Cumhurbaşkanımız, Genel Başkanımız Sayın @RTErdogan'ın katılımlarıyla gerçekleştireceğimiz AK Parti Ankara 8. Olağan İl Kongremize tüm halkımız davetlidir!
Umudun, İcraatın, Geleceğin #AdıAkParti
🗓 21 Ocak Salı
🕐 13:00
📍Ankara Spor Salonu
Üçbuçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam;
Hele hak namına haksızlığa ölsem tapamam.
Doğduğumdan beridir, aşığım istiklale;
Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lale! İstiklal mücadelemizi mısralarıyla ölümsüzleştiren Milli Şairimiz Mehmet Âkif Ersoy’u vefatının 88. yıl dönümünde saygı ve rahmetle yad ediyorum.
Sayın Mansur Yavaş, 2019 yılında partimizden Ankara Büyükşehir Belediyesi’ni devralırken, SGK’ya olan toplam borç 200 milyon TL idi. Bugün, bu borç tam 8,4 milyar TL’ye ulaşmış durumda. Yani borç, tam 42 kat artmış!
O günden bugüne asgari ücret 10 kat artarken, belediyenin bütçesi 6,36 kat artmışken, borcun bu denli artması büyük bir skandaldır.
Bu da gösteriyor ki, geçmişi bahane ederek örtülen başarısızlık artık geçerliliğini kaybetmiştir. Algı makyajı dökülmüş, korkunç gerçek ortaya çıkmıştır. 42 kat büyüyen borcu izah edebilmek sadece matematik meselesi değildir!
Bu durumu görmezden gelmek, sorumsuzca bir yönetim anlayışının sonucu olarak kabul edilmelidir. Sözde şeffaflık ve hesap verebilirlik algısı altında başkentimizin kaynaklarını belli yerlere peşkeş çekenler, bu artışın hesabını nasıl verecekler?
Ekonomik şartlar bahane olarak kullanılamayacak şekilde, böylesine fahiş bir borç artışı Ankara’nın mali yapısının ne kadar kötü yönetildiğini açıkça ortaya koyuyor.
Başkentimiz hizmete hasret bırakılıp, en temel belediyecilik faaliyetleri bile artık yapılmazken; kayda değer hiçbir yatırım görülmezken, şehrimiz her geçen gün geriye giderken, kaynaklar peşkeş çekilmiş, bütçe algı ve siyaset inşasına kurban edilmiştir. Bundan daha kötüsü ise, belediyenin geleceğini karartacak şekilde bir borç batağı oluşmuştur.
Bir belediyenin önceliği, vatandaşı gözeten, sürdürülebilir ve uzun vadeli projeler olmalı. Ancak mevcut yönetim, bu ilkeleri göz ardı ederek, Ankara’yı mali açıdan büyük bir darboğaza sokmuştur. Belediye bütçesinin her kuruşu halkın menfaatine harcanmalı ve sorumsuzca yapılan harcamalar derhal durdurulmalıdır.
Başkent’in geleceği için, sorumluluk sahiplerinin bu borç yükünü açıklayıp hesap vermeleri şarttır!
Uluslararası Ceza Mahkemesinin İsrail Başbakanı Netanyahu ve Eski Savunma Bakanı Gallant hakkındaki tutuklama kararını destekliyoruz.
Alınan bu cesur kararın sözleşmeye taraf tüm ülkelerce uygulanmasını insanlığın uluslararası sisteme güvenini tazeleme adına önemli buluyoruz.
Bilhassa yıllardır dünyaya hak, hukuk, adalet ve insan hakları dersi veren Batılı ülkelerin bu noktada sözlerini yerine getirmeleri mecburidir.
İsrail’in Filistin’deki soykırımını durdurmak için zorlayıcı tedbirlerin bir an önce alınmasını sağlamaya yönelik çalışmalarımızı sürdüreceğiz.
Üzgünüz! Sayın Mansur Yavaş ve Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin skandallarına yetişemiyoruz. Biri bitmeden diğer skandal patlıyor.
Burası Ankara, Türkiye Cumhuriyeti’nin Başkenti. Önder şehrin örnek belediyesi olması gereken kurum, adeta iflas etmiş gibi davranıyor. SGK borçlarına ilişkin Sayın Mansur Yavaş’ın açıklaması, belediyenin nasıl batırıldığını gösteriyor. İflas eden şirketlere uygulanan muamelenin kendileri için de uygulanması gerektiğini isteyen zihniyet, farkında olmadan belediyenin çöküşünü belgeliyor.
SGK’ya olan 4,5 milyar TL’lik borcunu 7 ayda ikiye katlayarak 8,8 milyar TL’ye çıkaran ve rekor kıran ABB’nin, bu borcun sebepleri üzerinde çalışması ve borcunu ödemesi gerekirken iflas eşiğindeki işletmelere uygulanan kuraldan yararlanmaya çalışması ibretliktir. Sırf bu talep bile belediyenin nasıl iflasa sürüklendiğinin açık itirafı niteliğindedir.
6183 sayılı kanunun 48/A maddesi, iflas eşiğine gelen şirketlerin borçları tecil talebi içindir. Belediyenin adı konulmamış bir iflasın mağduru gibi bu maddeye dayanarak borç tecili istemesi, zaten hizmet anlamında sıfırlanmış bir belediyenin mali anlamda acınacak hale düştüğünün göstergesidir.
İstanbul ve İzmir belediyelerinin bu tecil hakkından yararlanması, şartları yerine getirmesiyle mümkün olmuştur. İlgili maddede belirtilen borcun yüzde 10’u kadar peşinat ve yüzde 50 teminat şartıyla bu iki belediye SGK borçlarını tecil ettirmiştir.
ABB’nin durumu ise trajikomiktir. Belediyenin teminat olarak, üzerinde yüzlerce haciz bulunan gayrimenkulleri teklif etmesi ve bu teklif doğal olarak kabul edilmeyince kurumu halka şikayet etmeye kalkışması acınacak bir durumdur. Hacizli malları teminat olarak sunmaya kalkmak, hangi zekanın ürünü olabilir? Anladık o belediyede sözü geçen bir hukukçu kalmadı da maliyeci de mi kalmadı?
Köprüyü taksitle satın alan saf köylüler 50-60 yıl öncesinde ve filmlerde kaldı Sayın Yavaş. Hacizli veya ipotekli gayrimenkulleri uzaktan borçsuz gibi gösterip ticaret yapmaya kalkışanların kanunen nasıl anıldığını biliyor olmalısınız. Bir belediye bu kadar ciddiyetten uzak “ya tutarsa” mantığıyla yönetilebilir mi?
Sizin yönettiğiniz belediyede bir çok suç, suç olmaktan çıkmış olabilir ama Türkiye Cumhuriyeti ve kurumları kanunlarla yönetilmektedir. Hadi siz arka mahalle bitirimleri gibi hacizli malları bu işte kullanmaya kalktınız, SGK’nın hangi bürokratı veya memuru buna imza atabilir? Onların bu durumda suç işlemiş olacağını nasıl aklınız almaz? Siz her kurumun Ankara Büyükşehir Belediyesi gibi kuralsız yönetildiğini mi zannediyorsunuz?
Bir de buradan mağduriyet çıkarmaya, SGK’yı halka şikayet etmeye kalkışıyorsunuz. Ev sahibini bastıran yavuz hırsız var ya o sizi görse şapka çıkarır, üstat diye önünüzde eğilirdi.
Hacizli malları teklif ederek buradan zaman kazanmaya çalışıyorsanız, bilin ki rezaleti büyütüyor, belediyeyi daha da yönetilemez hale getiriyorsunuz. Mesela bir yıl daha kazansanız prim borcunuzu kaça katlamayı taahhüt ediyorsunuz?
İtiraf edin Sayın Yavaş, belediye bütçesini yönetilemez duruma soktunuz. Gayrimenkullerinizin üzerinde yüzlerce hacizin bulunması da bu gerçeğin bir anlamda ispatıdır. Ortada 2019’dan bu yana birkaç kavşak dışında gözle görülür hiçbir icraat olmamasına rağmen borç ödeme kabiliyetinin ortadan kalkacak derecede kasanın boşalması ve gayrimenkuller üzerindeki hacizler Ankaramızı çağın dışına doğru sürüklemektedir. Bu korkunç hakikati, sürekli ağlama moduna bürünerek halka şikayet etmekle artık geçiştiremezsiniz.
Sayın Yavaş, “SGK’yla rızaen anlaşmıştık” ne demek? Bir kamu kurumuyla böyle bir anlaşma modeli olabilir mi? Siz SGK’ya “Bizi biraz idare edin, harmanı kaldırınca öderiz” dediniz de onlar da size “Siz yabancı değilsiniz, o iş bizde” mi dedi?
Şahsi şirketiniz olsa istediğiniz gibi yönetebilirsiniz ama burası Ankara Büyükşehir Belediyesi. Sizden artık ciddiyet beklemiyoruz, daha önce söylediğimiz gibi bari aklımızla dalga geçmeyin.
Sizler Ankara Büyükşehir Belediyesi kürsüsünün, meclisinin, bu memleketin utanç tablolarısınız.
Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nde görevi Ankara halkının hakkını savunmak olan kıymetli meclis üyelerimize yediğiniz, yedirdiğiniz paraların hesabını sordukları için saldıran, fiziki şiddete başvuran malum şahısları kınıyor, hukuki tüm yollara başvurulacağını buradan bildiriyorum.
Milletimiz için önemli günleri, haftaları, törenleri, milli değerleri savunan, en güzel şekilde kutlayan her zaman bizler olmuşuzdur.
Hala utanmadan şeffaflıktan bahsediyor, milletin yüz milyonlarca lirasını nasıl “Organize İşler”de yok ettiğinizi çirkefliklerle unutturacağınızı ve aynı yağma düzenini devam ettirebileceğinizi zannediyorsanız yanıldığınızı göreceksiniz. Milli değerlerimizi ortaya atarak her zaman yaptığınız gibi algıları değiştirmeye, konuyu kendi üzerinizden atma peşine düştünüz. Artık makyaj tutmayan yüzünüzdeki algı maskelerini birer birer indireceğiz.
Partinizin ve yöneticilerinizin hangi otobüsler üstünde gezdiğine, kimler ile ortak açıklamalar yaptığına, kimler için sokaklarda mitingler düzenlediğinize bakarsanız kimin milli değerler ile sorunu olduğunu daha net görebilirsiniz.
Dün nasıl zalimlerin karşısında, mazlumların yanında yer aldıysak bugün de aynı yerdeyiz!
İşgalci İsrail'in bir yıldır devam eden saldırılarına karşı Soykırıma İsyan Filistin'e Destek Yürüyüşü'ne seni de bekliyoruz!
🗓 6 Ekim Pazar
🕜 13:30
📍 Kurtuluş Parkı ➡ Anadolu Meydanı
Mescid-i Aksa için, Kudüs için, Gazze için, Filistin için…🇵🇸
Gelin zulmü alkışlayanlardan değil, zulme karşı haykıranlardan olalım.
🗓 6 Ekim Pazar
⏰ 13:30
📍 Kurtuluş Parkı ➡ Anadolu Meydanı
Zulme sessiz kalmayan, bilinçli ve duyarlı gençlerimiz ile bir araya geldik.
“Bir Belgesel Bir Ses Bir Amaç” temasıyla düzenlenen Kutsal İşgal Belgeseli’nin özel gösterimini genç kardeşlerimiz ile izledik.
Tayyip Erdoğan olarak BM kürsüsünde hamasetin diliyle konuşmuyorum.
Burada tarihimden; ecdadımın vicdanlı, adaletli duruşundan aldığım cesaretle konuşuyorum.
Çünkü biz tarih boyunca daima mazlumun yanında, zalimin ve zulmün karşısında olmuş bir milletiz.
Bundan 500 yıl önce engizisyondan kaçan Musevilere de Hitler’in toplama kamplarından kaçan Yahudilere de kucak açtık.
Bizim ülke ve millet olarak İsrail halkına yönelik herhangi bir düşmanlığımız yoktur.
Müslümanların sırf inançlarından dolayı hedef alınmasına nasıl karşıysak antisemitizme de aynı şekilde karşıyız.
Sorunumuz, İsrail hükûmetinin katliam politikalarıyladır.
Sorunumuz, tıpkı 5 asır önce olduğu gibi yine zalimle ve zulümledir.
Şunu herkes bilsin ki biz hakkı haykırmaktan çekinmeyiz.
Birileri rahatsız olsa da doğruları söylemekten korkmayız.
İnşallah sonuna kadar haklının yanında durmaya, doğru bildiklerimizi acı da olsa söylemeye devam edeceğiz.
Geçen yıl uygulamaya koyduğumuz Orta Vadeli Program’ın olumlu etkilerini görmeye başladık.
İnşallah herhangi bir yol kazasına mahal vermeden, popülizm tuzağına düşmeden programımızı kararlılıkla uygulayacağız.
Devlet Başkanımız Sayın @RTErdogan : Netanyahu’nun batının da rızasıyla savaşı bölgeye yayma planları açık söylüyorum, büyük bir felakete yol açacaktır.
Yasa dışı bahis suçlamasıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hakkında yakalama kararı çıkardığı ve bugün gözaltına alınan Übeyit Bartın’a ait trol ağının deşifre olduğunu ve söz konusu şahsın CHP tarafından finanse edildiğini öğrenmiş bulunmaktayım.
Kirli ağa ait hesaplar incelendiğinde şahsımı 7/24;
*Yalan
*İftira
*Dezenformasyon ile hedef aldıkları, psikolojik harekat yürüterek karakter suikastı denedikleri görülmektedir.
Söz konusu haberde yer alan ve açık kaynak dijital bilgiler ışığında hakkımızda karalama kampanyası başlatanlar hakkında suç duyurusunda bulunacağız.
Deşifre olan trol ağı çetesinin 1 numarası olan şahsın aynı zamanda terör örgütü PKK'nın propagandasını yaptığının tespit edilmesi ayrıca manidardır. Öyle ki rakiplerimizin terör örgütü propagandasını yapan ve yasa dışı bahis suçundan hakkında yakalama kararı çıkartılan bir çete liderinden medet ummaları, finans dahil her türlü imkanlarını seferber etmeleri ne denli çirkefleştiklerini gözler önüne sermektedir.
Düştükleri çukurdan zirveye taş atmaya çalışan zavallılardan, senaristlerinden, yalan siyasetinden medet umanlardan ve terör örgütleriyle açık ittifak yapanlardan yargı önünde hesap soracağız.