Sermaye en hızlı pozisyon değiştiren, en kolay hareket eden güç unsurudur. İstanbul Belediye seçimlerinde, parti tabelasının önemli olmadığını gösterdiler. Özellikle son dönemde kayıtdışı konusunda sergilenen tavır, iktidar içine çöreklenen haksız kazanç gruplarını yeni siyasi adres arayışına itti.
Hayata nereden baktığımı, siyasete nasıl yaklaştığımı yazdım. #21Haziran gündönümüdür. HDP'ne çevremin tüm tepkisine rağmen neden katıldığımı,yine aynı gerekçelerle ve kendi kararımla neden ayrıldığımı, kimlik siyaseti ve sermaye kuşatmasına nasıl yaklaştığımı, CHP üzerinden yürüyen tartışmalara hangi kaygıyla dahil olduğumu yazdım.
Türk siyasetinin en dikkat çekici özelliklerinden biri, lider üretmekten çok liderleri efsaneleştirmeye olan merakımızdır.
💥Ayhan Bilgen @ayhanbilgen yazdı...
Sol siyasetin ABC’si sermaye analizi üzerine oturur. 👇👇👇 https://t.co/L20YzrxmLy
Israrla seçilmiş başkan , atanmış başkan propagandası yapanlara küçük bir tarihi gerçeği hatırlatma;
-Atanmış dediğiniz, Kemal Kılıçdaroğlu 2010 yılında yapılan 33. Kurultay'dan, 2023 yılında yapılan 38. Kurulaya kadar yapılan 5 Kurultayda Genel Başkanlık yaptı.
-Seçilmiş dediğiniz Özgür Özel'in 38 ve 39. Olağan ve 21 ve 22. Olağanüstü kurultaylarında seçimi, tümüyle hukuksuz bulundu.
Silivri cezaevinde dokuz ay kaldım. Günde ortalama iki avukat ya da ziyaretçiden, yaklaşık beş yüz civarında görüşme yaptım ?
Siz hangisini merak ettiyseniz onu somut sorun "sıfır takipçili" sahte hesaplı zatı muhterem. Doğu Perinçek dahil hiç bir görüşmemi gizli saklı yapmadım. Gizli tanıklığa ihtiyaç duymayacak kadar her şeyi duruşma salonunda açık anlattım. Basına da ifadelerim yansıdı. Tabi okuyacak ve anlayacak haliniz varsa..Başka merak ettiğiniz konu olursa küfretmeden yazmaya devam edin :)
Sosyalist mücadeleyi, sermaye masasının sol tarafına meze yapanlar "sınıf" bilincinin doğuştan kazanıldığını sanıyorlar !
Zenginin malı züğürdün çenesini yormaya devam ediyor ama bazıları slogan atarak devrimcilik oynamaya devam ediyor.
Gerçek işçi, emekçi, köylü de bu kavgayı bazen üzülerek bazen gülerek seyrediyor.
Bunu olağan bir demokratik hak olarak görenler, millete niye sermaye karşıtlığı üzerinden tuzu kuru solculuk propagandası yapıyorlar ! Sağcılar yapınca, yozlaşma, yabancılaşma, kapitalist düzenin çarkında dişli olmayla suçlamanın inandırıcılığı kalır mı ?
Erken mesai yapan trollere 10 puanlık soru :)
-Gözünü para hırsı bürümüş, otel odalarında mesai yapan, kasetlerle rehin alınmış bir sözde partiliyi, kurultaya götürmek üzere kayyum atasalar bu durumun "mala, davara" bir zararı olur mu ? (Ahlaki açıdan, zaten koltuk kapmak için her yol müdah olduğu için, o müthiş demokrasi anlayışınız açısından bir mahzuru var mı !)
Güya örgütlü, politik görünümlü, temsil siyasetinin hastalıklarına bulaşmış olanların hırsı, apaçık gerçeği görmeye bile imkan vermiyor. İradesi satın alınmış delegeyle, iki yılda, iki olağan, iki olağanüstü kurultay yapıldı ve olmadı.Şimdi alelacele bir tane daha yapılsın diye imza toplayıp, kayyum, çağrıcı heyet talep etmek hangi akla hizmet edecek ? Malzemeyi kendiniz verip, sonra da iktidar bunu kullanıyor diye şikayetlenmek, mağduriyet üretmeye yeltenmek de komik duruma düşürüyor.
Kaderin cilvesi diye, nezaketle ve biraz ironik biçimde ifade ettiğimiz şey, aslında paranın gücü karşısında çaresizliğin resmidir. Paranın gücü, halkın iradesi üzerinde baskı kurmayı başaramadığında, "hukuk" ile yanaşma ilişkisine girer. Karar yırtma, tanımama havası bir anda biter. Ahlak dibe vurduğunda, gücü koruma ya da gücü yeniden ele geçirme kavgasında "hukuk", yeniden kıymete biner. O kurultayda, ilk düğmeyi yanlış düğmeleyerek partiyi ele geçirmeye çalışmasaydınız, ne pahasına olursa olsun kazanmaya bu kadar hırsla odaklanmasaydınız, bugün yaşananların hiç birisi olmayabilirdi.Kaderin cilvesi dediğim bundan ibarettir.
Değerli Okurlar,
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi devreye girdikten sonra zaman zaman gündeme getirilen “erken seçim” konusu bazı çevrelerce yeniden öne çıkarılmak isteniyor. Konunun çeşitli yönlerini ele aldığımız AA Analiz yazısı bilginize sunulur.
İyi haftalar.
https://t.co/AJIU48DtDY
Teknik bir tesbiti, seçim tarihi dayatması olarak görmek kasıtlı bir yaklaşımdır. Sonuçta karar verecek olan TBMM. Hangi irade gelişirse saygı duymak dışında yapılabilecek ne olabilir ?
Partiler gibi, akademi ve medya da eski sisteme göre okuma yapmakta ısrar ediyor. Bir sisteme itiraz edip yapıcı eleştiri geliştirmek başka, yok sayma başka !