ben artık kimseyle bağırış çağırış tartışamıyorum. kendimi o kadar yorgun hissediyorum ki. ne kadar haklı olduğumu bilip susuyorum sadece iyi mi kötü mü bilmiyorum ama hepinizin amnakyyum
Bir kadın, nişanlısından gelen ve nişanı atmasına neden olan mesajı paylaştı:
"Ben aileme çok düşkünüm ve annem gibi olmanı istiyorum. Sabahları kahvaltımı yatağımdan kalkmadan yapmak istiyorum. Hatta gündüzleri annemin yanına gidersin bana yaptığı yemekleri öğretir. Sen de aynısını yaparsın. Ben başkasının yemeğini yiyemem.
Hafta sonları da annemlerde kalırız, çok ayrı kalamam. Sen istersen kendi annene de gidersin. Bir de annem beni uyutmadan önce sırtımı kaşıyordu. O görevi de sana devredecek artık.
İnşallah onun standartlarını yakalarsın."
Biten 18 yıllık bir evliliğin ardından tutulan yasın eşe değil de oyun odasına olması, ilişkinin neden bittiğinin tam bir özeti. Duygusal olarak ergenlikte takılı kalmış, sorumluluk almak yerine evliliği bir oyun odasına hapsetmiş birinin mağduriyet ajitasyonu... Burada yuvası dağılmış bir adam değil, oyuncakları elinden alınmış bir çocuk var maalesef
Allah yengemizi kurtarmış
"GENÇLER İŞ BEĞENMİYOR" teorisi çöktü!
Prof. Dr. Behçet Yalın Özkara, 2 CV hazırlayarak yüzlerce ilana başvurdu:
🔴 1. Aday:
• Marmara Makine Mühendisliği mezunu
• 2 kere yaz stajı
• B1 İngilizce
• Bilgisayar programları sertifikaları
🔴 2. Aday:
• Ankara İşletme mezunu
• 2 kere yaz stajı
• B1 İngilizce
• bilgisayar programları sertifikaları
3 ayda 1. Aday için 162, 2. aday için 147 ayrı işe başvuruldu ve hiçbirine geri dönüş olmadı!
Giray Altınok, 'her yerde' olmasıyla ilgili eleştirilere karşı çıktı:
🔹 “Ben akarken dolduracak olsaydım 10 sezon Prens yapardım.”
🔹 “Başka hiçbir şey yapmazdım.”
🔹 “O işi bir bankamatiğe çevirirdim, hayatıma devam ederdim.”
🔹 “Ama benim derdim bu değil.”
🔹 “Benim derdim yeni hikayeleri aynı kalitede anlatabilmek.”
🔹 “Aralarda bambaşka şeyler deniyorum.”
🔹 “Birinde prensiz, birinde vampiriz, birinde ajanız.”
🔹 “Asıl bana tuhaf gelen, tuttu diye bir işi sonuna kadar emmeye çalışmak.”
🔹 “‘Prens 9. sezon, günümüze geldi’ gibi bir çaresizliğe düşmek istemedim.”
🔹 “Seviliyor mu? Tamam, seviliyor.”
🔹 “Bekleriz kardeşim.”
🔹 “Biz de en iyisini yapmak için bekleriz.”
🔹 “O işin kölesi olmayalım.”
🔹 “Geldiğim yerin en zor tarafı bu: Bir işle buraya gelmiş gibi gözüküyorum.”
Murat Ağırel'in Kıyafet Kumbaralarındaki Büyük Vurgun Anlatısı:
🔷 Biz millet olarak ihtiyaç sahiplerine ulaşsın diye kıyafet bağışlıyoruz.
🔷 Belediyelerin koyduğu kıyafet kumbaralarını görünce ben de bu yardımların muhtaç insanlara gittiğini sanıyordum.
🔷 Ama araştırınca gördüm ki bazı firmalar bu kıyafetleri ihtiyaç sahiplerine vermek yerine depolarda toplayıp yurt dışına satıyor.
🔷 Yani vatandaşın yardım niyetiyle verdiği malzemeler ticari bir kazanç kapısına dönüşüyor.
🔷 Üstelik Türkiye genelinde çok büyük bir ağ kurmuş durumdalar ve milyonlarca parça ürün topluyorlar.
🔷 Benim itiraz ettiğim nokta şu: Yardım amacıyla verilen bu eşyalar ihtiyaç sahiplerine ulaşmak yerine ticaretin konusu haline geliyor.