2018’de verilen sözün gereğini….
…
Hal böyleyken;
Devlet memuru olduğu tartışmasız olan bir personelin, yalnızca #YardımcıHizmetlerSınıfı içerisinde bulunması nedeniyle mesleki gelişiminin ve kariyer imkânlarının daraltılması,
Öğrenim ve kazanılmış nitelikleri ile yaptığı görev arasında çoğu zaman bağ kurulmamış olması,
Fiilen yaptığı iş ile kadro ve görev tanımının birbirinden uzaklaşabilmesi,
Aynı kurumda, aynı çalışma ortamında ve aynı kamu hizmetine katkı sağlayan personel arasında özlük hakları bakımından ciddi farklılıkların ortaya çıkması,
Emekliliğe yansıyan mali haklar bakımından dezavantajlı durumda bırakılması,
Nihayetinde memuriyet statüsünün sağladığı hukuki güvence ile memurun sahip olması gereken mesleki itibar ve kariyer imkânlarının birbirinden koparılması,
Açıklanması ve giderilmesi gereken ciddi bir kamu personel rejimi problemidir.
Burada dile getirilen mesele yalnızca maaş meselesi değildir.
Bu mesele, “Ben de bu Devletin memuruyum.” diyebilme meselesidir.
Yıllarca kurumunun kapısını açan, evrakını taşıyan, arşivini düzenleyen, vatandaşını karşılayan, kurumun günlük işleyişini ayakta tutan; gerektiğinde kendisine verilen görev tanımının çok ötesinde sorumluluk üstlenen personelin, bütün bunlara rağmen kamu personel sisteminin en alt basamaklarından birine mahkûm edilmişlik hissi yaşaması, çalışma barışı açısından da kabul edilebilir değildir.
Artık bu konunun yalnızca dönemsel olarak gündeme getirilen bir personel talebi olarak değil, Devletin insan kaynakları ve kamu personel politikası açısından yapısal bir sorun olarak ele alınması gerekmektedir.
Bu çerçevede;
1. Yardımcı Hizmetler Sınıfının yeniden değerlendirilmesi,
2. Bu sınıfta görev yapan personelin öğrenim durumu, yaptığı fiilî görev, mesleki yeterliliği ve hizmet süresi dikkate alınarak uygun hizmet sınıflarında değerlendirilmesine imkân sağlanması,
3. YHS personelinin görev, yetki ve sorumluluklarının açık ve hakkaniyetli biçimde belirlenmesi,
4. Hizmet sınıfından kaynaklanan özlük ve mali hak farklılıklarının giderilmesi,
5. Kariyer ve liyakat ilkeleri doğrultusunda görevde yükselme ve unvan değişikliği imkânlarının genişletilmesi,
6. Eğitim ve mesleki yeterlilik kazanmış personelin bu niteliklerinin kamu personel sisteminde karşılığını bulmasının sağlanması,
7. Çalışma ve emeklilik döneminde ortaya çıkan hak kayıplarının giderilmesi,
8. YHS personelinin diğer devlet memurlarıyla aynı kamu hizmetinin asli unsuru olduğu gerçeğinden hareketle eşitlik ve hakkaniyet esaslı yeni bir personel düzenlemesinin hayata geçirilmesi hususlarında gerekli yasal ve idari çalışmaların yapılmasını talep ediyoruz.
Şunu özellikle ifade etmek isteriz:
Yardımcı Hizmetler Sınıfı personeli bir “yardımcı insan gücü” değildir.
Devlet hizmetinin yardımcı unsuru değil, o hizmeti her gün fiilen yürüten kamu görevlileridir.
Bir memurun yaptığı işin adı, onun insan onurunu ve emeğinin değerini belirlememelidir.
Devlet, kendisine yıllarca hizmet eden personeline yalnızca görev ve sorumluluk yükleyen; ancak aynı ölçüde hak, kariyer ve ekonomik güvence sunmayan bir anlayışla yönetilememeli, bu adaletsizlik ortadan kaldırılmalıdır.
Devletimizin temel ilkeleri arasında yer alan adalet, liyakat ve hakkaniyetin yalnızca mevzuat metinlerinde kalan kavramlar olmaktan çıkarılarak çalışma hayatına da yansıtılmasını; Yardımcı Hizmetler Sınıfında görev yapan personelin yıllardır biriken mağduriyetlerinin giderilmesini ve bu konuda somut,kalıcı ve kapsayıcı bir yasal düzenleme yapılmasını elzemdir.
Yardımcı Hizmetler Sınıfı personeli artık ötelenmek, bekletilmek ve unutulmak istememektedir.
Bizler yalnızca emeğimizin karşılığını değil, Devlet memuru olmanın gerektirdiği saygın ve eşit çalışma hakkını istiyoruz.
Ezcümle;
2018’de verdiğiniz sözün gereğini istiyoruz..
@RTErdogan@dbdevletbahceli@hasandogan@MKalayci42@ErbakanFatih@_cevdetyilmaz@isikhanvedat@aselimkoroglu@cemilertem@mehmetucum@ifarukaksu@yasaryldrmMHP@erkanakcay45@buyukataman@YildizFeti
@pusholder "İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn"
Bakara Suresi 156. ayette geçen ve "Şüphesiz biz Allah’a aidiz ve şüphesiz O’na döneceğiz"
Allah rahmet eylesin inşallah
YARDIMCI HİZMETLER SINIFINA GELİNCE “BÜTÇE YOK” MU?
STATÜ DÜZENLEMESİ SÖZ KONUSU OLUNCA “BÜTÇE YOK” DENİYOR, AMA BAZI KADROLARA 30 BİN TL’Yİ AŞAN ARTIŞLAR VERİLDİĞİNDE BİR ANDA BÜTÇE BULUNUYOR!
BU BİR KAYNAK SORUNU DEĞİL, KİMLERİN GÖRÜLÜP KİMLERİN YOK SAYILDIĞIYLA İLGİLİ BİR TERCİH MESELESİ.
YARDIMCI HİZMETLER SINIFI YILLARDIR SİSTEMİN GÖRÜNMEZ YÜKÜNÜ TAŞIYOR. AMA YÜKSEK ARTIŞLARDA “TASARRUF” HATIRLANMIYOR!
BU ÇİFTE STANDART ARTIK SADECE HAKSIZLIK DEĞİL, AÇIK BİR ADALETSİZLİKTİR.
GERÇEK ADALET VARSA, YARDIMCI HİZMETLERE DE BÜTÇE VARDIR!
EMEK GÖRMEZDEN GELİNDİKÇE, SESİMİZ DAHA GÜR, DAHA KARARLI ÇIKACAK!
#YardımcıHizmetlerSınıfı
@yhsegitimsen @yhsplatform @YhsPlatformu
Kamu kurumlarında Yardımcı Hizmetler Sınıfı’nda (YHS) görev yapan personeller, yıllardır süregelen adaletsizliğin sona ermesini bekliyor. Eğitim durumları, görev yaptıkları birimler ve mesleki yeterlilikleri dikkate alınarak; Genel İdari Hizmetler (GİH) ve Teknik Hizmetler Sınıfı’na geçiş haklarının tanınması artık ertelenemez bir zorunluluktur.
Tanımsız, keyfi ve geçici görevlendirmeler nedeniyle yaşanan mağduriyetler, bu emekçilerin hem mesleki hem de kişisel hayatlarını olumsuz etkilemektedir. Bu adaletsizlik son bulmalı, YHS personelinin hakkı teslim edilmelidir.
Taleplerimizi bir kez daha yüksek sesle yineliyoruz: Statümüzün hakkını istiyoruz, liyakat temelinde adaletli bir düzenleme bekliyoruz. @yhsplatform @yhsegitimsen
#YardımcıHizmetlerSınıfı
@akbasogluemin Sayın vekil #YardımcıHizmetlerSınıfı kaldırılması için ve eğitim durumu na göre ünvan verilmesi için elinizi taşın altına koymanızı bekliyoruz…
Okuldaki temizlik personeli : 67 bin tl
Öğretmen : 55 bin tl
Hastanedeki temizlik personeli : 67 bin tl
Hemşire : 62 bin tl
Emniyetteki temizlik personeli : 67 bin tl
Komiser : 63 bin tl
Bir açıklamanız var mı ?
@memetsimsek@isikhanvedat#MemurMaaştaFarkYedi