@LFC Konaté, who struggled in two consecutive matches, shouldn’t think he’s special just because he played aggressively in the third match with the referee’s support. Don’t cry!
Galatasaray birkaç yıl önce ligi 13. tamamladı. Kusuru kendinde aradı. Yönetimini, hocasını değiştirdi. Kadrosunu yeniledi.
Beşiktaş’a 5-0 yenildi. Tüm takım olarak kazanan rakibi alkışlad��. Ders çıkardı.
Fenerbahçe’ye 2-0 yenilip Süper Kupayı kaybetti. Yönetimin yağmurluk beceriksizliğinden, hocanın kadro seçimine, oynanan kötü oyuna dek iğneyi, çuvaldızı kendisine batırdı.
Frankfurt’tan 5 yedi, takımı ve hocayı acımasızca eleştirdi.
5-2’nin avantajıyla gittiği Juventus deplasmanında 3-0 yenik duruma düşüp, uzatmalarda turu atladı. Dünya devi rakibini eleyip ilk 16’ya kalmasına rağmen sevinmedi. Ben nerede hata yaptım diye düşündü.
Lenin’in dediği gibi yenilgi zamanları en iyi okuldur ve Galatasaray bu okulu çok iyi kullandı.
Rakipleri ise tüm avantajlı hakem kararlarına rağmen yenildiğinde; özeleştiri mekanizmasını çalıştırmak yerine gürültü çıkarma peşinde.
Galatasaray’ın temsil ettiği duruş, vizyon,öğrenme kabiliyeti rakiplerinden katbekat ileri. Her seferinde tekrar kalbimi çalıyor bu yaklaşım. İyi ki Galatasaray var.
Yakın tarihimizin en acı verici, en aşağılayıcı günüdür bugün!
Bayrağımız; namusumuz, şerefimiz, onurumuz, haysiyetimiz gönderden indirildi, çiğnendi ve yerine her fırsatta sırtımızdan vuran, “terörsüz Türkiye” masalıyla kucaklanan hainlerin paçavrası asıldı. Onlar ise sadece seyretti!
Onlarca, yüzlerce kanı bozuk, şerefli Türk bayrağını yerlerde tekmeledi, ve 1 tanesi bile VURULMADI!
Siyasete yön verenler; barış, kardeşlik, terörsüz Türkiye masallarıyla apocu itleri cesaretlendirenler çıkıp anca tweet attı, vicdanlarını rahatlattı, “bayrak şereftir” pozları kesti.
Ne 1 tane hainin o pis kanı toprağa düştü, ne de yüreğimizi rahatlatan bir şey oldu…
“Devlet bir şans verdi, onlar değerlendiremedi” soğuk kanlılığıyla namusunun, bayrağının çiğnenişine laf edemeyenler de sıraya girip “vardır bir bildiğimiz” yalanlarıyla namuslarının çiğnenişine ses çıkaramadı.
Hazır mısınız, devran yine dönüyor!
Şehit ailelerini hiçe sayıp Apo iti ile pazarlığa oturanlar, biz “teröristle pazarlık yapılmaz” derken bizi hain, fetöcü, israil ajanı yapan namussuzlar, şimdi “biz onlara bir şans verdik, onlar değerlendirmedi” pozları kesip bizden daha vatansever, daha milliyetçi, daha devletçi olacak, işin içinden sıyrılacaklar.
Hele bir de masaya oturup anlaşamadıkları, “silah bıraktırdık” deyip bayrak, namus çiğnettikleri soyu bozuklara 2-3 operasyon yapılınca milliyetçi mastürbasyonları başlayacak, “devlet bazen ipleri salar, uzaktan seyreder” raconu kesecekler. Her şeye hakimmiş gibi şovlar yapıp kayıklarını yüzdürecekler.
Her şeyden ve herkesten evvel bu vatanın en büyük ihaneti sizin elinizdedir! Doğruya doğru, yanlışa yanlış demekten aciz, ahir ömrünü fırıldak gibi geçiren hayasızlar. Bugün şerefli Türk bayrağının, namusumuzun çiğnenmesinin en büyük sebebi sizlersiniz!
Bugün o kanı bozuk soysuzlara Şerefli Türk bayrağımızı gönderden indirme cesaretini veren sizlersiniz!
Türk’ün hakkı, vatansever Türk evlatlarının hakkı hepinize zehir zıkkım olsun, benim hakkım sizlere haram, zıkkım olsun!
Tam 10 yıl önce Diyarbakır’da “pkk halktır halk burada” sloganı atanlar, bugün aynı yerde “öcalan’a özgürlük” sloganı atıyorlar.
Biz bu filmi daha önce izledik.
“700’ün üzerinde şehitle bitiyor.”
TBMM resmî hesabından, meclis kayıtlarında “bilinmeyen bir dil” olarak geçen anlamsız sözlerle paylaşım yapıldı!
“Türk Milleti'nin dili Türkçedir. Türk Dili, Türk Milleti için kutsal bir hazinedir.”
Mustafa Kemal Atatürk
En az 1 sene televizyon televizyon gezip belediye belediye programlar düzenleyip “2 günlük” Filistin anıları anlatacak, üstüne de her sene Ramazan programı çakıp voleyi vurarak devam edecek. Hadi geçmiş olsun…
İnanılmaz... Yüzlerce tarihi esere biz uyurken restorasyon diye beyaz badana vurup geçmişler. Bu 'tutarlılık' birkaç beceriksizin ihtiyarını/iradesini aşıyor. Bu 'renksizleştirme' gayretinin ardında çok tuhaf bir ideolojik-kurgu var.