Şu hadsizliği bir Hristiyan ülke de yapmazlar. “Çan saati müziğe ara deseler”Aksine saygı duyarlar.
Ama konu islam dini olunca bu kadar hadsiz ve küstahça davranırlar.
Hem zavallı hem de cahiller!
Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı bu görüntüler üzerine soruşturma başlatmış.
Kamu hizmeti etiği ve devlet memurluğu vakarıyla bağdaşmayan ifadeleri nedeniyle.
Hanımefendi Gebze Adliyesinde çalışıyormuş.
Sosyal medya tüm değerlerin üzerinden silindir gibi geçiyor.
Şu memurun haline bak!
📌Astsubay emeklileri haklarını istiyor….
E.Per. Kd. Bçvş. Ergün Erdoğan’dan gelen bir mesaj. Silahlı Kuvvetlerin bel kemiği Astsubayların emeklilikte yaşadığı mağduriyet duyulsun diye özetleyerek paylaşıyorum:
Bugün Yarbay, Albay, Kıdemli Albay ve general rütbelerindeki askeri şahıslar emekli olduklarında;
Kadrosuzluk tazminatı
Makam tazminatı
Temsil Tazminatı
Görev tazminatı
ve bunlara ilave yüzdelik ödeme,
adı altında çeşitli ödemeler almaktadır.
Oysa muvazzaflık döneminde hem subay hem astsubay personelin aldığı temel tazminat ödemesi Hizmet Tazminatı ödemesidir. (Rütbe bekleme süreleri 3 yıl olan personel için) Son düzenlemesi de yaklaşık 30 yıl önce 19/12/1996-KHK-568/2 md. ile yapılmıştır.
Asıl çelişki burada başlamaktadır.
Emeklilik sonrası verilen bu tazminatların isimlerine bakıldığında sistemin ne kadar tartışmalı olduğu görülmektedir.
Bando sınıfı albayın ya da askerî okulda görev yapan bir öğretmen albayın aynı görevi yapan astsubaydan, teğmenden farklı “makam tazminatı” alması hangi makamın karşılığıdır?
“Görev tazminatı”, "Temsil Tazminatı" ve “Makam tazminatı” denilen ödemeler yalnızca belirli rütbeler için midir?
Ast rütbelerde görev yapılmıyor mu?
Amir astsubayların makamı yok mu?
Üniformaları bir şey temsil etmiyor mu?
Sınırda nöbet tutan, operasyon bölgesinde görev yapan, tankın başında, gemide, uçuş hattında çalışan astsubay görev yapmıyor mu?
Tazminat isimleri dahi mevcut sistemin adalet duygusundan uzaklaştığını göstermektedir.
“Kadrosuzluk tazminatı” denilen uygulama ise ayrı bir tartışma konusudur. Sanki bu personelin kadrosu kaldırılmış gibi bir anlam taşımaktadır. Oysa böyle bir durum söz konusu değildir. Bu kişiler doğal emeklilik sürecine girmiştir. Bu nedenle birçok personel tarafından bu isimlerin, belirli rütbelere ek ödeme yapılabilmesi için oluşturulmuş teknik tanımlar olduğu düşünülmektedir.
Bugün gelinen noktada en büyük sorun maaş dengeleridir.
Emekli bir Kıdemli Albay, muvazzaf bir teğmenin maaşına yakın gelir elde edebilirken; emekli bir astsubay çoğu zaman görevdeki bir astsubay çavuşun maaşının yarısına bile ulaşamamaktadır.
Adaletsizlik tam da burada başlamaktadır.
1. Yıllarca SGK'ya ödediği primlerin karşılığı değildir.
Örneğin; 30 yıl 9 aydan emekli bir Asb.II.Kad.Kd.Bçvş bir aynı süreden emekli bir Kd.Albaydan yalnızca %10 az prim ödemesine rağmen emeklilikte ödediği prime göre %71 daha az emekli maaşı almaktadır
2. 2026 yılı itibarı ile 36 yıl üzerinden emekli olan Kd.Albay %66,44 , Asb.II.Kad.Kd.Bçvş %47,96 , Uzman Çavuş %59,58 son maaşlarına oranla emekli maaşı almaktadır. Bu durum adalete, hiyerarşiye hatta matematiğe bile uymamaktadır.
3. Görev sırasında bir Kd.Albay ile Asb.II.Kad.Kd.Bçvş. Maaş oranı 1980'li yıllarda 1,10 civarı iken artık 1,37 farka ulaşması, emeklilikte bu farkın 1,80'nin üzerine çıkmasının da adalet, hukuk, hizmet, hiyerarşi ve matematikle ilgisi yoktur.
Emeklilik ikinci hayattır. Hukukun üstünlüğü mü, üstlerin hukuku mu sorusu burada anlam kazanmaktadır.
Adalet isim olarak vardır; ancak uygulamada tek taraflıdır.
Geç gelen adalet adalet değildir.
Tek taraflı adalet de adalet değildir.
Birçok meslektaşımız kredi borç batağında, evini geçindiremiyor, çocuğunu evlendiremiyor, kirasını ödeyemiyor. Aile düzenleri bozulmuş, yuvalar dağılmış örnekler mevcuttur. Bunları söylerken dahi insan üzülmektedir.
Buradan ilgililere, yetkililere ve etkililere soruyorum:
Bu adil olmayan uygulama ne zaman son bulacaktır?
“Çalışmalar devam ediyor” denilerek sorunların ötelenmesi artık kabul edilebilir değildir.
Astsubayın imzası olmadan uçak uçamaz, helikopter kalkamaz, tank ve silah sistemleri görev yapamaz.
Ordunun tamamı, trilyonluk malzemenin zimmet sorumluluğu ondadır. Mehmetçiğin eğitimi, disiplini, atışı ve her branştaki sorumluluğu onun omuzlarındadır.
Ancak bu önemli statü özlük hakları bakımından unutulmuş, görevi ile uyumlu statüsel hakları tam olarak tanımlanmamış, ekonomik kazanımı kısıtlanmış durumdadır.
🔴 Barış Yarkadaş'tan Özgür Özel'e zor soru:
Veli Ağbaba ‘Kendimi zincirleyeceğim’, Ali Mahir Başarır ise ‘Kendimi yakacağım’ diyordu.
Ne oldu da 3 dakika içinde genel merkezi terk ettiniz?
Kendi eşini başka bir CHP milletvekilinin danışmanı, başka bir vekilin danışmanını ise kendi danışmanı gibi gösteren bir kişinin; Genel Merkez önünde ahlak üzerinden siyaset yapıp şov sergilemesi tam bir tiyatro.
#TaksimMeydanı konuşurken Manga da kül bırakmayan cehape genel merkezinin içinden TGRT muhabirini tartaklayarak küfürlerle dışarı atıyor bumu cehape basın özgürlüğü şiddetle kınıyorum @gurkanhacir@tgrthabertv
#TaksimMeydanı konuşurken Manga da kül bırakmayan cehape genel merkezinin içinden TGRT muhabirini tartaklayarak küfürlerle dışarı atıyor bumu cehape basın özgürlüğü şiddetle kınıyorum @gurkanhacir@tgrthabertv
Lütfen bu videoyu yayın. Sessizliğimizle bu zulmün ortağı olmayalım. Bir çocuğun sesi olmak, insan kalabilmenin tek yoludur...
#ChildrenUnderAttack#ProtectChildren
Gökhan Cumalı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında şüpheli.
VİP şoförlüğü yapıyor, çok sayıda CHP’li vekille içli dışlı, maaşını İstanbul Büyükşehir’den alıyordu.
Gözaltı işlemi sırasında el konulan dijital materyallerle ilgili hazırlanan bilirkişi raporu, CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’ya Cumalı aracılığıyla Mart 2024 yerel seçimlerinden önce 200 bin dolar ödeme yapıldığını ortaya koydu.
Rapordaki yazışmalara göre;
Cumalı, 13 Ocak’ta bir otoparkta Ağbaba’yla mesajlaştıktan sonra ilk nakit teslimatı yapmış. Miktar belli değil.
Cumalı 4 Mart’ta ise Yurtiçi kargoyla Ağbaba’ya 100 bin dolar göndermiş.
4 Ağustos’ta ikinci 100 bin dolarlık nakit teslimatı, yine Yurtiçi kargoyla yapılmış.
Fakat Ağbaba, teslimat sonrası Cumalı’ya gönderdiği mesajta paranın eksik olduğunu, bizzat açtığı paketten 94 bin 800 dolar çıktığını yazmış.
Buharlaşan 5 bin 200 dolar eksik mi gönderildi, kargo işlemi sırasında el mi kondu bilmiyoruz ama bu rapordan sonra soruşturma genişleyecektir.
CHP’nin cevval hukukçusu Umut Akdoğan, Aksaray’dan fırsat bulup bu ne der acaba?
Gökhan Cumali ile Veli Ağbaba arasındaki Watsap yazışmalarına ilişkin bilirkişi raporunda şok ayrıntılar var.
Ağbaba’ya 100 bin dolar verilmiş, paketi açınca 94 bin 800 dolar çıkmış.
İbret verici rapordan ayrıntılar👇
@amasyabld05@yusufalabarda Amasya belediyesi bünyesinde bulunan pirler parkı Piknik alanında yaptığımız piknik için 18 adet boş tabak,12 adet çatal ve 12 adet servis bıçağı için 1.440 TL alındı,piknikte yediğimiz yemekten daha çok servis için ödedim işte belediyecilik
🔴 Öfff!
Enver Aysever'den saraçhane trolü Şaban Sevinç'e ağır hakaretler..
Şaban, Sen bir şarlatansın, trolsün, sen troll başısın, sen daha Halk Tv'nin hesabını vermedin, Baykal'ın çantacılığını yaptın, aldığın paraları konuşalım, şimdi İmamoğlu'nu destekliyorsun..
Aksaray Milletvekilimiz Hüseyin Altınsoy’un eşi bir yanlış yapmış, kendisi özür dilemiş, dava harcı karara bağlanmış.
Bizler de ‘yanlış’ deyip tepki göstermişiz.
CHP’li Umut Akdoğan, otomatiğe bağlamış, zafer edasıyla bu yanlış üzerinde tepinip duruyor.
Kardeşim, partin Dallas Çiftliği’ne dönmüş, pavyon çalışanları belediyelerinizi istila etmiş, Sülün Osman’ın ruhu koridorlarınızda dolaşıyor bir çift laf etmiyorsun.
Bireysel yanlışa saplanıp kaldın, partinizde kurumsal çöküş yaşanıyor, Atatürk’ün mirası ağıt yakıyor, oralı değilsin.
Biraz da partine sahip çık, yanlışa değil, el insaf.
Haberin olsun, dünya dönmeye devam ediyor.