🔴Bu Hafta Okullarda Derslere Ara Verilsin!
Okul güvenliği sağlanmadığı müddetce öğrenci ve öğretmen okula gitmemeli.
Siverek’teki okul baskının üzüntü ve şaşkınlığını üzerimizden atamadan Kahramanmaraş’tan gelen okul saldırısı ile adeta yıkıldık.
Eğitim çalışanlarının bu dağılan psikoloji ile eğitim hizmetini sürdürmesi, ailelerin çocuklarını okullara göndermesi mümkün değildir.
Milli Eğitim Bakanlığı acil bir şekilde okulları cuma günü dahil ivedi tatil etmelidir
Okulun içinde 30 öğretmen varsa 500 tane de öğrenci var. Bu mesele için öğretmenler ayaklansa da asıl ayaklanması gerekenler velilerdir. #Güvenliokullaristiyoruz#siverek
Bütün ömrüm boyunca biz iyi olalım, çocuklar iyi olsun, öğretmen iyi olsun, aileler iyi olsun, okullar iyi olsun diye uğraştım; ne yazık ki, ruhumuzun derinliklerinde kök salan, göstermeye çalıştıkça görmezden gelinen o devasa çürümenin altında kaldı bütün uğraşlarım, uğraşlarımız. Yine de durmadık. Biz öğretmenler hep yeniden başlarız, her yıl, her hafta, her ders yeniden başlarız. Buna alışkınız. Kolay kolay düşmeyiz, derdik. Bugün öyle olmadı. Fatmanur Öğretmenin haberini aldığımda onunla birlikte düştüm yere. Sadece ben değil, bütün öğretmenler, bütün meslektaşlarım hiçbir silginin toplumsal hafızamızdan silip atamayacağı bir yükle yüklendik, çöküp kaldık olduğumuz yere. Öğretmen kelimesi yeniden tefekkür edilmedikçe, öğrencinin tanımı yeniden yazılmadıkça, “öğretmeni say” cümlesi milyonlarca kez söylenmedikçe evlerde, okullarda, kalplerde, dudaklarda; kalkamayız ayağa. Çok üzgünüm. Bütün öğretmenler adına, bütün öğrenciler adına, bütün veliler adına çok üzgünüm.
MESNETSİZ ŞİKAYETLERE KARŞI EĞİTİM ÇALIŞANLARINA HUKUKİ GÜVENCE TALEBİMİZ KARŞILIK BULDU
MEB KİK Nisan ve Ekim 2025 toplantısında ısrarla gündeme getirip imza altına aldığımız eğitim çalışanlarını mesnetsiz şikayetlere karşı korumayı amaçlayan talebimiz kabul edildi. Milli Eğitim Bakanlığının yazısı doğrultusunda eğitim çalışanlarını asılsız şikayetlerle mağdur edenler hakkında hukuki işlem başlatılacak.
Eğitim çalışanlarını asılsız şikayetlerle mağdur edenler hakkında hukuki işlem başlatılması yönündeki KİK kararımızın ardından Milli Eğitim Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği tarafından illere yazı gönderildi.
Yazıda, eğitim çalışanları hakkında yapılan ihbar ve şikayetlerin uydurma ve eğitim çalışanını mağdur etmeye yönelik olduğunun anlaşılması halinde, asılsız şikayet ve isnatta bulunanlar hakkında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “isnat ve iftiralara karşı koruma” başlıklı 25. maddesi kapsamında adli süreç başlatılacağı bildirildi.
Eğitim çalışanlarına duyarlı yaklaşımı için Bakan Sayın Yusuf Tekin’e teşekkür ediyoruz.
Eğitim-Bir-Sen olarak, bakanlığın bu konudaki tavrının ve hassasiyetinin, kurul gündemine taşıdığımız diğer konularda da devam etmesini istiyoruz.
Valiliğimiz himayesinde yürütülen "Ben Okuyorum İstanbul Okuyor" projesi kapsamında düzenlenen "Aileler Yarışıyor" Kitap Okuma Yarışması başvuruları devam ediyor. 📚
Velilerimiz başvurularını okul müdürlükleri aracılığıyla yapabilirler.
@gul_davut@MucahitYentur
Yine..!
"Neye açsanız onun tokluğu için çalışırsınız; bu böyledir.
Derdi olan işiyle; boş olan kişiyle uğraşır.
Çünkü bir kişi kendini aşan bir fikre sahip değilse
ya kendiyle ya başkalarıyla savaşır.
Zîrâ kendilerinden emin olmayanlar başkalarının varlığını tehlikeli bulurlar."
Kore’de güzel bir söz vardır: “Öğretmenin gölgesine bile basılmaz.” Çünkü bilirler ki kalbini çocuklara adayan bir öğretmen, en derin saygıyı hak eder. Gerçek bir öğretmen, bir çocuğun gönül bahçesini çiçeklendirir, aklının yolunu aydınlatır. Bunu idrak edemeyenler, bir öğretmenin nasıl yorulduğunu, nasıl mum gibi eriyerek ışık saçtığını fark edemezler.
Bu yolculukta kendimi çok şanslı hissediyorum; bana çocukların yanında yoldaş olmayı öğreten yüzbinlerce meslektaşım oldu. Onlarla kalpten konuşmayı öğrenme fırsatım oldu.
Evlatlarımın aynası olan kıymetli meslektaşlarım…
Adaletin, bilimin ve sevginin yolunda gösterdiğiniz çaba için; çocuklarım, milletim ve kendi adıma en içten şükranlarımı sunuyorum. Işığınız umudumu büyütüyor. Lütfen moralinizi yüksek tutun ve tahtınızda bin yıllık bir bilge gibi güneşi avuçlarınızda tutmaya devam edin.
Hepinizin Öğretmenler Günü’nü gönülden kutluyor, her birinizin kalbine sevgiyle dokunuyorum.
✨️Tuval İstanbul etkinliğinde öğretmenlerimiz Kız Kulesi’nde buluştu.
24 Kasım Öğretmenler Günü kapsamında düzenlenen çalışmada öğretmenlerimiz, Kız Kulesi’nin benzersiz silüeti eşliğinde İstanbul’un güzelliklerini tuvale aktardı.
Sanatla iç içe geçen özel buluşma, öğretmenlerimizin estetik duyarlılığına ve İstanbul’un kültür mirasına değer katan bir atmosfer oluşturdu.
@tcmeb@Yusuf__Tekin@MucahitYentur
🤗 Ara tatilde bir sayfa aç, bir yolculuğa başla!
İstanbul’un sokaklarında, denizin kokusunda, rüzgârın sesinde buluşan hikâyeler bu kez sayfalarda hayat buluyor.
Ara tatil boyunca öğretmenlerimizin emeğiyle hazırlanmış özel kitaplarımızla öğrencilerimiz; keşfetmenin, düşünmenin ve hayal kurmanın en güzel hâlini yaşayacak.
📙 Okul Öncesi Ara Tatil Günlüğüm: https://t.co/UkapQMIjRa
📘 İlkokul Ara Tatil Günlüğüm:
https://t.co/jUBHaQssH8
@tcmeb@Yusuf__Tekin@MucahitYentur
“Fazla tevazunun sonu vasat adamdan nasihat dinlemektir.” der İbn Haldun. Bu coğrafya böyle. Nuri Bilge’nin de dediği gibi; “Mütevazılık falan hiçbir zaman gerçek bir üst değer olamamıştır bizde. Bir ortamda mütevazı olmaya kalkarsanız saygı hemen azalmaya başlar hissedersiniz.”
Kamu kurumlarıjın yeni yöneticilerğne aşağıdaki tavsiyeyi, harf sınırlaması neredeyse yok gibi olan #NextSosyal rahat rahat yazdım. Buraya da kopyasını yapıştırayım, kimse mahrum kalmasın. 😊👇👇👇
Nezaketin Gücü: Sessizliğin Ardındaki Asalet
Nezaket, bir zaaf değil; aksine, aklın, ahlakın ve erdemin en güçlü tezahürüdür. Onu ne başkasından esirgeyelim, ne de kendimizden... Zayıflık değil, bilgeliktir. Çünkü nezaket, dilin en güzel hâliyle kullanılması; aklın en temiz yoluyla konuşmasıdır.
Yaratılana gösterilen saygı, Yaradan’a duyulan hürmetin yansımasıdır. Bu yüzden nezaket, sadece bir davranış değil; bir inanç, bir duruş, bir fazilettir. Ama her fazilet gibi, nezaketin de ölçüsü olmalı.
İmam-ı Şafi'nin dediği gibi: "Öfke şeytandandır; ama gerektiğinde öfkelenmeyen ahmaktır." Ne büyük söz! Çünkü ne zaman dinimize, namusumuza, malımıza, canımıza musallat olunursa, orada artık nezaket değil, feraset ve cevvaliyet gerekir.
Yerinde öfke, suskunluktan yeğdir. Sessizlik bazen rıza getirir, yanlış anlaşılır. Bu yüzden adam dediğin, her değeri yerli yerinde kullanmayı bilmeli: Hem aklını, hem vicdanını, hem de iradesini. B.Telci
İşi kifâyetsize tevdi etmek başarısızlığa davettir;
muhterise tevdi etmek kavgaya;
kifâyetsiz muhterise tevdi etmek ise fitneye.
[...]
Ortak-akıl, ortak-vicdan ve ortak-dilin zayıf olduğu toplumlarda
'kifayetsiz muhterisler' mevki ve makamlarda
daha hızlı yükselirler.
Kendimizi kandırmayalım;
asıl amacı
sağlam karakterli, meslek sahibi, topluma faydalı, çevreye duyarlı, düşünme ve bilgi üretme becerileri gelişmiş, ... ;
iyi insan yetiştirmek olmayan faaliyetler eğitim değildir.
Kıskanç insanlar ayıp ararlar,
cahil insanlar bunu yayarlar,
aptal insanlar da buna inanırlar.
Insan olan insanlar da; "Belki bilmedigim bir mazereti vardir" der, meseleyi kapatırlar.
Rojin gibi yüzlercesi ile her yıl tanışıyoruz. Ülke şartları pahalılık, yurtlar malum.. çaba ile binbir zorlukla.. Mezuniyetlerde aileleri gelir Türkiye’nin dört bir yanından gururlu ve onurlu. Bu baba da öyle olacaktı. Canım Rojin.. AcınI yüreğimde yaşıyorum. #RojinKabaiş
Bugüne kadar hiç bunu kötü yönde kullanan veya istismar eden öğrencim olmadı. Odamızın kapısı hep açık olur yiyecek içecek almak serbesttir ve hep olur.Üniversite öğrencilerinin hele de devlet (üniversitesi eğitim fakültesi) ne şartlarda okuduklarını tahmin etmek zor değil.