#FreeTheActivists#FreeTheActivist
Today, wherever you go in the world, when the word “terrorism” is mentioned, the first thing that comes to mind is Israel.
Başka hiçbir faktörün edebiyatını yapmaya gerek yok. Sadece şu haritaya bakıp utanıyorum. Utanmak yerine, başı dik asaletimizle ellerinden tuttuğumuz günleri nasibeyle Allahım.
İşgalin hala “uluslararası hukuka” aykırı olduğunu ifade edip, kınama mesajları yayımlamak nasıl bir narkoz halidir. Dünyaya birkaç kez gelme hakkımız var gibi davranmayalım ne olur! Sınav bitiyor, strateji deyip boş kağıt mı vereceğiz. Yazalım birşeyler de yeter ki yanlış olsun.
Yıl 2025 öyle mi. Bir baba düşünün ki açlıktan ölmek üzere olan evladının feryadı karşısında elinden bir şey gelmiyor. Küçücük bir çocuk düşünün ki açlığına ve susuzluğuna derman olacak babasından ümidini kesiyor. Önce kendi nefsine sesleniyorum:Yazıklar olsun bize. Affet Allahım
Gazze’de binlerce masum insan katledildi. Çocuktur, bebektir, yaşlıdır, kadındır demeden. İnsanlık vahşetin de ötesinde bir zulüm yaşıyor. Giden yardımların üstüne bile bombalar yağdırılıyor. Sonra da uluslararası hukuk öyle mi? Çocukları öldüren hukukunuz sizin olsun.
Bir toplumda vücut sağlığını korumak için konuşulan şeyler, verilen tavsiyeler; ruhun, kalbin ve gönlün sağlığını korumak için konuşulanlardan daha fazla ilgi görüyor, daha çok önemseniyorsa o toplumda “sağlıklı nefes alan ölülerin” sayısı fazla demektir.
Batının kötü emeller için yetiştirdikleri kimseler, yetiştiremedikleri karşısında artık galibiyet bulamıyor. İnşallah bundan sonra kumandayla yetiştirilenler, ahlakıyla yetişenlere hep boyun eğecekler.
Göçün bu kadar arttığı bir zamanda ‘sahip olmak’ eylemi çok gereksiz bir eylem değil mi? Kanaatimce değerlendirmek, sahip olmaktan çok daha mantıklı. Zira süre çok kısa…
Âlemlerin Efendisi Sevgili Peygamberimiz (sav) cehennem ateşinin kimleri yakmayacağını size haber vereyim mi?dedikten sonra şöyle buyurmuşlardır: “Cana yakın olan, herkesle iyi geçinen, ağır başlı, yumuşak huylu olup insanlara kolaylık gösteren kimseleri cehennem yakmaz.”
Hüküm verenlerin en adili olan Allahım, aşağıların aşağısına inen zalimleri, hayvanların dahi aklına gelemeyecek işkenceyi yarattığın kuluna layık görenleri, masum çocukların kanını akıtırken dahi hissetmeyen duygusuz kafirleri, en büyük azabınla yargıla Allahım… Amin
Kurumların, çalışıyor görünmek adına medyaya sundukları içerikler için harcadıkları çaba, hizmetin kalitesine harcadıklarının çok ötesinde ise orada gelişmeden bahsedemeyiz.
Yani kamu yararı yerine; beğen, tıkla, paylaş, ver afişi patlasın flaşlar…
Kimisi korkudan, kimisi birilerine yaranmak için, kimisi takipçisini artırmak için, kimisi bir şey bildiğini zannederek, kimisi ezberlerin mahkumu olarak, kimisi de kasten ve bir projenin ürünü olarak hakikatleri söylemekten çekiniyor. Allah’ım sen bizi hakikatten ayırma.