Sabah namazında cemaatle, secdede şehit edilmişler.
Sayıları 100'den fazla...
Bizim klimalı pimpak camilerimiz sabah namazına zor yürüyen 5 kişiden halli cemaat bulamazken onlar soykırım da kalkıp abdest alıp huzura varmışlar...
Ne yaşamaları benzer yaşamlarımıza ne ölümleri benzer ölümümüze...
Boşluk halinde beyin geçmişin sıkıntılarını, geleceğin endişesini köpürtmeye başlar. Hiçbir şey bulamazsa, iç sıkıntısıyla insanı bir girdaba iter. En güzel çareyi; "Meşgûl ol ki müşkülün hallolsun. İnsan için meşgûliyetten daha iyi bir tedâvi yoktur." diye özetlemiştir Razi.
“doğru kişi ile tanıştığınızda bunu bilirsiniz, onu düşünmeden edemezsiniz, en iyi dostunuzdur, ve ruh ikiziniz, hayatın kalanını onunla geçirmeye can atarsınız, kimse ve başka hiçbir şey onunla boy ölçüşemez.”
"Ruhsal açıdan sıkıntı içinde olduğunuz zaman, birinin sizi yargılamadan, sizin için sorumluluk üstlenmeye, size şekil vermeye çalışmadan gerçekten duymasının müthiş bir his olduğuna şahitlik ederim!"
Carl Rogers || Yarının İnsanı
Pes etmek değil benimki bu. Kabullenmek. Değiştiremeyeceğim şeyler varmış. Gücümün yetmeyeceği olaylar, mutsuz olsam da elimden bir şeylerin gelmeyeceği durumlar varmış. Büyümek de denebilir buna belki olgunlaşmak da. Ama hissizleşmek bunun adı. Herkese, her şeye. En çok kendime.
''Sonra anlıyorsun inandığın her şeyin yalan olduğunu. O zaman fark ediyorsun, aslında güveneceğin hiçbir şey yokmuş. Boş yere inanmışsın işte...''
(Şahsiyet)
“Çok karışığım. Bir yanım olabildiğince huzursuz ve yorgun. Diğer yanım mucizelere ve düşlerin gerçek olabileceğine halen inanıyor ve heyecanını koruyor. Bu iki yan arasında ben, eziliyorum.”