Arı, savunmasında gazetecilik yaptığı için cezalandırıldığını söyledi ve beraatini talep etti.
Mahkeme Arı'nın tahliyesine karar verdi.
Gazeteci İsmail Arı savunmasına devam ederek, “Size şaşıracağınız bir şey söyleyeceğim. Yunus Emre Vakfı davasını siz yürüttünüz Sayın Hâkim. Hatırlayın siz yine orada oturuyordunuz, yine aynı savcı aynı yerdeydi, ben de arkada izleyicilerin bulunduğu sıralarda gazeteci olarak davayı takip ediyordum. (Hakim gülümseyor, hatırladığını belli ederek başını sallıyor)
Yine aynı salondayız ama ben, izlediğim ve haberleştirdiğim dava nedeniyle bugün yargılanıyorum. Yunus Emre Vakfı’na ilişkin haberimle üç ayrı ödül aldım. Ben bu ülkede gazetecilik yapma hakkımı kullanıyorum. Halk için gazetecilik yaptım. Çok fazla tehdit edildim ama halk için gazetecilik yapmaya devam ettim. Tutuklanınca insanların bunun farkında olduğunu gördüm. Tutukluluğuma itiraz etmek için çeşitli eylemler gerçekleştirildi. Ben tertemiz gazetecilik yaptım, bu yüzden cezalandırıldım. Bana yapılan eziyeti sağır sultan duydu, yargı organları duymadı. Gazetecilik suç değildir. Derhal beraatimi talep ediyorum.” diye bitirdi. Salonda herkes uzun süre alkışladı. Avukatların savunmasına geçildi.
#GazetecilikSuçDeğildir
#İsmailArıyaÖzgürlük
Örgütlü gövde, sokağa çıkanı bir sığınak gibi bağrına bastığı gün, evdeki o kuşaklararası korku duvarı yıkılacak ve siyaset, ancak o zaman gerçek anlamıyla sahneye çıkacak.