Sanayi devrimini kaçırmıştık. Şimdiyse yapay zeka devrimini kaçırıyoruz. Az olan zenginimiz ya montajcı, ya rantçı, ya inşaatçı... Burjuvamız sığ ve çiğ. Çoğunluksa fakir. Adalet yok. Fırsat yok. Ekonomi batık. Vergiler çok. Eğitim vasat. Bile bile isteye isteye geri kalıyoruz.
⛔️"Rakı Milli İçkimizdir" diyen ve harika bir filmle ülkemizi ve İstanbul'u tanıtan Alperen Şengün, siyasal islamcı yobazlar tarafından linç edilmeye çalışılıyor.
📌Teşekkürler Alperen. Turizm Bakanlığının milyar dolar harcasa yapamayacağı bir tanıtımı yaptın ülkemiz için.
📌Yunanların sahiplenmeye çalıştığı rakımızın "milli içkimiz" olduğunu ve bize ait olduğunu Dünya'ya öğretmiş oldun.
📌Tek hareketinle özgürlüklerle savaşan çağdışı zihniyeti kudurttun.
Kabul etseniz de kudursanız da Rakı, Türklerle özdeşleşmiş milli bir içecektir.
İsteyen içer, isteyen içmez.
Popüler bir insanın rakı içmesi, topluma kötü örnek olmaz.
‼️Kötü örnek arıyorsanız, arabasında pudra şekeri çeken oğlanları, çocuklara nikah kıyan şarlatan tarikatçıları, yolsuzluk, hırsızlık ve rüşvetten başka bir halt bilmeyen ciğeri 5 para etmez siyasetçileri, Allah diyerek insanları kandıran, köleleştirmeye çalışan şıhları, şeyhleri, Fetö'ye, Metö'ye ne istediyse verenleri, deprem zamanı çadır satanları eleştirin önce, rakı içen insanlara en son sıra gelir bunlar dururken.
Şerefe Alperencim...!!!
İsmet İnönü zamanında çete bulmak için kuyruğa girerdiniz, tetikçiler karneyle dağıtılıyordu. Bir mekana çökmek isteseniz sekiz ay sıra bekliyordunuz cehape döneminde. Şimdi çok şükür yüz yıllık prangalarımızdan kurtulduk, bolluk içindeyiz. Türkiye Yüzyılı 👊👊👊
GSM operatörleri fahiş paket fiyatları ile, kotaların açıklanamaz hızla tükenmesiyle, her olayda çökmeleriyle, ultra yavaş internetleriyle tam dolandırıcılık şebekesi gibi çalışıyor. Ne hesap soran kurum var ne ciddi inceleyen. Resmi vurgunculuk.
Mourinho gitmiş. Aşağılayıcı, sürekli bahane üreten ve üstten bakan tarzıyla sonunda gönderilmiş. Fenerbahçe €300M’luk takım kurmuş hala basın toplantısında yönetime laf sokuyor.
Defol git.
Antalya’daki yangına gelen Azerbaycan ekipleri alev dayanımlı kıyafetler giyerken, konum takibi yapan cihaz taşırken, nabız ve oksijen yönünden anlık izlenirken; Türk işçilerde bu sistemlerin hiçbiri yok. Sadece ‘Orman’ yazılı fosforlu yelekle çalışıyorlar https://t.co/IItwaIO2TH
Aziz Milletim,
Bizi kurtarmak ve masumiyetimizi ispatlamak için çırpındığınızın farkındayız. Bu çabalarınız için minnettarız. Ancak Rubicon çoktan geçildi.
Bu aşamadan sonra biz tutuklu değil hükümlüyüz. Erkek deve getirseniz dişi deve diyerek bizi zindanlarda tutacaklar. Bu hukuki darbe bizimle sınırlı kalmayacak. İftiralar bütün belediyelerimize ve Partimize uzayacak. CHP enterne edildikten sonra diğer muhalefete ve en son AKP’ye uzanacak. Bu ırmağın yatağı belli ve suyun akışı değişmeyecek.
Sakın bize bunları yapanlardan vicdan veya merhamet beklemeyin. Hiçbir pazarlığa girilmesine izin vermeyin. “Alın esirleri, verin ülkeyi” pozisyonuna kendi adıma rıza göstermiyorum. Gerekirse müebbet yatar bu iftiracılara bir gün fazla zulüm hakkı tanımam. Bunlar sadece siyasi haklarımızı değil, yaşam biçimimizi, inançlarımızı ve değerlerimizi de elimizden almak istiyorlar. Ne çekeceksem ben çekeceğim. Oğlum öz vatanında parya olmayacak.
Bizi bu zindanlardan ahlakını ve vicdanını yitirmiş bu kişiler kurtarmayacak. Büyük Türk Milleti’nin azmi, kararlılığı ve CESARETİ kurtaracak. Sakın umutsuzluğa veya korkuya kapılmayın. Gücünüzün farkında olun. Egemenlik kayıtsız şartsız Milletindir. Milletimiz demokrasi ve hukuk dahilinde gücünü gösterecektir.
Bizleri hiç merak etmeyin. En ağır tecrit koşullarında aslanlar gibi direniyor ve VATAN SAĞOLSUN diyoruz. Er ya da geç bu zindanlardan çıkacağız.
Sizleri çok seviyor, selam ve saygılarımızı arz ediyoruz.
Aykut ERDOĞDU
Silivri 9 No’lu Ceza İnfaz Kurumu
Eşek yüküyle para alan GSM operatörleri hem dünyanın en dandik ve yavaş iletişim hizmetini veriyor hem de en ufak bir afette çöküyor. Arama yapılamıyor, internet çekmiyor. Ulaştırma bakanı da Suriye'ye internet sağlayacağız diyor.
Doğum hızı dibi gördü diye şikayet edip de ülkenin bugünkü durumuyla ilgili eleştirisi olmayanlar dalga mı geçiyor?
Bir çocuk dünyaya getireceksin.
Bu bitmiş ekonomide ona bez, mama alabilmek için yedi yirmi dört çalışacaksın ama yetmeyecek. Sen 'bez niye bu kadar pahalı' diye sorgularken dört maaş alan bürokratların 'hadi daha fazla çocuk yap' öğütlerini duyacaksın.
Çocuğu okula yollayayım diyeceksin, ya saçma sapan tarikatlarla protokol yapmış okulları tercih etmek zorunda kalacaksın ya çuvalla para isteyen okulları.
Çocuk büyümeye başlayacak. İktidara yakın bir zengin bebesi ya da Afrikalı kabile reislerinden birinin oğlu tarafından yüzde yüz kusurla yolda ezilse hesabını bile soramayacaksın. Ezenler elini kolunu sallayarak gezecek gözünün önünde.
Çocuk genç olacak. Seksen suç kaydı ile dışarıda gezen bir psikopata denk gelir de canından olur mu diye kaygılı yolunu gözleyeceksin her gün.
Çocuk üniversite çağına gelecek. En güzel yıllarını kayyum misali atanmış bomboş bir rektörün yönettiği üniversitede eğlencesiz, yasaklar altında, vasat bir eğitimle harcayacak diye üzüleceksin.
En ufak bir anayasal protesto hakkını kullansa soruşturma, gözaltı, tutuklama ile karşı karşıya kalacağını bileceksin.
Dünyayı gezmek istese vize talebi alay edilir gibi reddedilecek.
Çocuk yetişkin olacak. Ya hak ederek girmek istediği işi tarikat kontenjanından birine kaptırıp üzüntü duyacak ya da torpille müdür olmuş sığırların altında çalışmak zorunda kalacak.
Ömrü boyu maaşlı çalışsa bir ev, bir araba alamayacağını bilerek köle misali yaşam sürecek.
Belediye başkanlarının, favori cumhurbaşkanı adayının uydurmalarla tutuklandığı, demokrasinin geleceğinin belirsiz olduğu kaotik bir ülkede debelenip duracak.
Doğum hızı tüm dünyada düşüyor, doğru. Ama bu konuda da ekstra çabayla zirveyi hak ediyoruz belli ki.
Hem doğum hızından şikayetçi olup hem bugünkü durumdan memnun olamazsınız. Öyleyseniz direkt 'bol bol doğurun da servetimizi artırmak için köle bulmakta, servetimizi korumak için asker bulmakta zorlanmayalım' deyin, samimi olun.
Talana bakın. Sazlıdere Barajı'nın içme suyu kullanım oranını sıfıra çekmişler, kararı da İSKİ'ye bildirmeyip halktan gizlemişler. Sonra direkt içme suyu havzasında lüks konut inşaatlarına başlamışlar. Tam da başkan tutuklandıktan sonra. İBB operasyonu çok hukuki gerçekten
Aziz milletim, sizden istirhamımdır. Lütfen bunları görün ve paylaşın.
Yokluğumu fırsat bilip "Kanal İstanbul" denen rant ve talan projesi uğruna Avrupa Yakası’nın en önemli su kaynaklarından biri olan Sazlıdere Barajı’nın etrafında 24 bin konutun inşaatını başlattılar.
Bu kez alelacele TOKİ'yi devreye almışlar. Dozer ve iş makinelerini mutlak koruma alanının içine, suyun dibine kadar sokmuşlar.
İBB’nin ve İSKİ’nin resmi uyarılarını dikkate almadıkları gibi Cumhurbaşkanlığı kararıyla Sazlıdere Barajı’nın içme suyu kullanım oranını %100’den %0’a indirmişler. Bunu hiç utanmadan kamuoyundan saklayıp, İSKİ’ye bile bildirmemişler.
Şunu herkes anlasın ki, bizim gözbebeğimiz İstanbulumuz’da feda edilecek bir tek damla su kaynağımız yok. Bu haksız, hukuksuz ve fırsatçı yaklaşımla mücadeleyi asla bırakmayacağız.
Sizin iklim değişikliği ve çevre koruma konusunda zerre kadar samimiyetiniz olsaydı, İstanbul’un su kaynaklarına böylesine saldırmazdınız.
Hukuka, ekonomiye, demokrasiye verdiğiniz zararın yanına çevreye, İstanbul'un su kaynaklarına verdiğiniz zararı ekliyorsunuz. Tüm dünyanın cebelleştiği, yeni yol ve yöntemler aradığı iklim krizine bir kriz de siz ekliyorsunuz.
Hemen vazgeçin bu rant ve talan projesinden. Millet sizi zaten gönderecek bari gitmeden toprağa, suya, havaya daha fazla zarar vermeyin.
“ Gazzelilerin Türkiye’ye göçmeleri için sarayda hazırlıklar yapılıyor . 1 milyon üstü Gazzeli”hicret “ edip Ege’nin iç bölgeleri ile orta Anadolu’da iskan edilecek. 10 milyar $’da göçmen kabul yardımı alınacakmış, sonra da Suriyelilerle beraber Filistinlerine de vatandaşlık verilip seçmen yapılacakmış”
@eczozgurozel@musavat35@umitozdag
https://t.co/C6k7IOBul0 @YouTube aracılığıyla
Önceki Kızılay Başkanı Kerem Kınık’ın kızının kullandığı ve bir gencin ölümüne neden olduğu araç yine bir kazaya karıştı
Kınık ailesinin aracı 3 Şubat'ta maddi hasarlı bir trafik kazasına karıştı ve 152 bin TL’lik hasar oluştu. Aracı yine Kınık’ın kızının kullandığı öne sürüldü
Aziz Milletim;
Aşağıda sıralanmış olan davalar kendi koltuk hırsı için; rakibini devre dışı bırakmak, siyasi yasak getirmek ve millet iradesini gasp etmek için bir avuç hakkaniyetsiz insan tarafından uydurulmuş davalardır:
📌Ordu Havalimanı VIP davası,
📌Seçim iptal etme davası,
📌Büyükçekmece davası,
📌"Ahmak" davası,
📌"İBB'de 550 terörist var" davası,
📌Başsavcıya hakaret davası,
📌Hakkımda usulsüz rapor yazmış bilirkişiye suç duyurusunda bulunmama rağmen benim aleyhime açılan "bilirkişi" davası,
📌Diploma iptali,
📌Boş iddialar, yalan ifadeler ve gizli tanık marifetiyle oluşturulmuş yolsuzluk davası,
📌Uydurma bağlantı iddiaları ile oluşturulmuş terör davası ve kayyum girişimi,
Ve daha nice mesnetsiz soruşturmalar...
Bütün bu davaların asıl savcısı olan kişiye sesleniyorum;
Seni mertçe yarışa çağırıyorum.
Korkma gel yarışalım.
Sandıkta bu aziz millet kararını versin.
Millet cesaretli ve mert olanı sever.
Var mısın?