Cumhuriyet Halk Partisi’ni kimin yöneteceğine, Ak Parti Yargı Kolları değil, Cumhuriyet Halk Partililer karar verene kadar bu binadayım, hiçbir yere gitmiyorum.
Majestelerinin muhalefeti olmayı reddediyoruz.
Teslim olmayacağız!
Koç Üniversitesi öğrencileri olarak karşı karşıya kaldığımız ekonomik baskılar her geçen gün artıyor. Yemekhane, yurt, ulaşım, devam zorunluluğu ve yaşam alanlarımızı kısıtlayan kararlarla temel haklarımız elimizden alınıyor.
1/2
Yani diyeceğim o ki; eğer gerçekten akademisyenlik için yanıp tutuşmuyorsanız ve özel sektör de bir seçenekse özel sektörü seçin, başınız ağrımasın. En azından haftasonunuz ve yıllık izniniz olur. Bir de sağlık raporunuzu gösterip iyileşene kadar çalışmayabilirsiniz.
O doktorada kaybolup giden yıllarınız yüzünden çoğu ilana başvuramıyorsunuz. "Tamam kabul, yeni mezun işlerine başvurayım" deseniz sizi bu yaşınızda kimse o ilanların değerlendirmelerine almıyor (haliyle). Sıkışmış kalıyorsunuz.
Koç Üniversitesi suyla çıkaramadığı Gökkuşağı Merdiveni’ne kimyasal ve kumla müdahale ediyor. Öğrencilere bilgilendirme yapmadan, yoldan geçen öğrencilerin bunu solumasına göz yumarak, acil durum tahliye yollarına şerit çekerek.
Black House yazısı gitmiş ve devasa bir bayrak asmışlar. Otel devretti mi yoksa imaj sarsılınca "Ezan dinmez, bayrak inmez" mi demek istediler? Gerçekten bilgi sahibi değilim. Belki devretmiştir. Belki devretmemiştir.
P.S Başıma bir şey gelmeyecekse bence devretmemiştir.