Y kuşağı %90 oranında Counter Strike oyunuyla büyüdü, ata sporu gibi bir şeydi bu nesil için. Oyun iki grubun silahli çatışmasıydı. Ama kimsenin aklına okulu basıp arkadaşlarını taramak gelmiyordu. Yani demem o ki, sosyolojik bir çöküşün suçlusu "oyunlar" olamaz.
Şarkıcı Oğuzhan Koç:
"Guendouzi'yi evimde çay çorba çiçek gibi ağırlayıp, 2001-2011 arası Fenerbahçe'nin 10 yılını izletip, sonra da 'seneye kim gitsin kim kalsın (başkan dahil) sen seç güzel kardeşim', demek istiyorum.
Ezeli rakibin Liverpool'u ezerek yenerken sen lig sonuncusuna şut atamıyorsan, 'yapı mapı' ağlamayacaksın artık benim canım kulübüm!
Güzel günler mazide kaldı, biz hala rüyada!
Dünyanın en fedakar, en vefalı taraftarına karşı; başkanından oyuncusuna, antrenöründen köşe yazarına kadar her gün biraz daha ayıp ediyorsunuz! Bir yıl daha bitti, teşekkürler Fenerbahçe."
⚫️ İlham Aliyev:
“Gazze’ye asker göndermeyeceğiz. Biz birilerinin hatrı için Azerbaycanlıların hayatını riske atma niyetinde değiliz.”
“Biz Filistin’i desteklememize rağmen Filistin bizi pek savunmadı. Arapların meselelerini Arap ülkeleri kendileri çözmelidir.”
Bir baba, kızının 2. sınıf Hayat Bilgisi kitabında 15 Temmuz şiiri olmasına tepki gösterdi:
"15 Temmuz niye ilk sayfada yazar ya, bu kadar siyaset olur mu?
Yeter ya, 2. sınıftaki çocukların aklını bulandırmayın artık."
Anneme zaman zaman kızıp eleştirsem de ona hiç kıyamıyorum. Onun da ilk defa bu hayatı tecrübe ettiğini biliyorum. Hiç deniz görmemesine, gönlünce gezip dolaşamamasına, ömrünü babama heba etmesine çok üzülüyorum.
Keşke göğü kucaklayıp verebilseydim ona.
Koklar, açılırdı.