Bugün, tam 8 yıl önceydi.
Ablamızdı, kız kardeşimizdi, öğretmenimizdi...
22 yaşındaki müzik öğretmeni VATANSEVER Şenay Aybüke Yalçın, 9 Haziran 2017’de, okuldan evine dönerken, bir PKK terör saldırısında hayattan koparıldı.
Oysa o gün, karne günüydü. Öğrencileriyle ilk kez aynı heyecanı paylaşmış, belki de ilk kez “öğretmenim sizi hiç unutmayacağım” sözlerini duymuştu. İçinde taşıdığı onca sevgi, onca emek, okul çantasına değil, yüreğine sığmıştı. Ve o yürek, memleketin bir köşesinde, hedef gözetmeyen kör bir kurşunla susturuldu.
Aybüke bir isimden ibaret değildi. O, hayallerine kavuşmak için direnen binlerce gencin içinden filizlenen bir umuttu.
Gencecik yaşında, hayatın konforundan değil, sorumluluğundan yana tercih yapmış bir idealistti.
Çünkü o sadece öğretmenlik yapmıyordu, vatansever bireyler yetiştiriyordu.
Kendini değil, başkasının yolunu aydınlatmak için yanmaya razı bir mumdu.
Ama o mum, karanlıktan korkmayan eller tarafından söndürülmek istendi.
Fakat biz, o ışığı yüreğimizde sakladık.
Ve şimdi her yeni öğretmen, her umutla bakan çocuk gözünde Aybüke’nin ateşi yeniden yanıyor.
Aybüke, artık bir okulun kapısında değil belki, ama bu ülkenin vicdanında nöbette.
Her karne günü, her müzik sesi, her “öğretmenim” diyen ses… onun eksikliğini, ama aynı zamanda azmini, direncini, inancını ve vatan sevgisini hatırlatıyor bize...
Çünkü o gitmedi.
Çünkü onu biz gönderemedik.
Şimdi Aybüke’yi anmak, bir yas tutmaktan ibaret değil.
Bu ülkenin gençlerine, öğretmenlerine, hayal kuran her evladına sahip çıkma iradesidir.
Ve bu irade, ancak unutmazsak yaşar.
Unutmadık. Unutturmayacağız...
Çünkü Aybüke, bu toprakların en pak, an arı şarkısıydı.