EMNİYET VE MEDYA TETİKÇİLİK YAPIYOR PEKİ HUKUK NEREDE?
Henüz yargılama dahi olmadan İslami bir harekete, emniyet ve medya " suç örgütü" diyerek, kamuoyunun mahkeme kararından önce hüküm vermeye yönlendiriyor!
Hiç kimse kendisini mahkemenin yerine koyamaz!
SuçDeğil SusDosyası
SuçÖrgütü IftirasınaCevap
FurkanHareketi Tertemizdir
MasumiyetKarinesi GaspEdildi
Bu bir dram sahnesi değil, Gazze’den gerçek bir fotoğraf.
Bugün evine yönelik bombardıman sırasında alevlerin ortasında kalan küçük bir kız çocuğu…
Adı Meryem, henüz 2,5 yaşında. Annesini ve babasını şehit verdi.
Samsun Çarşamba Kapalı Cezaevinde Bulunan Semra Kuytul Hocahanım’dan Mesaj!
“…Bizim derdimiz hiçbir zaman mal, makam ve şöhret olmadı!
Bizim tek derdimiz ümmetimizin kurtuluşu için gayret etmek, toplumu Kur’an ve Sünnet’le ihya edebilmek oldu. Hocamız ve kardeşlerimiz, bu dava uğrunda bedel ödemeyi göze aldı. Çünkü biz Peygamberimizin yalnızca müjdelerine değil, çilesine de talibiz…”
28Şubat DevamEdiyor
CemaatleriBitirme Projesi
DinDüşmanı KomiteIşBaşında
⭕️Ensarullah'ın askeri sözcüsü Yahya Seri:
"Sana'yı nükleer bombalarla vursanız bile, biz asla Filistin ve Lübnan'ı terk etmeyeceğiz; duruşumuz sağlam ve kararlı kalacak..."
28 ŞUBAT BİTMEDİ, SADECE YÖNTEM DEĞİŞTİ!
28 Şubat’ta İslami kesime yönelik uygulanan baskılar bugün farklı yöntemlerle devam ediyor. Dün başörtüsü ve İslami kimlik üzerinden baskı kuran anlayış, bugün cemaatlere yönelik operasyonlar, derneklerin kapatılması ve İslami faaliyetlerin engellenmesiyle kendini gösteriyor.
Yöntemler değişti ama İslami kesim üzerindeki baskılar sona ermedi!
https://t.co/3rRyeiARJ9
28Şubat DevamEdiyor
CemaatleriBitirme Projesi
DinDüşmanı KomiteIşBaşında
BÜYÜK OYUN: CEMAATLERE BOYUN EĞDİRME PROJESİ | 28 Şubat Sürecinin Devamı ve Susturma Operasyonları
Türkiye, özellikle muhalif cemaatleri ve İslami yapıları hedef alan ağır bir baskı ve zulüm dönemi yaşamaktadır. Yaşanan süreç, 28 Şubat döneminin sona ermediğini; aksine farklı yöntem ve araçlarla devam ettirildiğini gösteren ciddi gelişmelere sahne olmaktadır.
28Şubat DevamEdiyor
CemaatleriBitirme Projesi
DinDüşmanı KomiteIşBaşında
https://t.co/3rRyeiARJ9
🔴 Azerbaycan'da bir okul müdürü, polislerle birlikte okul kapısında bekleyerek başörtülü öğrencileri içeri almadı:
"Bakanlık kararı var. Onlar içeri girmeyecek"
Dumlu Cezaevinde çifte standart veya keyfi muamele mi var? Bir aileye daha fazla ne kadar zulmederiz diye uğraşılıyor resmen. Kuytul ailesinin beş çocuğunun dördü okuyor. Hafta içi açık görüşe gelmeleri demek eğitim hayatlarının
kesintiye uğraması demek. Devlet bunun için ++
Az önce Dumlu 1 Nolu Cezaevine geldim. İçeride kalabalık bir grup giriş için sıra bekliyordu. Memurlar "Öğrenci açık görüşü" olduğunu söylediler.
Alparslan Hoca'nın 4 öğrenci çocuğu için görüş gününü hafta sonuna alma talebini "personel eksikliği" gerekçesiyle reddettiler. Fakat şu an gayet fazlasıyla personel var. Görüşe de birçok aile gelmiş...
Bize her defasında ısrarla "size özel muamele yapmıyoruz" diyorlar. Peki bu yapılan nedir? Bizimle dalga mı geçiyorsunuz? "Sizin müvekkilinize her şeyi zorlaştıracağız" deseydiniz daha dürüstçe olurdu. Yazıklar olsun!
Doğu Türkistan için ses çıkarın. "Ben ne yapabilirim? Bir tweet atsam ne işe yarar ki?" diyerek yapabileceklerinizi küçümsemeyin. Değiştirecek kudrete sahip değilsiniz diye hakkı haykırmaktan geri mi duracaksınız?
Müslüman Uygur Türkleri'nin çığlığını kimse duymuyor. 21. yüzyılda bir topluluk sistemetik işkence ve soykırıma uğruyor.
⏹️ Zulüme Engel olamıyorsunuz
⛔️Herkese duyurun
FURKAN HAREKETİ RESMİ BASIN VE KAMUOYU AÇIKLAMASI
Mali Operasyon Yalanı: Sınav Harcı ve Avukat Ücretini Suç Sayan Akıl Dışı Hukuksuzluk!
Kamuoyunun yakından takip ettiği üzere, Furkan Hareketi lideri Alparslan Kuytul Hocaefendi ve eşi Semra Kuytul Hocahanım, sabahın erken saatlerinde gerçekleştirilen haksız bir operasyonla gözaltına alınmış ve Semra Hocahanım 44 gündür Samsun/Çarşamba Kapalı Cezaevi'nde tek kişilik hücrede tutulmaktadır.
Sözde bir "mali operasyon" adı altında yürütülen bu süreç, hukukun ve vicdanın ayaklar altına alındığının açık bir göstergesidir. Bir banka hesabı dahi bulunmayan bir insana, mali operasyon kılıfıyla operasyon yapmak trajikomik bir akıl tutulmasıdır.
Soruşturma Değil, Kurgu ve Akıl Dışı İthamlar!
Emniyet sorgusunda Semra Hocahanım’a yöneltilen sorular, sürecin ne kadar içinin boş ve kurgudan ibaret olduğunu gözler önüne sermektedir:
Sınav Harcı ve Avukat Ücreti Suç Sayılamaz!
MASAK raporlarına dayandırılarak sorulan "sınav harcı yatırılması" ve cezaevindeki eşinin savunma hakkı için "avukata ödenen ücret", hukuken ve ahlaken bir suç değil; temel bir insani ve yasal haktır.
Dosyada somut hiçbir suç bulamayanlar, yıllarca mahkemelerle uğraştırdıkları insanların 30 bin liralık avukatlık ücretini suç gibi göstermeye çalışmaktadır. Şunu sormak gerekir: Bir insan sadece bu komik iddiayla, evinden baskınla gözaltına alınıp nasıl tutuklanabilir? Savunma hakkı için ödenen bir avukatlık ücretini tutuklama gerekçesi yapmak, adaletin heba edildiğinin ve trajikomik bir suç icat etme telaşının en net göstergesidir!
Yıllardır 7/24 fiziki ve teknik takibe maruz kalan, attığı her adım, alışveriş yaptığı her market, çocuklarını bindirdiği dolmuşa kadar devletin gözü önünde şeffaf bir hayat yaşayan insanların, sınav harcını suç dosyasına koyması acziyetin resmidir.
Günlerce tahta üzerinde yatırılarak fiziksel ve psikolojik olarak yıpratılmaya çalışılan Semra Hocahanım, meşru tepkisini ve dik duruşunu göstererek bu gayrihukuki sorulara hak ettiği cevabı vermiştir.
Hakkı, hakikati ve adaleti savunanların cezaevleriyle susturulmaya çalışıldığı bu dönemde; asılsız iddialar ve husumetli şahısların beyanları üzerinden yürütülen bu operasyonlar, yalnızca hedef alınan insanlara değil, toplumun adalet duygusuna ve hukuka olan güvenine de ağır bir darbe vurmaktadır.
Alparslan Kuytul Hocaefendi’nin ve Semra Kuytul Hocahanım’ın neden hedef alındığını milyonlarca insan gayet iyi bilmektedir.
"Hiçbir zulüm ebedi değildir. Bu zorlu süreçler gelip geçtiğinde; geriye hakkı haykıranlara şeref, bu hukuksuzluğa imza atanlara ve sessiz kalanlara ise zillet kalacaktır."
Hiçbir somut delile ve hukuki tabana dayanmayan bu tutukluluk halleri derhal sonlandırılmalı, Semra Kuytul Hocahanım ve tüm mağdurlar serbest bırakılmalıdır.
Yargı, birtakım odakların baskısıyla değil, adalet ve kanun ilkeleriyle hareket etmelidir.
Furkan Hareketi olarak, bu adaletsizliği her platformda gür bir sesle dile getirmeye, mazlumların sesi olmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.
FURKAN HAREKETİ
MaliOperasyon Gerçeği
SemraKuytula Ozgürlük