Öner Döşer AstroArt Okulu 📚 | Tarot @EbruliAstroloji Randevu ve bilgi almak için DM ✨ geri dönüş ve memnuniyetler için medyaya bakabilirsiniz 🧚 777 🌸8💸
En yüksek seviyedeki kariyer mesleği akademisyenliktir. Akademisyenleri görmezden gelerek ülkeyi bir adım bile ileri götüremezsiniz! Nokta! #akademikzam gelene kadar #akademikzam demeye devam edeceğiz!
Perişan ailenin hali ortada. Yine de metanetlerini korudular. Nihayetinde anne dayanamadı; bu kadar acının ortasında soğukkanlı kalmak kolay değil.
Karşımızda hem suçlu hem de küstah bir tavırla davranan bir topluluk var. Neye, kime güvendikleri belli değil. Ama bir şey dikkatimi çekti; Türkiye’de hâlâ sesini yükselten, adalet isteyen, iyi ve vicdanlı bir kitle var.
Geçen haftalarda şöyle demiştim: İnşallah dava, anne ve babanın acısını dindiremese de, en azından kamu vicdanına seslenen adil bir kararla sonuçlanır. Çünkü bu dava sadece bir ailenin değil, toplumun adalet duygusunun da sınavıdır.
Maalesef bu gerçekleşmedi. Minguzzi ailesinin avukatı Ersan Barkın; "4 tane sanığın, Minguzzi’nin etrafını nasıl sardığını mahkemeye sunmuş olmamıza rağmen, 2 sanık delil yetersizliği nedeniyle tahliye edildi." diyor. Dava henüz bitmedi. Takipçisi olacağız.
Akademisyene verdikleri maaşla “Oku, araştır, yaz, üret” demiyorlar aslında. “Bu işi yapma çek git diyorlar”. Akademiyi, üniversiteyi bu kadar değersizleştirmek; ülkenin geleceğini karartmaktır. Karanlığı sadece yarasalar sever.
Memura kaşıkla, yandaşa kepçeyle dağıtan bu düzen çökmüştür.
Aynı işe farklı ücret, adaletin inkârıdır.
Enflasyonu durduramayan bir hükümet, maaşları baskılayarak krizi memurun sırtına yıkıyor. Market yanıyor, pazar yanıyor, memurun maaşı bu yangını söndüremiyor.
Kamu idareleri “grev yasağı” gerekçesiyle memurun meşru tepkisini bastırmaya çalışıyor. Oysa Anayasa Mahkemesi defalarca hükme bağladı. Sendikaların aldığı karar doğrultusunda yapılan iş bırakma eylemleri meşru sendikal faaliyettir. En hafif disiplin cezası dahi hak ihlalidir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de aynı yönde kararlar vermiştir.
Hükümetin görevi memuru susturmak değil, adil geçim şartlarını sağlamaktır. Disiplin sopasıyla korkutmaya çalışanlar bilsin ki yargı, memurun yanında durmuş ve anayasal hakkını korumuştur.
Bugün iş bırakan memur yalnız değildir; hukukun, yargının ve milletin vicdanının güvencesi altındadır.
Enflasyonun ezdiği, maaşların eridiği bir ülkede hak ve hukuk korunmazsa, ne adalet ayakta kalır ne de toplumda huzur.
#MemurAnkaraYolunda
@zaferpartisi
Memur-Sen Başkanı @_aliyalcin_ kitabın tam ortasından konuşmuş:
-Araştırma görevlisi maaşı, bugün işçi maaşının altında. Yahu böyle bir şey mi olur Allah aşkına? Bilim adamı olacak bu hangi parayla olacak?
#akademikzam
Duyuyoru musunuz? @isikhanvedat@memetsimsek
TEKLİFİ KABUL ETMİYOR, EYLEMLERE BAŞLIYORUZ!
Türkiye Kamu-Sen olarak memur ve emeklilerimizin beklentilerini karşılamayan teklife karşı eylemlere başlıyoruz. Başkanlar Kurulumuzun aldığı karar doğrultusunda;
📌14 Ağustos’ta Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde ve eş zamanlı olarak tüm illerimizde kitlesel basın açıklaması,
📌15 Ağustos’ta sosyal medya etkinliği ile sorunlara dikkat çekilmesi,
📌18 Ağustos’ta ülke genelinde iş bırakma eylemi
İşçiye ilk 6 ay %24 verip memura %10 teklif etmek dalga mı geçiyorsunuz?
Bu durum da
2026 ocak işçi 82.000 TL
2026 ocak memur 52.250 TL
Böyle bir rezillik olabilir mi?
@MemurSenKonf@isikhanvedat#MemuraGerçekZam
@MemurSenKonf ve @EgitimBirSen Genel Başkanı Sn. @aliyalcin, bugün toplu sözleşme sürecine ilişkin düzenlenen basın toplantısında #akademikzam konusuna özellikle vurgu yapmıştır.
Sn. Yalçın, akademisyenlerin mevcut maaş tablosunun izah edilemez olduğunu, diğer meslek gruplarıyla karşılaştırıldığında ise adeta bir mizah konusu hâline geldiğini ifade etmiştir. Ortada izah edilemeyen bir çarpıklığın bulunduğunu belirten Yalçın, bu durumun bu toplu sözleşme döneminde mutlaka giderilmesi gerektiğini vurgulamıştır.
Bu önemli ve yerinde açıklamaları için kendisine teşekkür ederiz.
@MemurSenKonf@EgitimBirSen@talatyavuz29@urfalihaydar
📅 4 Ağustos 2025 Pazartesi günü (yarın), 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmeleri kapsamında eğitim-öğretim ve bilim hizmet kolunun ön müzakereleri gerçekleştirilecektir.
Bu kapsamda;
•@EgitimBirSen , akademik personelin üniversite ödeneğinin 200 puan (22.234 TL) artırılmasını,
•@turkegitimsen ise en düşük akademisyen maaşının yoksulluk sınırının en az iki katı olmasını talep etmektedir.
🎓 Tüm meslek gruplarına eğitim veren, geleceği şekillendiren akademisyenlerin artık hak ettikleri değeri görmeleri gerekmektedir. Bilim emekçilerine yönelik maaş iyileştirmesi artık daha fazla ertelenmeden hayata geçirilmelidir.
💬 Kamu işveren tarafı ve sendikaların, bu konuda ortak bir noktada buluşarak #akademikzam’ın bir kazanım olarak elde edildiği bir dönem olmasını talep ediyoruz.
Sayın Bakanımız ve aynı zamanda meslektaşımız @isikhanvedat, önceki Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı @vedatbilgn’in akademisyenler için verdiği sözleri hatırlatmak isteriz.
🎯 Toplu sözleşme görüşmelerine katılacak tüm sendikalara da “devlette süreklilik esastır” ilkesini hatırlatarak, #akademikzam kazanımını elde ederek akademisyen üyelerine sahip çıkmalarını bekliyoruz.
@_aliyalcin_@OnderKahveci@talatyavuz29@TalipGeylan06@urfalihaydar@MemurSenKonf@EgitimBirSen@Kamu_Sen@turkegitimsen
Sayın @memetsimsek,
Haziran 2025 enflasyon verisinin açıklanmasıyla birlikte, memur ve memur emeklileri için Temmuz 2025 maaş artışı %15,57 olarak belirlenmiştir.
Bu oran doğrultusunda, 7/1 derece kademesindeki göreve yeni başlayan bir araştırma görevlisinin maaşı yaklaşık 70.000 TL’ye, 1/4 derece kademesindeki bir doçentin maaşı ise yaklaşık 86.677 TL’ye yükselecektir.
Oysa TÜRK-İŞ’in 30 Haziran 2025 tarihinde açıkladığı verilere göre, dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı 85.066 TL’ye ulaşmıştır.
Bu tablo, akademik kariyerinde yıllarını geride bırakmış bir doçentin dahi yoksulluk sınırına ancak yaklaşabildiğini, araştırma görevlilerinin ise bu sınırın altında kaldığını göstermektedir.
Akademisyenlerin içinde bulunduğu ekonomik buhrandan kurtarılması ve asli görevleri olan bilimsel araştırma, eğitim ve topluma hizmet faaliyetlerine odaklanabilmesi için, en düşük akademik maaşın (araştırma görevlisi maaşının) yoksulluk sınırının en az iki katı olacak şekilde yeniden düzenlenmesi elzemdir.
Bu taban maaş esas alınarak, doktor öğretim üyesi, doçent ve profesör maaşları da liyakat, kıdem ve sorumluluk düzeyine göre kademeli biçimde artırılmalıdır.
Bilimsel üretimin sürdürülebilirliği ve nitelikli insan kaynağının korunması için bu düzenleme ertelenemez bir zorunluluk haline gelmiştir.
@RTErdogan@_cevdetyilmaz@isikhanvedat@Yusuf__Tekin@vedatbilgn
AZİZ MİLLETİMLE DERTLEŞME: şunları bi rkez daha dikkatlerinize sunmayı görev addediyorum.
1-İstanbul depremi olacak (Marmara Depremi)
2-Bu son 23 Nisan depremleri İstanbul Depremini daha da öne çekti
3-Millet olarak fay ve deprem olcak mı olmayacak mı konuşmayalım
4- Bizim için önemli olan DEPREM DİRENÇİ kentler yaratmaktır. Depremleri minimum hasarla atlatalım. İnsanlarımız ölmesin
5-Bilim insanlarına saygılı olalım ve bilimin tarafında duralım.
6-Bir bilim insanı evrensel nitelikli araştırma yapan, veri toplayan, veriye göre sonuca varan, vardığı sonuçlar uluslararası konferanslarda sunan ve uluslararası dergilerde yayınlayan insandır. Sanıldığı gibi her titir taşıyan bilimadamı değildir. Saygılarımla.
Yıldız Teknik Üniversitesi öğrencileri vize sınavını boykot etmiş.
"Bu alan, anayasal haklarını kullandığı için TUTUKLANAN sıra arkadaşlarımıza AYRILMIŞTIR!”
Bravo gençler👋👋👋
Bu meydanı görmeyeceksin, ama bu meydandan para kazanacaksın. Yok öyle yağma!
Bundan sonra parayı bizden kazanıp, reytingi bizden yapıp, saraya hizmet edenleri tek tek ilan edeceğim. Tüm mallarına boykot geliyor. O tatlı günler bitti! Ya bizi göreceksin, ya dibi göreceksin!
Kamudaki maaşlarda ne oran kaldı ne de orantı.
Asgari ücretin katsayıları olacak biçimde silbaştan düzenleme mecburi. #asgariücret artarken kamu işçisi maaşlarının akademisyenlerin üzerine çıkması kabul edilebilir değildir. #akademikzam@ADAP_2023@isikhanvedat@memetsimsek#yök