Nasıl yeneceksin ki. bacak kadar velet geldi 1 aylık tatavayı sildi attı. Tüm okullarda çalsın istedikleri ilahiyi artık düğünlerde duyarlar, figürleri de belli…
Dün gece Londra’da oyundan çıkıp, geç vakit metro ile otele dönerken, gencecik bir İngiliz gencinin elinde bir kitap gördüm, Yeşim ile biribirimize baktık, uzaklara dalıp ağlamaklı olduk…
Kitabın yazarı:Patrick Kinross
Kitabın adı: The rebirth of a Nation ATATÜRK
🇹🇷 Rahmetli Necmettin Erbakan:
➖ Hacca gitmek istiyorum.
➖ Hacca gitmek için ne yapacağım?
➖ THY veya Suud Hava Yolları'na bineceğim.
➖ Buna bindiğim zaman "İyi işte Müslüman ülkelerle iş görüyorum" diye seviniyorum içimden.
➖ Halbuki Türk Hava Yolları veya Suud Hava Yolları uluslararası havaalanında uçmak için IATA üyesi olmaya mecbur.
➖ IATA Rockefeller’ın kuruluşudur.
➖ IATA üyesi olması için de bilet parasının yüzde 9’unu Rockefeller’a ödemeye mecbursunuz.
➖ Ben bilet parasının yüzde 9’unu ödemeden buradan hacca gidemiyorum.
➖ Öyleyse uçakla gitmeyeyim, gemiyle gideyim.
➖ Geminin açık denizde gitmesi için Lloyd müsaadesi alması lazım.
➖ Lloyd da Rothschild’in kuruluşu, orada da yüzde 9 ödüyor.
➖ Şu dünyanın haline bakın.
➖ Hacca gideceğim yol paramın yüzde 9'unu Yahudi'ye ödemeden evimden dışarıya çıkamıyorum.
➖ Bu nasıl dünya?
Dün akşam Nürnberg'te başlayan 30. Türkiye-Almanya Film Festivali’nde onur ödülüne layık görülen Haluk Bilgiler:
"Utanmayı bilmeyenler yönettikçe dünya daha kötüye gidecek. Bizim utanan insanlara ihtiyacımız var. Sanat politiktir ve politik olmaya devam edecektir."
Minnesota’da bir ilkokul öğretmeni,
“Bugün 5. Sınıftan dört öğrencim, diğer öğretmenleri okulda olmadığı için benim o anda boş olan sınıfımda namaz kalmak istedi. Ramazan ayında olduklarını ve Müslüman olduklarını biliyorum. Benim de sınıfta kalabileceğimi söylediler.
..İnanılmaz bir uyum içinde, başlarında bir yetişkin olmadan, kendi iradeleriyle, ellerini kullanmaları, ayakları, oturmaları, eğilmeleri adeta bir senfoni gibiydi. Hayatımda ilk defa böyle bir uyum izledim. Bunu onlara bu yaşta hiç bir rehber olmadan yaptıran inanç, gözlerimi yaşarttı. Namazları bitti ve yanıma geldiler. Onları kucakladım, sizinle gurur duyuyorum dedim. Yavrularımla gurur duyuyorum..”
Sen ne güzel bir öğretmensin..
Konyadan pikapıyla gelen gözlemeci vardı, Adana’dan toplayabildiği her şeyi getiren vardı, İstanbul’dan belki bi işe yararım diye gelen dağcı vardı, turist rehberi vardı; bi tek devlet yoktu, ha bir de telefon sinyalleri.
Ben mesela, iyiydim güya.. üç yıl geçmiş Ayşe ama iyisin diyordum kendi kendime.. hiç mi aklınıza gelmiyor o görsellerin bizi bıçak gibi keseceği, böyle göğsümüzü sıkıştırıp gözümüze yaşlar dolduracağı.. yapmayın ya Allah’ınız aşkına yapmayın. ölmezsiniz bir gün tıklanmasanız..