Az önce podcastte çok güzel bir söze denk geldim. Diyordu ki: Aslında seni arasa ömrü yetmez bulmaya; ama tesadüfen bulduğu için sıradan sanıyor. Anlam yüklediğimiz onlarca şeyin özetidir.
evlenmeyi düşünmeyen arkadaşım, ben hallederim erkeği ile tanıştı. yüzüne mutluluk güzelliği geldi resmen. Rabbim tez zamand: bize de nasip etsin inşallah.
Erkeklerin ilk adımı atmaya çekindiklerine kimse ikna edemez beni, hele de karşıdan bi elektrik almışlarsa kelimenin tam anlamıyla gidip alıyolar yani. Prenseslik falan hikaye geliyo bana. Seven adam en zor olanıyla da uğraşıyo yani.
İş yerim ayak üstü girilecek bi yer bazen dilenciler giriyordu çalışanlarda gönlünden koparsa veriyordu ben karşılama yaparken 2 kişi bi anda girdi, siz beraber misiniz ilgilendirler mi sizlerle demiştim. Müşterimizde he ben ürün almaya geldim beyfendi de parasını dileniyo demşti
rabbim bana heves ver. ibadet hevesi, ders calisma hevesi, ögrenme hevesi, anın tadını çıkarma hevesi, yeni kisiler tanima hevesi, her anlamda bana afiyetli heves ver.
cocukken neler neler yasadim dag gibi gucluydum o yasimda ya simdi en ufak seye elim ayagim titremeli panik atak geciriyorum amk ezigi ya su geldgin hale bak
son zamanlarda okuduğum en kalp kıran şey buydu... aşırı bağımsızlık, hiç kimseden yardım istememe durumu kimsenin bizi umursamadığına ve eninde sonunda terk edileceğimize inandığımız için bağ kurmaktan ümidimizi kestiğimiz bir travma tepkisidir. yüreğime oturdu resmen
kendimle birkac derdim var bir turlu cozemiyoruz, cok garip sanki kendimi karsima oturtuyorum ve bir turlu ikna edemiyorum, birak iste bazi seyleri degistir artik, anliyorum ama anlatamiyorum da, insanin kendiyle tartismasi cok tuhaf sak diye cozsene biliyosun iste iyi gelmiyo