@KarsValiligi ve @HMBakanligi başta olmak üzere tüm devlet büyüklerimizden büyüklük bekliyoruz. Kardeşimin hesabı sorulsun. Başkalarına böyle yapanlara emsal olsun, kimse tekrarını yapamasın. Bu milletin çocukları artık rahata ersin.
#CaglarBaltaci#CaglarBaltaciIcinAdalet
Ben 25 yıllık dostumu kaybettim. Çocukluğumu, lise yıllarımı herşeyimi toprağa gömdüm. İstiyorum ki sebep olanlarda kaybetsin, meslekleri düzenleri alt üst olsun. Bedel ödensin. Benim sağ başımda kardeşim olmayacaksa artık, sebep olan kimsenin başı rahatta kalmasın.
Devletin evladına, devletin kurumunda kıydılar. Müdüründen, şefine, defterdarına kadar herkes sırtını döndü. Devletimizden kardeşimizin ölümüne sebep olanlar yargılansın istiyoruz. Maddi hiç bir beklenti yok. Bedel ödemeliler.
Başka ÇAĞLARLARA KIYAMAMALI.
İhmal var, acımasızlık var, vahşilik var...
İnsanlık yok, sevgi yok, hak hukuk yok...
Bu devletin doktoru, bakanlığı, valisi bir araya geldi bir defterdara söz geçiremedi. Çağları ölüme terk ettiler. Doğru ya ne demişti çağlar için, benden hızlı yürüyor bu bir şey olmaz.
Sürekli Çağlara stres ve üzüntü depolayan, defterdar ve yaverleri sonunda istediklerine ulaştılar. Çağlar çaresizlik ve yanlızlık içerisinde hayata gözlerini yumdu. En son annesine "Akşam namazımı kıldım yemeğimi yedi biraz dinlenecem anne" demişti. Kendi değil cenazesi geldi.
Kapı kırıldı Çağların Kars'ta ki arkadaşları ve polisler daireye girdi. Telefondan bir ses "Çok üzgünüz, çok üzgünüz".
Çağları kaybettik. Ayağı çarşafa dolanmış, çarşaf kat kat olmuş. Kim bilir kaç dakika can çekişti. Peki yanında bir kişi olsaydı?
Saat gece 00:30 a kadar yalvar yakar polisi kapıyı kırması için ikna ettik. Telefonu odadan çalıyormuş. Nasıl oluyorsa güvenlikte odanın yedek anahtarı yok. Kapının kasasına zarar gelmesin diye kırmak istemediler saatlerce. 00:30 sularında artık içinden çıkılmaz bir hale geldi.
Sıra Ankara'daydı. Ankara çağların hangi ilçeye geleceğine karar verecekti. Çağlar o günleri göremedi. 6 Kasım Pazartesi günü akşam 6 dan sonra çağlara ulaşamadık. Kaldığı binanın güvenliğine ulaştık. En son telefon görüşmemiz 17:20 de annesi ile olmuştu.
Artık Çağların hastalığı hat safhaya çıkmıştı. Annesi cimerden şikayette bulundu. Cumhurbaşkanlığı da işin içine dahil olunca artık kaçınılmaz oldu. Çağların tayini bir buçuk sene sonra onaylandı. En gergin dönemiydi, umutlanmak istemiyordu. Çünkü hepsi pişmanlıkla bitmişti.
Hatta Vali beyin, bakanlık onayından da haberi yokmuş. Tamamen eksik bilgi ile valiyi kendine perde etmiş Defterdar. Valide durumu öğrenince görüşmeye giden arkadaşın tayin olmasını sağlamış. Üçüncü kişi nasıl tayin oldu onu bizde bilmiyoruz.
Tayini onaylanan ve giden kişilerden birisi validen özel randevu alıyor. Valiye durumu anlatıyor. Vali bey, defterdarın kendisine ne hastalıktan nede yaşadığınız zor durumdan bahsetmediğini söylüyor. Bizim arkadaşları normal memur şeklinde aktarmış.
İlk gelen ve sona kalan kişi olarak stres, üzüntü ve buna bağlı iştahsızlık Çağların hastalığını kat kat arttırdı. Çağlar daha sık nöbet geçirmeye başladı. İyice arttı. Çağlar yapa yanlız kaldıktan sonra öğrendiğimiz ilginç bilgiyi de sizlerle paylaşmak istiyorum.
Doktorlardan daha iyi bilen defterdar üç engelli personelin onaylanan tayinlerinin vali tarafından iptal edildiğini söyledikten sonra bilin bakalım ne oldu? Çağlar hariç herkes istediği şehirlere tayin oldu. Çağlar ilk gelmişti, ondan sonra gelen herkes ailesine dönmüştü.
Defterdar gözü yaşlı anneye öyle cümleler sarf etti ki neymiş "Çağlar sokakta defterdardan hızlı yürüyormuş", "Görünürde hiç bir şey yokmuş.", "Gelmeseymiş".
Nelerrrr nelerrr, gözyaşı birdi on olmuştu.