Gıda sistemi sermayeye teslim edilmiş durumda.
Gıda sistemi bilimsel, şeffaf, yurttaş öncelikli Türkiye Gıda Güvenliği Kurumu ve yukarıdan değil, yerelden şekillenen Gıda Politikaları Kurulu'yla halka tekrar teslim edilmeli.
İpin ucu 24 Ocak 1980'de. O gün Ankara piyasayı serbest bıraktı, devleti üretimden çekti. Meydan sermayeye kaldı. Dünyanın her yerinde özelleştirme sanayiden başlar. Bize ters, buraya gıdadan başladı.
📺 Tamamı: https://t.co/PUAFqmRDxV
Beyaz et sektöründe piyasa işleyişini bozduğu, haksız fiyat artışlarına neden olduğu ve tüketiciyi mağdur ettiği değerlendirilen eylemlere ilişkin soruşturma kapsamında 13 şirkete ise kayyum atanmıştır.
Bugün yaşanan sorunun kaynağını doğru tespit etmek gerekir. Fiyat artışlarının, sektördeki tekelleşmenin ve tüketicinin alım gücünde yaşanan sorunların temel nedeni, uygulanan ekonomi ve tarım politikalarındaki yanlışlıklardır. Üretim maliyetleri, makul kâr oranları ve tüketicinin ekonomik koşulları gözetilmeden şirketler ile tüketiciler karşı karşıya getirilmekte, ardından ortaya çıkan sorunların çözümü olarak kayyum atama yoluna başvurulmaktadır. Bu yaklaşımı doğru bulmuyoruz.
*Sorun, iktidarın ekonomi politikalarındadır.
*Sorun, devletin piyasayı düzenleme, denetleme ve gerektiğinde müdahale etme sorumluluğunu yerine getirmemesidir.
Gerçek ve etkin denetim mekanizmalarını işletmek yerine, şirketleri ve tüketicileri karşı karşıya bırakan; daha sonra da bunu kayyum atamalarıyla çözmeye çalışan anlayış kabul edilemez.
Bu ülkenin sanayicisi de, emekçisi de, tüketicisi de bu ülkenin vatandaşlarıdır. Kalıcı çözüm; şeffaf, öngörülebilir ve adil ekonomi politikalarıyla mümkündür. Yaşanan sorunların temel sorumluluğu iktidarın tercih ettiği ekonomi yönetimindedir.
Bu durumu şöyle özetleyebiliriz. Banvit Brezilyalıların, CP Piliç Taylandlıların. Abalıoğlu mirasla bölündü. Keskinoğlu yakın bir zamanda iflas ederek el değiştirdi. Beypiliç ve Şenpiliç yeni yatırımlar yapıyor.
Kanatlı etinde ar-ge çalışmaları yoğunlaştı, yeni ürünler çıkıyor. Tesis ve altyapı yatırımı yapılıyor. Daha iyi teknolojiye geçiliyor. Kayyum atanan tüm bu işletmelerin satış fiyatları da birbirinden farklı.
İhracat da yapılıyor. Yılda ortalama 900 bin ton kanatlı eti ihraç ediliyor. Ama Amerikan Tyson Foods ve Pilgrim’s Pride Türkiye’ye giremiyor. Kanatlı sektöründe Brezilya başı çekiyor. Küresel gıda rejiminde Amerika’nın olmadığı bir pazar düşünülebilir mi?
2025 yılında 2.6 milyon ton kanatlı eti üretildi. Kanatlı et üretimi, toplam et üretiminin yüzde 58'ini oluşturuyor. Sektörün yıllık cirosu 5,5 milyar dolar. Kanatlı et, toplam gıda pazarının yaklaşık yüzde 4'ünü oluşturuyor. Buranın tamamına kayyum atandı.
2025 yılında 2.6 milyon ton kanatlı eti üretildi. Kanatlı et üretimi, toplam et üretiminin yüzde 58'ini oluşturuyor. Sektörün yıllık cirosu 5,5 milyar dolar. Kanatlı et, toplam gıda pazarının yaklaşık yüzde 4'ünü oluşturuyor. Buranın tamamına kayyum atandı.
Beyaz et sektörüne operasyon fahiş fiyat artışları ile alakalı gibi durmuyor.
Keza uzun süredir tavuk fiyatlarındaki artış, gıda fiyat artışının ciddi altında...
Osmaniye’de 30 dereceyi aşan sıcaklıkta tarlada çalışan 70 yaşındaki tarım işçisi:
• Tansiyonum, solunum yetmezliğim var.
• Sıcakta kalbim sıkışıyor bazen, öyle olunca suya atlıyorum.
• Sıcakta kolay mı burada çalışmak? 1100 TL yevmiye alıyoruz ama yetmiyor ki.
Kanun maddesi açık: 50’den az işçi çalıştıran tarım işyeri kanun kapsamına girmiyor. Mevsimlik emekçilerin ezici çoğunluğu küçük işletmede çalışıyor. Kanun şemsiyesini onlara hiç açmıyor. Geriye Borçlar Kanunu kalıyor: emeğinin hukuktaki yeri, bakkal alışverişinle aynı rafta.
Bütün bu dağınıklık kaza mı? Kaza bir kere olur. Bu tabloyu birileri her sabah yeniden kuruyor. Muhatap silikleştikçe hesap soracak kapı da kayboluyor. Sorumlu ararken karşında kurum bulamıyorsun, kararname buluyorsun. Bu düpedüz tercih.
📺 Tamamı: https://t.co/dqqCOoO5k7
Kanun maddesi açık: 50’den az işçi çalıştıran tarım işyeri kanun kapsamına girmiyor. Mevsimlik emekçilerin ezici çoğunluğu küçük işletmede çalışıyor. Kanun şemsiyesini onlara hiç açmıyor. Geriye Borçlar Kanunu kalıyor: emeğinin hukuktaki yeri, bakkal alışverişinle aynı rafta.
🔴 11 saat mesai, sıfır hak: Tarım emekçileri neden dışlanıyor?
🗣️ Soframıza gelen her ürünün arkasında bir el var. Çoğumuz o eli hiç görmüyoruz. O el, tarlanın kenarında derme çatma bir çadırda yaşıyor. Günde on bir saat çalışıyor. Kazandığı yevmiyenin bir kısmını aracıya komisyon olarak kaptırıyor. Mevsimlik gezici tarım emekçisinden söz ediyorum.
✍️ Mete yolaş (@meteyolas)
https://t.co/4LVAkOV1Jk
Süreç yanlış okunuyor.
Butlan kararı CHP’yi parçalama hamlesi değil; partiyi içeriden dönüştürme ve Cumhur İttifakı’nın siyasal eksenine çekme girişimi olarak görülmeli.
Kılıçdaroğlu’nun son dönemde iktidarın söylemleriyle paralel bir dil kullanması da tesadüf değil.
📢 ''Kemal Bey beni aradı ve yaşananlar hakkında kendisine sorular yönelttim. Benim oradan çıkardığım sonuç:
Kemal Kılıçdaroğlu bu sürecin tam merkezinde, hem belediye başkanlarının tutuklanması hem de mutlak butlan meselesinin bizzat içinde."
Prof. Dr. @orsanoymen1965
Bu kesitin tamamını izleyin:👇
📹https://t.co/d1YOa6Udj6
Demokrasi İçin Yurttaşlar; İstanbul, Ankara ve İzmir'den başlayarak Cumhuriyet Halk Partisi'nde yeni bir siyasi kültürü var etmek için çalışıyor, taban ağları inşa ediyor. Önümüzdeki günlerde, her gün bir başka yol arkadaşımızın mesajını paylaşacağız. Takipte kalın❤️@diyhareketi
ab ülkeleri de savaştan etkilendi. akaryakıt ve doğalgaz kaynaklarına bizden daha uzaklar. ama ortalama enflasyon %3. yani bizimkinin onda birinden düşük.
Kendini uyanık sanıyor. Aklınca kurultaya gidiyorum sakin olun diyerek grupta konuşacak ve direnci kıracak. Madem kurultaya gidiyorsun hemen tarihini ve yöntemini paylaş.
Biz, farklı fikirlerimizle zenginleşerek büyüyen ve aynı amaç etrafında kenetlenen dev bir aileyiz.
Birbirimize rakip değiliz; bizler, Cumhuriyet Halk Partisi’nin omuz omuza yürüyen evlatlarıyız.
Hedefimiz net: Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında adaleti, demokrasiyi tesis etmek ve milletimizin çağdaş uygarlık hedefini gerçekleştirmektir.
11 Haziran Perşembe günü yapacağımız ilk Parti Meclisi toplantısıyla kurultay sürecimizi başlatıyoruz. Tüm örgütümüzü yarınki grup toplantımızda tek yürek olmaya, sağduyu ve yoldaşlık bağıyla kenetlenmeye davet ediyorum.
Türkiye bir zamanlar Ortadoğu'ya ve Suudi Arabistan'a et satardı. Bugün dünyada en çok canlı hayvan ithal eden ikinci ülkeyiz. 2010'dan beri eti dışarıdan almak için 10,7 milyar dolar ödedik. O para hepimizin cebinden çıktı.
🔴 Et ihraç eden Türkiye nasıl dünyanın 2. ithalatçısı oldu?
🗣️ Türkiye, 1980'lere kadar kırmızı ette kendi kendine yeten bir ülkeydi. Üstelik Orta Doğu'ya canlı hayvan satıyordu. Bugün dünyanın en büyük ikinci canlı hayvan ithalatçısıyız. Her yıl dışarıdan 800 milyon dolarlık canlı hayvan ithal ediyoruz. Bu bir piyasa kazası değil. Kamunun elindeki üretim gücünün adım adım, bile bile tasfiye edilmesinin sonucu. Ve bu hikaye uzakta bir yerde geçmiyor. Sonunda bizim soframıza iniyor.
✍️ Mete Yolaş (@meteyolas)
https://t.co/556ebqKnLD
Mesela ben siyaset bilimciyim. Babam yıllarca güya rekabet ettiği adamların arkasına sığınıp 100 yıllık cumhuriyetin yıkılmasına ön ayak oluyor. 'Babanı engellesene' diyorlar. 'Ben de onaylamıyorum ama yapacak bir şey yok :/' diyorum. Gidip derste demokratik gerileme anlatıyorum.