Belli bi yaştan sonra en güzel cafe evinizin balkonu oluyor. Gürültüye ve toksik insanlara tahammülünüz kalmıyor. Sessizlik en dinlendirici aktivite oluyor.
Rutin nimettir. Her sabah aynı şeylere devam edebiliyor olmak, çoğu zaman farkına varmadığımız büyük bir lütuftur. Çünkü hayat, bir anda yön değiştirebilecek kadar kırılgandır. Bugün sıradan sandığımız o kahve kokusu, her gün geçtiğimiz yollar, selamlaştığımız tanıdık yüzler… Aslında hepsi bize görünmez bir güven duygusu veren düzenin parçalarıdır. İnsan çoğu zaman değişimi, heyecanı ve yeniliği arar; oysa gerçek huzur, tekrar eden küçük anların içinde saklıdır. Aynı masada kahvaltı edebilmek, aynı şarkıyı yeniden dinleyebilmek, her sabah aynı pencereden dışarı bakabilmek… Bunlar basit alışkanlıklar değil, hayatın bize sunduğu sessiz konfor alanlarıdır.
Ne zaman ki bu düzen bozulur, işte o zaman anlarız; asıl değerli olanın büyük anlar değil, her gün yaşadığımız o sade ve tanıdık ritim olduğunu. Bu yüzden sabah gözünü açtığında her şeyin yerli yerinde olduğunu görmek, hayatın sana hâlâ devam etme fırsatı verdiğinin en açık işaretidir. Ve belki de insanın sahip olduğu en büyük zenginlik, her gün yeniden başlayabilme imkânıdır.
Gizli olmayı savunuyorum diye bana fazlasıyla karşı çıkanlar var ama bütün kötülüklerin başı, tuvalete gidişini bile paylaşmak. Gizli insanın
özeli olur; bir kişi bile bilmez. İşte buna kaliteli insanın hamuru diyoruz…
Daha iyi insan olmaya çabalayan insan iyidir. Pişmanlık duyan insan iyidir. Utanma duygusu olan insan iyidir. Dilinde lütfen’i, teşekkürü olan insan iyidir.
Yaşım ilerledikçe mutluluğun sakin sabahlar, temiz bir ortam, erken yatmak, güvenli ev ve enerjimi asla tüketmeyen insanlardan ibaret olduğunu daha çok anlıyorum.
“Vücudumuzda binlerce huy, güzel, çirkin binlerce sıfat var. Hangi huy galipse hüküm onundur. Madende altın bakırdan fazlaysa o maden altın sayılır.”
Hazreti Mevlânâ