“Demek hayat böyle iki adım ilerisi bile görülmeyen sisli ve yalpalı bir denizdi. Tesadüflerin oyuncağı olacak olduktan sonra ne diye bir irademiz vardı?” diyor Sabahattin Ali. Ağzına sağlık üstat.
Bi arkadaşımın çocuğu(9) ile dışardayız, gel çardaklara oturalım dedim kamelyaları mı diyosun diyo. Şu fani dünyada bugün şunu fark ettim: Fakirler çardak der zenginler kamelya..