Geçen yıl 14 Mart Tıp Bayramı haftası kapsamında hekimler için bir gösteri yapan, gösterinin tüm gelirini İstanbul Tabip Odası burs fonuna bağışlayan dostumuz Deniz Göktaş'ın gözaltına alındığını endişeyle öğrendik.
İfade özgürlüğü ve güven duygusu sağlıklı bir toplumun olmazsa olmazıdır. Deniz Göktaş derhâl serbest bırakılmalıdır.
Ankara Tabip Odası Yönetim Kurulu ve Asistan Hekim Komisyonu, açlık grevinin sekiz, dokuz ve onuncu günlerinde özel sektör ve mülakat mağduru öğretmenleri ziyaret ederek sağlık kontrollerini yaptı.
📢 Öğretmenlerin haklı taleplerinin ve mücadelelerinin yanındayız!
🥼 ATO Asistan Hekim Komisyonu:
📢 20 Dakikada Muayene Mümkündür!
Ankara’da 7-8 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirilecek NATO zirvesi nedeniyle kamu hizmetlerinde çeşitli düzenlemeler yapılmaktadır. Bu kapsamda sağlık kurumlarında poliklinik randevu sayılarının azaltıldığı, muayene sürelerinin uzatıldığı görülmektedir. Bir süredir 3 dakikada bir muayene uygulaması yapılan Şehir Hastaneleri’nde 6-8 Temmuz tarihleri için MHRS sayılarının 43’ten 21’e düşürüldüğü, randevu sürelerinin 20 dakikaya çıkarıldığı bilinmektedir.
Bu uygulama önemli bir gerçeği bir kez daha ortaya koymuştur. NATO zirvesi günlerinde polikliniklerde muayene sürelerinin 20 dakikaya çıkarılması, sağlık hizmetinin bu şekilde planlanması hâlinde hastane yoğunluğunun azaltılabileceğini göstermektedir.
Ülkemizde hekimler yılda 1 milyar muayene yükü altında ezilmektedir. Kamu sağlık kurumlarında hekimler, birkaç dakikaya sıkıştırılmış muayene süreleriyle çalışmak zorunda bırakılmaktadır. Bu durum hem yurttaşların nitelikli sağlık hizmeti almasını hem de sağlık çalışanlarının insani koşullarda çalışmasını engellemektedir.
Yıllardır hekimler, bilim insanları ve sağlık emek/meslek örgütleri tarafından nitelikli sağlık hizmeti için hastaya yeterli süre ayrılması gerektiği, 5 dakikada hasta bakılamayacağı, bu yoğunluğun tükenmişliğe yol açacağı ve sağlıkta şiddeti arttırabileceği yönünde uyarılar yapılmaktadır. AKP hükümetleri ve Sağlık Bakanlığı bu uyarıları dikkate almak yerine özelleştirilen sağlık sisteminde kar hırsıyla sağlık talebini kışkırtmaya devam etmektedir.
Bugün tanık olduğumuz düzenleme, nitelikli sağlık hizmeti için gerekli koşulların sağlanmasının mümkün olduğunu ancak bu düzenlemelerin toplumun daha iyi sağlık hizmeti alması veya sağlık emekçilerinin insani koşullarda çalışması için değil, farklı siyasi kaygılar için hayata geçirildiğini göstermektedir.
Ankara Tabip Odası olarak bir kez daha vurguluyoruz: Hastalara yeterli süre ayrılması, bilimsel ve nitelikli sağlık hizmetinin temel koşuludur. Bu koşul, birçok darbenin hamisi ve mimarı NATO’nun ülkemizin ba��ımsızlığının pazarlandığı bir toplantısı için değil; toplumun tamamı için, yılın her günü sağlanmalıdır.
Önceliğin halkın sağlığı olduğu başka bir sağlık sistemi mümkündür.
Ankara Tabip Odası Asistan Hekim Komisyonu
👉 https://t.co/I6ONvtxtSB
Tabip Odaları İnisiyatifi olarak Türk Tabipleri Birliği (TTB) yönetimine adayız. Hepimizin gözbebeği, iyi hekimlik, sağlık hakkı ve demokrasi mücadelesinin öncüsü TTB’nin;
• gücünü hekimlerden ve hekimlik değerlerinden alan,
• her tür güç odağından (sermaye grubu, hükümet, siyasi yapılar vb) bağımsız,
• demokratik ve güçlü bir kurumsal işleyişe sahip,
• en geniş hekim kesimlerini bir araya getirebilen, katılımcı,
• idari ve mali yönden güçlü,
• hekimlere ve tüm topluma umut veren,
• hekimlerin hakları, iyi hekimlik, toplumun sağlık hakkı ve sağlığın sosyal belirleyicilerini birini diğerinin önüne koymadan, aynı önemde görerek çalışan daha güçlü bir demokratik meslek-kitle örgütü olması için hep birlikte çalışmaya, üretmeye, paylaşmaya, mücadele etmeye adayız.
Başka bir sağlık sistemi, başka bir hekimlik ortamı ve başka bir Türkiye için; bu davet bizim...
İyi Hekimlik | Halkın Sağlık Hakkı | Güçlü Meslek Örgütü
HEKİMLER İÇİN HEKİMLERLE BİRLİKTE!
Tabip Odaları İnisiyatifi
Tabip Odaları İnisiyatifi, TTB'nin 26-28 Haziran'daki Seçimli 78. Büyük Kongresi öncesinde adaylarını açıkladı:
"Meslektaşlarımızın haklarını daha güçlü savunmak ve 'Giderlerse gitsinler' diyenlere cevap vermek için adayız"
https://t.co/w1jP17f5NT
TTB seçimleri öncesi 'ilkeli birlik' çağrısı
TTB'nin 78. Seçimli Büyük Kongresi öncesinde yönetime adaylığını açıklayan Tabip Odaları İnisiyatifi, hekimleri "İyi hekimlik, halkın sağlık hakkı, güçlü meslek örgütü” ilkelerinde birleşmeye çağırdı. İnisiyatif, TTB’ye “her zamankinden daha fazla ihtiyaç” olduğunu vurguladı
https://t.co/9eYyLANanu
📢 Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastaneleri'nde çalışan sağlık emekçileri geciken nöbet ücretlerini ve haklarını istiyor!
📣 #ankaratıptahakgaspı
📣 #emektentasarrufolmaz
🔎📄 Odamız tarafından Ankara Üniversitesi Rektörlüğü'ne gönderilen resmi yazıda, üyelerimizin gelirlerinin önemli bir kısmını oluşturan nöbet ücretlerinin ödenmemesinden kaynaklanan kaygılar dile getirildi ve ödemelerin ne zaman yapılacağına ilişkin bilgi istendi.
https://t.co/DzxsEXl6A0
🥼 Ankara Tabip Odası, hekimlerin haklarının korunması için her zaman mücadeleye devam edecektir.
Kara delik büyüyor: 5 ayda 63 milyar yuttu
Geniş araziler üzerine kurulu şehir hastaneleri bütçeyi zorlamaya devam ediyor. Ankara Tabip Odası’nın bu alanda hazırladığı rapor da şehir hastanesi gerçeğini ortaya koydu. Raporda, “Şehir hastaneleri kamu kaynaklarını tüketmeye ve genel bütçe üzerinde giderek ağırlaşan bir yük oluşturmaya devam ediyor. KÖİ modeliyle inşa edilen bu tesisler, bütçedeki kara deliğin her geçen gün daha da büyümesine yol açıyor” denildi. https://t.co/9V8lPD3hYf
Yüz yıllık Cumhuriyetimizin demokrasiyle bağdaşmayan bu gelişmeleri karşısında derin kaygı duyuyoruz...
Cumhuriyeti kuran ve son seçimlerin ardından Türkiye’nin birinci partisi konumunda bulunan CHP, Anayasa’ya aykırı bir butlan kararını fırsata çevirmek isteyenlerin kolaylaştırıcılığıyla abluka altına alınmıştır. Bugün abluka altına alınan; yüzlerine biber gazı sıkılan, plastik mermilerle hedef gösterilen ve polis zoruyla bastırılmaya çalışılan yalnızca CHP değildir. Asıl hedef alınan; toplumun su kadar, ekmek kadar ihtiyaç duyduğu Cumhuriyet, demokrasi, özgürlük, insan hakları ve siyasal barıştır.
Ankara Tabip Odası olarak yaşananları kaygıyla takip ediyor; demokrasinin, hukukun, özgürlüklerin ve halk iradesinin yanında olduğumuzu kamuoyuna saygıyla bildiriyoruz.
Demokratik toplum düzeninin temel gerekleri; halkın yönetime katılma hakkına, bu nedenle de örgütlenme, seçme ve seçilme haklarına koşulsuz saygı gösterilmesini zorunlu kılmaktadır. Örgütlenme özgürlüğü, seçme ve seçilme hakkı, Anayasamızın güvence altına aldığı en temel demokratik kazanımların başında yer almaktadır.
Biz hekimler için; hukukun ve adaletin hâkim kılınması, temel hak ve özgürlüklerin korunması ile anayasal güvencelerin eksiksiz sürdürülmesi, halk sağlığının ve toplumsal barışın ayrılmaz parçalarıdır.
Siyasal ve toplumsal yaşamı doğrudan etkileyen her türlü hukuki ve idari kararın, toplumsal barışı ve demokratik meşruiyeti gözeten kararlılıkla ele alınması gerekmektedir. Yargının siyasallaştığı ve anayasal hakların askıya alındığı yolunda toplumun geniş kesimlerince haklı tespit ve kaygıların dile getirildiği bir ortamda demokrasiden ve hukukun üstünlüğünden söz edilemez. Bu nedenle, “Mutlak Butlan” kararı, demokrasiye inanan insanlarda büyük bir endişeye yol açmıştır.
Ankara Tabip Odası olarak milyonlarca yurttaşın iradesini ve temel haklarını yok sayan, siyasete katılma hakkını engelleyen her türlü anti-demokratik uygulamanın karşısındayız. Demokrasiye sahip çıkmaya devam edeceğiz.
Eczaneye gidip kendi adına madenciler için ilaç alanlar; açlık grevindeler diye su, limonata, şeker getirenler; bir yerden elektrik kablosu çekip madenciler için çay demleyenler; çoluk çocuklarıyla gelip polis bariyerlerinin arkasından destek için slogan atanlar; korkanlar, öfkelenenler, uzaktan izleyenler; bariyerlerin önünde bekleyenler ve bariyerleri yıkanlar; madencilerin çocuklarına oyuncak getirenler; kazandıklarını öğrendiklerinde "koş koş kazandılar" diye birbirilerini telefonla arayıp haber verenler; ayrılık vakti gelince gözleri dolanlar... @Basaranaksu_ 'la, Gökay başkanla ve işçi Adem'le sarılıp vedalaşıp parktan eve giderken yolda Nazım'ın "onlar" şiiri geldi aklıma; her şeyiyle halk böyle bir şey değil mi... Siyasal birliğini ve gücünü azıcık bile gösterdiğinde yolları kapattıkları onlarca polis aracı da, diktikleri yüzlerce polis de, hiçbir şey engel olamıyor. Belki duygusal gerekçelerle, madencilere ve ailelerine üzüldüklerinden, belki daha objektif nedenlerle, onu bilemeyiz ama Ankaralıların ya da o anda yolu parktan geçenlerin bir bölümü bu eylemin parçası oldu. Bu da temelde işçi sınıfının harekete geçtiğinde toplumu mobilize edebilmesiyle ilgili; bu kapasite asla kaybolmayacak. Doruk maden işçilerinin eylemi bunu bir kez daha kanıtladı.
Dün ve bugün Ankara Tabip Odası Yönetim Kurulu ve Asistan Hekim Komisyonu üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilen dayanışma ziyaretinde madencilerin sağlık kontrolleri ve muayeneleri yapıldı.
Hakkını arayan maden işçilerinin yanındayız; sağlık durumlarını yakından takip ediyoruz
Aylardır ödenmeyen ücretleri ve gasp edilen hakları için Eskişehir’den Ankara’ya yürüyüş başlatan ve açlık grevinin üçüncü gününde olan Doruk Madencilik işçilerinin başkentteki eylemleri sürüyor.
Ankara Tabip Odası (ATO) olarak, Bağımsız Maden İş Sendikası (@bagimsizmadenis) öncülüğünde hakkını arayan işçilerin yanında olduğumuzu bir kez daha vurguluyoruz.
22 Nisan 2026 tarihinde ATO Genel Sekreteri Dr. Zafer Çelik ile Yönetim Kurulu üyeleri Dr. Buket Gülhan ve Dr. Özgür Canoler, Kurtuluş Parkı’nda eylemlerini sürdüren madencileri ziyaret ederek açlık grevindeki işçilerin sağlık kontrollerini gerçekleştirdi; dayanışma mesajlarını iletti.
"TEK LOKMA YEMEYECEĞİZ, TEK KELİME KONUŞMAYACAĞIZ!" diyen @bagimsizmadenis üyesi Doruk Madencilik işçilerinin sesi olmak için bu akşam 18.30'da Madenci Anıtındayız...