Fıkha Göre Para Basmak Devlete Mi Aittir?
(üşenme oku önemli)
Bazı Müslümanlar "para ancak devlet kontrolünde olur, devletin basması gerekir" diyor ve delil olarak klasik ulemayı gösteriyor. Deliller sahih, kaynaklar yerinde, ama istidlalde (akıl yürüterek hüküm çıkarma) bir illet hatası var. Önce delilleri tam haliyle verelim, sonra kaçırılan noktayı gösterelim.
İmam Ahmed (rahimehullah), Cafer b. Muhammed rivayetinde şöyle der:
«لا يصلح ضرب الدراهم إلا في دار الضرب بإذن السلطان؛ لأن الناس إن رخص لهم ركبوا العظائم»
"Dirhemlerin basımı ancak sultanın izniyle darphanede olur; çünkü insanlara ruhsat verilirse büyük günahlara girerler."
Kaynak: الجامع لعلوم الإمام أحمد
İmam Nevevî (rahimehullah) de aynı çizgidedir:
«يكره أيضا لغير الإمام ضرب الدراهم والدنانير وإن كانت خالصة لأنه من شأن الإمام، ولأنه لا يؤمن فيه الغش والإفساد»
"İmam dışındakilerin — halis bile olsalar — dirhem ve dinar basması mekruhtur; çünkü bu imamın işidir ve onda hile ile ifsattan emin olunmaz."
Kaynak: مجلة مجمع الفقه الإسلامي
Tarihî uygulama da bunu teyit eder: Abdülmelik b. Mervan döneminde (H. 74) resmî darphane kuruldu ve izinsiz sikke darbı yasaklandı:
«وأصبح ضرب العملة في غيرها أمرا محظورا يعاقب عليه النظام، كما يعاقب من يسيء إلى النقد وسلامته ونظامه»
Kaynak: مجلة البحوث الإسلامية
Şimdi kaçırılan nokta: O dönemde para altın ve gümüştü. Değerini sultanın mührü değil, içindeki maden veriyordu. Maden sınırlı, kaynak belli. Devletin görevi para "yaratmak" değil, standardı korumaktı: her sikke aynı gramajda, ayarı sabit. Mühür bir kalite garantisiydi, o kadar. Herkes demirci atölyesinde sikke bassa birinin dirheminde 2 gram gümüş olur, diğerininkinde 1 gram; ticaret çöker, güven biter, zekât nisabı bile hesaplanamaz. İmam Ahmed'in (rahimehullah) "azâim" (büyük günahlar) dediği şey tam olarak budur: tağşiş ve Müslümanı aldatma. İlleti devlet mührü değil, ğış (الْغِشّ) dır yani aldatmak, hile yapmak, içeriğini bozmak.
İbn Teymiyye (rahimehullah) bu illeti en açık ifade eden âlimdir. Nakledilen metin şöyledir:
«قال الشيخ: ينبغي للسلطان أن يضرب للرعايا فلوسًا، تكون بقيمة العدل في معاملاتهم، من غير ظلم لهم، ولا يتّجر ذو السلطان في الفلوس، بأن يشتري نحاسًا، فيضربه فيتجر فيه، ولا بأن يحرم عليهم الفلوس التي بأيديهم، ويضرب لهم غيرها، بل يضرب بقيمته، من غير ربح فيه، للمصلحة العامة، ويعطي أجرة الصناع من بيت المال، فإن التجارة فيها ظلم عظيم، وإذا ضرب لهم فلوسًا أخرى، أفسد ما كان عندهم من الأموال، بنقص أسعارها»
Kaynak: حاشية الروض المربع لابن قاسم
Dikkat edin, burada dört şart var:
(1) Sultan parayı adil değerinden basar, kâr edemez.
(2) Bakır alıp fels basarak para ihracı üzerinden ticaret yapamaz, çünkü bu "zulm-ü azîm"dir.
(3) Darphane işçilerinin ücreti bile darphane kârından değil, beytülmalden ödenir; devletin "çok basıp çok kazanma" motivasyonu kökten kesilir.
(4) Halkın elindeki parayı iptal edip yenisini basamaz; çünkü bu, insanların mallarının değerini düşürerek ifsat etmektir.
Şimdi bugüne bakalım. Kullandığımız para itibari: içsel değeri yok, madene bağlı değil, sınırsız genişletilebiliyor ve kağıt. Üstelik bu para fiilen devletin yetkilendirdiği bankalarca yalnızca FAİZLE/RİBAYLA, kredi mekanizmasıyla yaratılabiliyor. Para arzı şiştikçe enflasyon vatandaşın birikimini sessizce eritiyor. Yani İbn Teymiyye'nin (rahimehullah) haram saydığı her şey var. Para ihracından kâr, arzı şişirerek halkın elindeki değeri düşürmek...Bugünkü sistemin bizzat işleyiş biçimi böyle.
İşin garibi, klasik metinleri delil gösteren arkadaşlar Bitcoin'e "arkasında devlet yok" diye karşı çıkıyor. Oysa ulemanın koyduğu şartlara tek tek bakın:
1-Sabit ve şeffaf ayar? Var — her birimin içeriği matematiksel olarak belli, devlet mührüne gerek yok.
2-Sınırlı arz? Var — 21 milyon, madenin sınırlılığı gibi.
3-Tağşiş imkânı? Sıfır — kimse gizlice ayarını düşüremez.
4- Faizle yaratılma? Yok. İhraç edenin haksız kârı, keyfi arz genişletmesi? Yok.
Fakat helal dedikleri günümüz devlet paralarında bu şartların HİÇBİRİ YOK. Caiz değil dedikleri bitcoin'de ise HEPSİ VAR.
Ulemanın devlet basımını şart koşarken korumaya çalıştığı her şeyi — standart, güven, arz disiplini, tağşişten korunma — bugün devletin bastığı itibari para ihlal ediyorken; devlet yok denilip itiraz edilen Bitcoin ise protokol düzeyinde sağlıyor. Nassın lafzına takılıp illetini ıskalarsanız, âlimlerin engellemek istediği zulmün bizzat savunucusu olursunuz. İmam Ahmed'in (rahimehullah) derdi devlet mührü değildi; Müslümanın aldatılmamasıydı: «ما ينبغي أن يغر بها المسلمين»
Cem Yılmaz'ın Haluk Levent'e yönelik iddia edilen "büyük vurgun" göndermesi yeniden gündemde.
- Cem Yılmaz'ın 2019'da Zorlu PSM'de yaptığı gösteride Haluk Levent'in yardım faaliyetlerine atıfla “büyük vurgun yakında sinemalarda” dediği iddia edildi.
- Haluk Levent olayın ardından sosyal medyadan Cem Yılmaz'a seslenerek iddianın doğru olup olmadığını açıklamasını istemiş, 1 TL'lik usulsüzlük çıkarsa ülkeyi terk edeceğini söyledi.
- Bir kullanıcının şakaydı gülüp geçtik yorumuna Levent, dürüstlük konusunda şaka kaldırmayacağını söylemişti.
- Cem Yılmaz ise tartışmanın büyümesine ‘millet iyice delirdi’ diyerek şaka yaptıklarını söyledi.
6 Milyon kamu personeli dünyada cemneti yaşasın diye , oturduğu yerden aylık 2200$ ila 4000$ alsın diye
Kalan herkes 650$'a çalışıyor.
Dünyada hiçbir ülkede böyle bir düzen yok.
Memur Maaşını düşürmeden, asgari ücreti 60-70 bin seviyesine çekip, devalüasyon ile devlet eritme yapıp, 500-700 usd dengesi gelmesi lazım. Bunu yapsalar dahi kafii.
Bana kimse bu tablonun normal olduğunu anlatamaz.
Mehmet Şimşek ve ekibi, memurların hayat kalitesini serbest piyasanın gırtlağına çökerek sağlamaya çalışıyor.
Gençler artık girişim kurmaya, şirket açmaya korkuyor.
Mevcut ekonomi yönetimi Türk milletinin girişimci ruhuna ters
Memur maaşları son 2 yıldır tarihi zirvelere spıke atıyor. Düşüş yakındır. Para Dipte olan (Özel sektör) tarafa kayacaktır. Memurun Alım güçleri bitecek. Birşeyler yaklaşıyor. Vaziyet Alın. Hayra alamet değil bu durum.
Türk polisi Alman polisinden 2 kat fazla maaş alıyor.
Hemşire 2 kat.
Öğretmen yüzde 40.
Subay yüzde 72.
Kişi başı milli gelire oranla.
Türkiye kişi başı milli gelir 19.018 dolar. Almanya 65.303.
Türkiye'de polis, öğretmen, hemşire, subay hepsi kişi başı milli gelirin üstünde kazanıyor.
Almanya'da aynı mesleklerin hepsi altında.
Türk polisi milli gelirin 1.23 katını alıyor. Alman polisi 0.59 katını.
Hemşire: Türkiye 1.09 kat, Almanya 0.56 kat.
Fransa, İtalya, UK gibi yerlerde de kıyaslarsan durum farklı değil.
İki ülkenin nüfusu ve memur sayısı neredeyse aynı. Almanya 5.45 trilyon üretiyor, Türkiye 1.64.
Türkiye bütçesinin en büyük kalemi kamu gideri. 131 milyar dolar. Yüzde 29.
Özel sektör ortalaması kişi başı milli gelirin yarısının altında. 10 milyondan fazla kişi asgari ücretle çalışıyor.
Bir ülkede kamu milli gelirin üstünde kalır, özel sektör altındaysa, alarm zilleri çoktan çalıyor demektir.
Ve bu yapı sürdürülebilir değil.
Bu memurluk işine acilen denetim gelmesi lazım adam o kadar çalışmamış ki kalkıp spora gidebiliyor, boş oturan çalışmayan gereksiz herkesin def edilmesi lazım memurluktan.
Haftada 60 saat çalışıp 40k alan adam ödüyor,
40 saat çalışıp 90k alana adamın maaşını, haktır yapmayın denetleyin
#memur #sondakika #Kripto #Yatırım #Trade #Finans #bist #Hisse #Para #tly #dfi #phe #pbr #borsa #pasifgelir #puk #hrz #cwene #reedr #tuprs #asels #sondakika
Yerli Sığır Varlığında Büyük Çöküş: Sayı İlk Kez Bu Seviyeye Geriledi!
Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nün (TİGEM) yayımladığı son rapor, Türkiye’deki hayvancılık sektörü ve biyoçeşitlilik açısından acı bir tabloyu gözler önüne serdi.
Yerli sığır ırkları yok olma eşiğinde!
Türkiye'de hayvancılık politikasının en önemli yapı taşlarından biri olan yerli sığır varlığı alarm veriyor.
TİGEM tarafından yayımlanan 2025 Yılı Hayvancılık Raporu, yerli sığır nüfusundaki kritik erimeyi resmi verilerle ortaya koydu.
Tarihi Dip: 1 Milyon Barajının Altına Düştü
Raporda yer alan en çarpıcı veri, yerli sığır nüfusunun hızla kan kaybetmesi oldu.
Geçtiğimiz yıllarda kademeli olarak azalan nüfus, 2024 yılında ilk kez 1 milyon psikolojik barajının altına düşmüştü.
TİGEM'in son resmi verilerine göre düşüş trendi durdurulamadı ve yerli sığır sayısı 883 bin 611’e kadar geriledi.
Beyler çok ses yapmayın,
Gizli işsiz memurlar Yunanistan ve Avrupa tatilindeler.
Tatilden sonra dönüp,
Geçinemiyoruz,
Hayat çok pahalı,
Zam istiyoruz…
Diye ağlamaya başlayacaklar.