Sizin de psikolojinizi bozabilir.
Yaralı halde ve psikilojisi tamamen bitmiş bir Rus askeri sigarasını içene kadar Drone operatöründen önce arkadaşını vurmasını istiyor.
Operatör isteğini kırmayarak ilk sıraya arkadaşını ikinci sıraya bu askeri koyuyor.
ABD büyükelçisi Türkiye bölünecek diyor, islamcılardan tık yok.
Namaz da kılmıyor, abdest yok, imam hatip mezunu da değil, ey islamcılar, neden sesiniz çıkmıyor bu gavura?
Sizden mi yoksa?
Adamın adı Yusuf. Oğlunun ismi Musa.
Torununa Bünyamin İsmini vermiş.
3000 senelik Yahudi ismi bunlar...
Yahudi kippası'nı takke diye takıyor.
Yahudi gibi sünnet oluyor.
Yahudi gibi kurban kesiyor.
Yahudi'ye benzemiyor...
Peygamberini, peygamber diye kabul ediyor.
Şapkayı görünce:
"Eyvah, Yahudi'ye benzedik..!" Diye Atatürk'e saldırıyor.
İşte cehalet budur..!
Bir emekli vatandaşın sözleri gündem oldu:
“Emekli olmama rağmen hâlâ ağır işlerde çalışmak zorundayım. Çünkü bakmakla yükümlü olduğum 600 milletvekili var; onları da doyurmalıyız.”
⚠️ CHP Genel Merkezi’nin önüne gelen Kılıçdaroğlu destekçilerinin arasındaki bir AKP’li, deşifre oldu.
Genel Merkez önüne gelerek Kılıçdaroğlu’nu destekleyen ve ‘Haksızlığın karşısında susan dilsiz şeytandır’ paylaşımı yapan şahsın, saatler önce sosyal medya hesabından Erdoğan fotoğrafı paylaştığı görüldü. (Cumhuriyet)
Prof. Dr. İlber Ortaylı, Kemal Kılıçdaroğlu CHP’nin başındayken ne demişti:
Hiç beni ilgilendirmiyor. Zaten Atatürk’ün partisi olmaktan da çıktı. çok yetersiz ,elimiz mahkum da değil ,sürekli su kaynatan otobüs gibi devam ederse yolcular başka otobüsler bulurlar, buluyorlar da…
İlber Hoca o gün Kılıçdaroğlu’nun notunu vermişti. Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığındaki CHP ile yürünmez.
Atatürkçü, milliyetçi, vatansever CHP’liler birleşip yeni ve gerçek bir Atatürk partisi kurmalı...
BÜYÜK RESMİ GÖRMEK: KEMAL KILIÇDAROĞLU BİR PROJE MİYDİ? BELGELERLE//(BİR CONRAD OTEL TANIKLIĞI)
Dostlar, bugün siyasi hafızamızı biraz tazeleyelim. Yıllardır parça parça önümüze konan ama birleştirdiğimizde ürkütücü bir tablo oluşturan o meşhur "yapbozun" parçalarına birlikte bakalım. Kemal Kılıçdaroğlu ismi Türk siyasetine tesadüfen mi girdi, yoksa milim milim örülen bir küresel tasarımın parçası mıydı?
Gelin, hem belgelerle hem de o gizli gerçekle kronolojik bir yolculuğa çıkalım.
1. Bülent Ecevit Gerçeği Neydi? (1999)
Her şey 1999 yılında başladı. Dönemin SSK Genel Müdürü Kemal Kılıçdaroğlu (eski soyadıyla Karabulut), DSP’den milletvekili olmak istedi. Ancak merhum Bülent Ecevit onu doğrudan veto etti. Ecevit'in önüne o dönem Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu'nun SSK'daki idari ve mali yönetim zaafiyetini açıkça ortaya koyan raporları gelmişti. Ancak devlet aklına, tecrübesine ve hassasiyetine sahip olan Ecevit için mesele sadece ekonomik bir başarısızlık değildi; bu ismin geçmişine ve ilişkilerine dair önüne gelen istihbarat raporları hiç olumlu çıkmamıştı. Ecevit, devlet refleksiyle bu ismin üst kademelere sızmasını tehlikeli görerek kapıyı kapatmıştı. Ecevit’in o gün gördüğü tehlikeyi, Türkiye çok sonra anlayacaktı. (Merhum Korkut Özal'ın sayın prensi!)
2. ABD Yazışmaları, Wikileaks, Silk Road Raporu ve Benim 2011 Conrad Otel Tanıklığım
DSP’den veto yiyen Kılıçdaroğlu, ne hikmetse bir anda CHP’ye monte edildi. Henüz grup başkanvekiliyken, ABD Ankara Büyükelçiliği ve Hillary Clinton liderliğindeki ABD dışişleri bürokrasisi onunla yakından ilgilenmeye başladı.
Wikileaks kriptolarına bakıyoruz:
ABD’li diplomatlar daha 2008-2009 yıllarında, Deniz Baykal’ın tasfiye edilmesi gerektiğini ve yerine "temiz, dürüst bürokrat" imajıyla Kemal Kılıçdaroğlu’nun getirilmesinin CHP’yi dönüştüreceğini açık açık Washington’a raporluyorlardı.
İsveç merkezli Silk Road (İpek Yolu) Enstitüsü Raporu:
2008 yılında yayınlanan o meşhur raporda, "Baykal’ın bir kaset skandalıyla gideceği ve yerine Kılıçdaroğlu’nun geleceği" adeta bir kehanet gibi yazılmıştı.
Kaset Darbesinden Bir Yıl Önce:
CHP eski Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen, 2009 yılının başlarında ABD-İsveç merkezli Silk Road Enstitüsü tarafından hazırlanan ve Deniz Baykal'ın yerine Kemal Kılıçdaroğlu'nun geçerek partinin eksenini değiştireceğini öngören gizli raporu bizzat Baykal ve Kılıçdaroğlu'na okuduğunu açıklamıştır. Öymen'in ifadesine göre, Kılıçdaroğlu raporu dinledikten sonra sessiz kalarak herhangi bir tepki vermemiştir.
Nitekim 2010’da o kaset operasyonu yapıldı ve küresel plan tıkır tıkır işledi.
İşte tam bu sürecin devamında, Kılıçdaroğlu artık genel başkandı ve tarihler 16 Temmuz 2011’i gösterdiğinde ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton Türkiye’ye geldi. Beşiktaş Conrad Otel’de basına kapalı, son derece gizli bir zirve gerçekleştirildi.
O gün ben de o oteldeydim!
Beni o basına kapalı, gizli buluşmanın gerçekleştiği yere içeri alan kişi, eski Cumhurbaşkanımız merhum Fahri Korutürk’ün oğlu, dönemin CHP Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı emekli büyükelçi Osman Korutürk’tü. Türk halkı o günlerde dışarıda Kılıçdaroğlu’nu "Gandi Kemal", "Halkçı lider" maskesiyle izlerken, ben o kapalı kapıların ardındaydım. Oradaki her şey bana yetmişti ve o tarihten sonra kendisine karşı resmen bayrak açtım. Zaman, benim o gün Conrad Otel odasında hissettiğim ve gördüğüm her şeyi ne yazık ki tek tek haklı çıkardı.
3. TESEV ve Soros Bağlantısı
Kılıçdaroğlu’nun arkasındaki fikri altyapıya baktığımızda karşımıza küresel finansör George Soros’un fonladığı TESEV (Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı) çıkıyor. Kılıçdaroğlu, bu vakfın 183 sıra numaralı kurucu üyesidir. CHP’nin geleneksel, ulusalcı ve Atatürkçü çizgisinden koparılıp "Yeni CHP" adı altında küreselleşmeci, foncu ve kimlik siyaseti yapan bir yapıya bürünmesinin arkasındaki laboratuvar işte burasıydı.
4. Ekmeleddin İhsanoğlu Skandalı (2014)
Tarih 2014. Cumhurbaşkanlığı seçimi yaklaşırken CHP tabanı cumhuriyetçi bir aday bekliyordu. Bir gece, partinin yetkili kurullarının, milletvekillerinin, hatta MYK üyelerinin bile zerre haberi yokken Kılıçdaroğlu çıkıp Ekmeleddin İhsanoğlu’nu aday ilan etti. Kimsenin tanımadığı bu isim tepeden inme şekilde nasıl getirildi? Bugün geriye dönüp baktığımızda, bu hamlenin muhalefetin enerjisini sönümlendirmek ve mevcut sistemin inşasına yol vermek için yapılmış bilinçli bir operasyon olduğu çok daha net görülüyor.
5. 2017 Referandumu: Mühürsüz Oylar ve Atilla Kart’ın İtirafı
Gelelim Türkiye’nin kaderinin değiştiği 16 Nisan 2017 rejim değişiklik referandumuna. YSK, yasalara açıkça aykırı şekilde milyonlarca mühürsüz oyu geçerli saydı. O dönem CHP Konya Milletvekili olan hukukçu Atilla Kart, tüm hukuki hazırlıkları yapıp konuyu Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) ve AİHM'e taşımak istedi. Ancak Atilla Kart yıllar sonra itiraf etti: Kılıçdaroğlu kendisini bizzat engelleyerek "Mahkemeye gitmeyeceksin, sokağa çıkmayacağız" dedi. Rejimin değişmesini sağlayacak o hukuksuz oyları adeta sineye çekti, itirazları bilerek bloke etti.
6. Ümit Özdağ’ın Tarihi Tespiti
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ tam da bu noktaya parmak basarak o tarihi tespitte bulunmuştu: "2017 yılında bu başkanlık rejimini Recep Tayyip Erdoğan ile Kemal Kılıçdaroğlu birlikte kurdu." Evet, biri iktidar koltuğunda sistemi inşa ederken, diğeri muhalefet koltuğunda tabanın gazını alarak, hukuki yolları tıkayarak ve yanlış adaylar çıkararak bu sistemin kurulmasına meşruiyet sağladı.
Özetle Dostlar;
Ecevit’in 1999’da kapıdan sokmadığı o bürokrat, küresel odakların (ABD, Soros, Silk Road) dizaynıyla CHP’nin başına getirildi. Görevi muhalefeti büyütmek değil, kontrollü bir şekilde içeriden tasfiye etmek ve Türkiye’nin dönüştürülmesine "ana muhalefet" kisvesi altında hizmet etmekti. Ben bu tiyatronun ilk sahnesini 2011'de Conrad Otel'de izledim ve bu kurguya karşı mücadele ettim.
Bizleri yıllarca "Atatürkçülük" maskesiyle oyalayıp ülkenin kaderini teslim eden kurgunun bugün herkes tarafından net bir şekilde görülmesi büyük bir mutluluk vesilesidir. Kılıçdaroğlu'nun son paylaşımına gelen binlerce tepki yorumu, milletimizin bu oyuna karşı topyekün bir uyanış içerisinde olduğunu gösteriyor. Mutluyum.🙋
📣 Uğur Emek:
⭕Yaklaşık 1 yıl önce X hesabımdan, “Kemal beyin siyasi faaliyetlerinin finansal kaynakları nedir” diye bir soru sordum.
⭕Beni telefonla aradı ve dedi ki “milletvekili ve genel müdürlüğü emeklisi maaşları alıyorum. Bu da geçimime yetiyor.”
⭕“Kemal bey ben size geçiminizi değil, siyasi faaliyetlerinizin finans kaynaklarını sordum” dedim ve ekledim, “bana değil halka açıklayın.”
⭕“Partililer” dedi.
⭕Lüks bina, çalışanlar, araç konvoyları? Kimlerin, hangi motivasyonla bu finansmanı sağladıklarını da sordum.
⭕Yani, arınması gerektiğini tavsiye ettim.
⭕Arınamadı, arınamıyor.
Bugün arınmayı tavsiye ediyor.
Neredeyse tüm barajlar ağzına kadar dolu dolu salaklardan su bırakılıyor baraj kapakları açılıyor, bu durum son 30 40 yılda çoğu barajda ilk defa gerçekleşiyor.. akıllarda tek soru iran vurana kadar, ABD Orta Doğu'da iklim komuta merkezleriyle tüm iklimi kontrol ediyor muydu
Arslan Bulut 5 yıl önce,
🚨 "TÜRKİYE DEVREDİLİYOR!" 🚨 dedi; Aytunç Altındal 20 yıl önce GAP'taki İsrail bağlantılarını deşifre etti. Madalyonun öteki yüzünde ise "Kürt Yahudileri" var.
📍GAP bölgesindeki topraklar kimlerin eline geçiyor?
📍Kürt Yahudileri bu denklemin neresinde?
📍Su yönetimi mi, vatanın devri mi?
📍Uyanmak için her şeyimizi kaybetmeyi mi bekliyoruz?
PKK'yı hortlattığınız yetmedi, şimdi de Pontusçuluğu mu hortlatacaksınız?
Bize "Türk Ortodokslar çok Türkçü ve hep siyaset yapıyor" diyen Fener Rum papazlarının nasıl ikiyüzlü olduğunu görün.
Bunlar, Yunan olmayan Ortodoks müminleri Yunanlaştırmaya çalışacak kadar fanatik milliyetçilerdir. Türkiye'de daha dün Bulgarca ayin yapmak isteyen Bulgarlara bile Yunanca ayin dayattılar. Bu fanatizmi Yunan olmayan tüm Ortodokslara yapıyorlar.
Bakınız, Yunan Parlamentosu'nda konuşma yapıyorlar, Yunan bayrakları ile yürüyüş yapıyorlar, askeri törenlere katılıyorlar, Amerika'da Trump ile görüşüyorlar, Rusya-Ukrayna meselesinde Türkiye'yi zor durumda düşürüyorlar. Kıbrıs ve İsrail meselesinde açıklamaları belli. Ama onlar siyasi değil biz siyasiyiz öyle mi?
Tanrı'nın izniyle 100 yıl önce Atatürk oyunlarınızı nasıl bozduysa, bugün Türk milleti oyunlarınızı yine bozacaktır.
Tanrı Türk'ü korusun.
📣 Gazeteci Timur Soykan:
⭕Fahrettin Altun vardı. Hatırlıyor musunuz? Fahrettin Altun İletişim Başkanı’ydı.
⭕Erdoğan’a en yakın oydu. Birden böyle Cumhurbaşkanı yardımcısı gibi bir şeye dönüştü.
⭕Erdoğan’la görüşemezsin. Ona buna posta koyuyor, iddiaya göre bakanları takmıyordu falan.
⭕Şimdi Vatikan Büyükelçisi oldu… Önce bir kızak göreve çekildi. Sonra Vatikan’a gönderildi.
⭕Fahrettin Altun, oğlunun servetini hala açıklamıyor. Haber yapmıştık hatırlarsanız ortaya çıkartmıştık.
⭕Oğlunun devasa bir serveti var. Nasıl olmuş bilmiyoruz. Ona bile açıklama yapmaya gerek duymuyor.”