Dostoyevski, Suç ve Ceza kitabında;
“Herkesin, gidebileceği bir yeri olmalı” der ve ekler:
“Çünkü öyle bir an olur ki,
insanın mutlaka bir yere gitmesi gerekir."
O gece, yemek yemedi. Kutlama olmadı. Çadırın önünde, sessizce sigarasını içti. Zafer kazanmış bir başkomutandan ziyade, evlatlarını ölüme göndermiş acılı bir baba gibiydi.