Meşhur hikaye. Oscar Wilde çalıştığı gazeteye giderken, bir dilencinin önünde kuyruk olduğunu görür.
İnsanlar, dilencinin sadaka karşılığında ettiği duaların gerçekleştiğine inanmıştır.
Oscar Wilde da kuyruğa girer, sıra kendisine geldiğinde: "Basın" der ve para vermeden geçer.
sosyal pilin bittiği bir anda evine gitmek üzereyken arkadaşının da seninle aynı otobüse binmeye karar vermesi... bu acıyı nasıl tarif edeyim bilmiyorum introvertler için bir kabus
Kesinlikle yanlış bilgi.
3 sene kadına yönelik şiddet araştırması yaptım. Şiddetle ilgili çalışan tüm kurumlarla görüştük.
1- Kadının değil, mağdurun beyanı esastır.
2- Uzaklaştırma kararı aldırmış pek çok erkek vardır. Bunların başında Boğaziçi Üniversitesi'nin atanmış rektörü Naci İnci bile var.
3- Kadınlar eğer bu konuda iyi eğitilmiş personele denk gelmezlerse, 'şikayetçi misiniz' sorusuna genelde hayır diye cevap vermeye teşvik edilirler. Mahkemeye gitmek konusunda teşvik edilmezler. Böylece ceza davası açılmaz. Konu, kadını koruma kararları seviyesinde kalır.
4- Koruma kararları hiçbir ceza içermez. 2-3 kere ihlal edin, şikayet üzerine en fazla birkaç gün zorlama hapsi olur. O kadar. O arada kadın öldürülebilir bile.
Ozan Güven'in 6 yıl düşünerek bulamadığı gerçekler bunlardır.
40 yaşına geldim. Yaşımız ilerledikçe güvenceli işten, ortalama bi muhitte barınmaktan, sezonda kendime elbise almaktan, fiyatına bakmadan kitap almaktan, senede birkaç konsere ve tiyatroya gitmekten, arada bi meyhaneye gitmekten, yurtdışına çıkmaktan men edildik.