Dilruba K'nın tutukluluğunun devamına karar verilerek, temel hak ve hürriyetlerin Anayasa'ya yazılmakla değil ancak toplum geneli tarafından talep ve tahsil edilip korunmakla var olacağının gösterişli bir örneği, bunu dert eden herkes için, bir kez daha belirginleştirilmiş oldu.
TÜRKİYE CUMHURİYETİ CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN'A AÇIK MEKTUP
Sayın Cumhurbaşkanı;
Bugün yapmış olduğunuz açıklamaları dinledikten sonra artık sabrımın tükendiğini fark edip, asla anlamayacağınızı, asla umursamayacağınızı bildiğim halde bu mektubu yazmaya karar verdim.
Tarihe not düşülmüş olur böylece.
Sayın Cumhurbaşkanı;
Siz demokratik seçimler sayesinde oturduğunuz koltuğa halk tarafından getirilmiş bir devlet görevlisisiniz.
Bu ne demek?
Siz bize hizmet etmekle yükümlüsünüz.
Anamız değilsiniz, babamız değilsiniz.
İkide bir azarlayabileceğiniz, hakaret edebileceğiniz gibi bir yanılsama ve yanlış içerisinde olduğunuzu görüyorum.
HAMAS lideri için ilan ettiğiniz yası eleştirenlere cibiliyeti bozuk dediniz.
Dİ-YE-MEZ-Sİ-NİZ!!!
Siz kendisini sevebilir, sayabilir, ölümünün ardından kişisel olarak, kurumsal olarak (parti lideri olarak ve tüm parti olarak) yas tutabilir, kahrolabilirsiniz.
Ancak bunu "ulusal" hale getirdiğinizde, gösterilecek tepkiyi de soğukkanlılık ve nezaketle karşılayacaksınız.
Ben size "cibiliyeti bozuk" dersem sabah 4' te ters kelepçeyle evden alınırım. Siz de bana diyemezsiniz!
Askerlerimiz ölürken, vatandaşlarımız ölürken, insanlar sizin hükümetinizin ihmalkarlığı yüzünden trenlerde ölürken ilan etmediğiniz yası, siyasi görüşü bizimle zerre uyuşmayan biri için "ulusal" düzeyde ilan ederseniz, biz de eleştiririz! Bu her şeyden önce bizim vatandaşlık görevimizdir.
Sosyal medyayı sevmeyebilirsiniz. Çok kızabilirsiniz.
Kapatamazsınız öyle kafanıza göre.
Siz bu ülkeyi aklınıza estiği gibi yönetemezsiniz sayın Cumhurbaşkanı.
"Halkımızdan izin aldık" diyorsunuz.
Kendi tabanınızı bununla avutabilirsiniz, beni, bizi değil.
Siz ülkenin yüzde 35 inin, tüm ülkeyi yönetmesi için o koltuğa oturttuğu bir görevlisiniz.
İkide bir "bakanıma söyledim, belediye başkanıma söyledim" falan diyorsunuz ya, o bakan sizin değil, bizim! O belediye başkanı sizin değil bizim!
Yetti bu fırçalarınız, ağzı bozuk hitabetiniz ve öfkeniz!
Siz bize çalışıyorsunuz sayın Cumhurbaşkanı.
Biz size çalışmıyoruz.
Devlet sizin değil, hükümet sizin.
Halk da biziz,
Devlet de biziz!
Saygılarımla;
Zeki Emre DÖLCEL
The fastest growing city in Germany is not Berlin or Munich. It's Leipzig! There are good reasons why so many young people move here. It may be poorer than average, but who needs wealth when you can have cool? 😎
My trip to Leipzig in ZEITGEIST 👇
https://t.co/871zApnjD5
@nezopotamien Çok teşekkürler, dm de fotoğraf bastırıyorduk ama standart print dikkatimi çekmemişti. Çok iyi oldu bu bilgi. Konser yakınında bir dm buldum bakalım...