Çocuklarının gözü önünde bir babayı tokatlayan O.C. kısaltmalı şahsın Ozan Canyürek olduğu öğrenildi.
Şahsın Tiktok paylaşımları.
https://t.co/xhwo7bM2U6
@EverestKitap Azra Kohen in insanlik adina bir suru emegini gormeyip, anlamasi kit insanlar tarafindan anlasilamadi diye ( bilincli olarak)onu proteste edemezsiniz. Bu hem bir yazara hemde okuyucusuna haksizliktir !!! @AkilahFi
Güney Afrika'da israil yargılandı.
Jeffrey Epstein yaptıkları ve suç ortaklarının uzantıları siyasilere dayandı.
Bir anda gündemi değiştirdiler.
Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere Yemen'e savaş açtı. Amerikan ve İngiliz uçakları #Yemen'i bombalıyor. Gecenin özeti bu.
Sen koskoca Atatürk ol, bir ülkenin tarihini değiştir. O cepheden ,o cepheye koşarken, 3397 kitap oku, Atlantik’in ve Geometrinin kitabını yaz,
dünyanın "Başöğretmen" sıfatlı tek lideri ol, devrimler yap..Sonra üç, beş cahil çıksın seni eleştirsin…
1.) Muhammed'in şehveti ve "tanrı"sı
Karılarından Aişe, Muhammed'e şöyle diyor:
-"Ma era rabbeke illa yüsariu hevake" (Bkz. Buhari, e's-Sahih, Kitabu't-Tefsir/33/7,Kitabu'n-Nikah/29;Diyanet yayınlarından Tecrid, hadis no:1721;Müslim, e's-Sahih, Kitabu'r-Rıda/49,hadis no:1464;İbn Mace Sünen, Kitabu'No:-Nikah/57, hadis No: 200; Ahmed İbn Hanbel,6/134,158)
Nedir bu sözün Türkçesi?
"Vallahi Rabbinin, senin arzunu hemen yerine getirdiğini görüyorum." ( Sahih-i Müslim Terceme ve Şerhi. 7/402)
"Rabbin Teala (kadınlarının değil) ancak senin arzunun tahakkuna müsaraat ediyor. (Çeviri: Kamil Miras, Diyanet Yayınlarından)
Aişe'nin sözü dilimize şöyle de çevrilebilir:
"Bakıyorum da, senin Efendi Tanrın , yalnızca senin şeyinin keyfini (hevanı) yerine getirmek için koşuyor."
Hadiste, efendi tanrının yalnızca Muhammed'in hevası için koştuğu açıkça belirtiliyor.
Heva: İnsanın arzusu, isteği. Ama buradaki herhangi bir arzu, istek değil; cinsel istektir söz konusu olan. Çünkü buradaki konu, cinsel isteğin üzerinde durulduğu bir konu. Ayrıca "heva" söylendiğinde ilkin bu kavramda kullanılır. Rağıp da, heva için : "Meylun'nefsi ile'eş-şehveti" (Bkz. Müfredat, Heva) diyor. Yani "nefsin şehvete eğilimi."
Rağıp, aynı yerde, hevanın "şehvete eğilimli olan nefsin kendisi için de söylenebileceği"ni belirtiyor.
Aişe neden böyle diyor?
Muhammed'in çok karısı var. Yaşlanmış olan Sevde Bint Zema'nın dışında hepsi genç, hepsi güzel. Ve hepsi de cinsel istekli. Adalet olsun diye, Muhammed'in bunlarla cinsel birleşmesi sıraya konmuştur. Sevde'nin dışında kimse, sırasını başkasına kaptırmak istemiyor. İşte bu böyleyken, "ayet" geliyor; durumu değiştiriyor:
Muhammed'in "heva"sı, "adalet"in önüne geçiyor:
Muhammed'in kadın seçimi, cinsel alandaki isteği, hadisteki sözcüğü ile hevası, adalete baskın geliyor ve sıra Muhammed'in isteği doğrultusunda, ayetle bozuluyor. Ahzap suresinin 51. Ayeti şu sözlerle başlıyor:
-"(Ey Muhammed!) Onlardan (yani karılarından) dilediğini geriye bırakır, dilediğini öne alabilirsin..."
Ne demek bu?
Hadis ve yorumlara göre şu demek:
-"Ey Muhammed! Artık nöbet, sıra zorunlu değil senin için. Nöbeti, sırası gelse bile, dilediğin karınla cinsel birleşmeyi erteleyebilir, ondan önce dilediğin karınla yatabilirsin."
Sözün özü: Kuran'ın tanrısı, Muhammed'in, karılarıyla olan cinsel ilişki düzenindeki işini kolaylaştırıyor. İlişkiyi sıraya koyma zorunluğunu kaldırıyor. "Hangi karınla ne zaman yatmak istersen özgürsün" diyor.
İşte bunun üzerine Aişe dayanamayıp o sözü söylüyor:
-"Görüyorum ki senin Efendi Tanrı'n, senin şeyinin keyfini ..."
Aişe, bu durumu daha sonra, Ahzap'ın 51. Ayeti gelince anladığını; 50. Ayet geldiğindeyse bunu pek anlayamadığını ve o nedenle, 50.ayette, Peygambere kendini (hem de mehirsiz olarak) verebilecek kadından söz edilince şu tepkiyi gösterdiğini belirtiyor:
-"Olacak şey mi? Bir kadın utanmaz mı ki, kendini bir erkeğe armağan etsin?" (Tecrid, hadis no:1721) ⬇️
1.) Şarap İçiminin Serbest Bırakılması ve Yasaklanması
Muhammed Şarap İçimini, Günlük Siyasetinin İcaplarına Göre Önce Serbest Bırakır, Sonra Kısıtlar, En Sonunda Tamamen Yasaklar (Nahl Suresi, Ayet 67; Bakara Suresi, Ayet 219; Maide Suresi, Ayet 90)
Kur'an'da içkinin "yararlı" olduğunu ve içiminin serbest bulunduğunu içeren hükümler var (bkz. Nahl Suresi, ayet 67). Fakat bunlara ters düşenler de var: Örneğin içkiliyken (sarhoş) namaza yaklaşılmasını yasak eden hükümler (örneğin Nisa Suresi, ayet 43) ya da içkinin insanlara hem "yararlı", hem de sakıncalı olduğunu belirten hükümler (örneğin Bakara Suresi, ayet 219) ve nihayet içkinin kesin olarak yasaklandığını bildiren hükümler (örneğin Maide Suresi, ayet 90-91) bulunmaktadır.
İçkiye izin veren hükümlerle, içkiyi kısmen ya da tamamen yasaklayan hükümlerin Kur'an'da bir arada ya da çeşitli surelere dağılmış olarak bulunması, Kur'an'ın çelişkilerden oluştuğunu kanıtlayan örneklerden bir diğeridir.
Fakat şeriatçılar bunu çelişki olarak görmezler. Onlara göre Tanrı, içkiyi bir anda yasaklamak yerine, önceleri içki içimine izin vermiş, sonra bu izni yavaş yavaş kısıtlamış ve nihayet kaldırmıştır.
Güya içkiye önce izin vermesinin nedeni Arapların eskiden beri içkiye son derece düşkün olduklarını bilmesindendir. Böyle olduğu içindir ki, güya onları alıştıra alıştıra içki yasağına sürüklemiştir.
Başka bir deyimle Tanrı, içkiyi bir anda yasak etmenin kolay olmadığını bildiği içindir ki, bu işi safha safha indirdiği emirlerle çözümlemiş olmaktadır!
Her şeyden önce şunu belirtmek gerekir ki, İslamcıların öne sürdükleri bu tür bir gerekçe, Tanrı fikrini zedelemekten başka bir işe yaramaz.
Çünkü böyle bir iddia şu anlama gelir ki, Tanrı içkiye düşkün olan Arapları bu alışkanlıktan bir anda vazgeçirebilecek güçte değildir ve bu nedenle bu işi yavaş yavaş, ısındıra ısındıra yapma zorunluluğunda kalmıştır!
Oysa gerçek bu değil; asıl gerçek Muhammed'in günlük siyasetinin gereksinimlerinde yatar. Şu bakımdan ki, Mekke döneminde içki yasağı koyması söz konusu olamazdı.
Çünkü içkiye son derece düşkün olan Arapların karşısına içki yasağı ile çıkmış olsa, kimseye sözünü geçiremez, üstelik zaten az sayıda olan taraftarlarını dahi kaybedebilirdi.
Mekke döneminde henüz güçlü durumda bulunmadığı için, böyle bir yasak getiremezdi. Öte yandan Arapların içki içer olmalarının, o tarihlerde kendisine zararı dokunan bir yönü de yoktu. Bu nedenle içki içmenin mubah olduğunu anlatmak üzere Kur'an'a şu ayeti koymuştur:
"Hurma üzüm gibi meyvelerden hem içki (seker) hem de güzel gıdalar edinirsiniz..." (K. 16, Nahl Suresi, ayet 67.)
Ayetin bir başka okunuşu şöyle:
"Hurmalıkların ve üzümlüklerin meyvelerinden da, bundan hem bir müskir çıkarırsınız hem de güzel bir rızık..."
Her ne kadar bazı yorumcular burada geçen "içki" sözcüğünü Şerbet" ya da "şıra" şeklinde çevirmeye çalışırlarsa da yalandır, çünkü ayette geçen sözcüğün aslı "seker"dir, "müskir"dir ve bu da "sarhoşluk veren içki" anlamındadır.
Nitekim İslamcılara göre bu ayet "müskirata dair ilk nazil olan ayettir." Ve işte Muhammed, yukarıdaki ayeti koymakla taraftarlarına "sarhoşluk verebilecek içkileri" içme iznini vermiş olmaktaydı.
Fakat az geçmeden taraftarlarından bazı kimselerin (örneğin Ashab'dan Abdurrahman İbn-i Avf gibi kimselerin) içkili olarak namaza durup Kur'an okuduklarını ve okurken de birtakım ipsiz sapsız şeyler yaptıklar��nı görmekle telaşa kapılır.
Aynı şeyleri diğer Müslümanların da yapacaklarını ve kendisini ciddiye almayacaklarını düşünür ve Kur'an'a içkiliyken namaza durulmaması için şu ayeti koyar:
"Ey inananlar! Siz sarhoş iken, ne söylediğinizi bilene kadar... namaza yaklaşmayın" (K. 4, Nisa Suresi, ayet 43).
Bu ayet, içki konusunda getirdiği ilk kısıtlamadır; fakat görüldüğü gibi kısıtlama, sadece içkiliyken namaza durmayı yasaklar nitelikte bir şeydir; içki içimine getirilmiş bir yasak değildir. ⬇️
Cumhuriyet öyle kolay ilan edilmedi. Sadece düşmanla değil, memlekete ihanet eden hainlerle de mücadele edildi. Atatürk, Nutuk'ta Vahdettin için "soysuzlaşmış" kelimesini kullandı. Çünkü gerekçeleri vardı.
İhanet belgelerini paylaşıyorum.
Suudi Arabistan’da Ortadoğu’nun en şaşalı eğlence festivali #RiyadhSeason2023 açıldı.
Ulan kansızlar!
Yanıbaşınızda Gazze’de Siyonist İsrail 3 haftada 3500 çocuğu katletti!
Hadi üç kuruşluk dünya zevki sefanızı bozmamak için bu katliama ses çıkarmıyorsunuz, onu anlıyoruz ama hiç mi vicdanınız sızlamadı da eğlence alemine daldınız!
24 yaşında Şam'da 5. Ordu'da
26 yaşında Selanik'te 3. Ordu'da
28 yaşında Hareket Ordusu'yla İstanbul'da
29 yaşında Picardie Manevraları'nda
30 yaşında Trablusgarp'ta Şark Gönüllüleri Komutanlığı'nda
31 yaşında Balkan Savaşları'nda
32 yaşında Edirne'de
33 yaşında Sofya'da
34 yaşında Çanakkale'de tümen komutanı,
35 yaşında Diyarbakır'da kolordu komutanı,
36-37 yaşında Suriye ve Filistin'de ordu ve ordular grubu komutanlıkları,
38 yaşında Anadolu'da başlattığı Kurtuluş Savaşı ile bir milletin başında...
https://t.co/pVceFqGXYJ