Öğr. Gör-Yabancı Diller/
Sanatçı-Güzel Sanatlar Fak/
Sosyolog
Bu toplumun eğitilemeyecegini,cahil olmayı kültürel olarak seçtiğini görüp öğretmeyi bıraktım.
“Ben yapmazsam olmaz.” düşüncesi ilk başta sorumluluk gibi görünür. Ama zamanla insanı yoran, öfkelendiren ve tüketen bir yük hâline gelir. Çünkü her şeyi üstlenmeye alıştığında, bir süre sonra kimse senden istemese bile kendini mecbur hissedersin. Sonra da kimsenin senin kadar çaba göstermediğini düşünerek kırılırsın.
Oysa her şeyi yapabiliyor olman, her şeyi yapmak zorunda olduğun anlamına gelmez. Bazen kendin için yapacağın en sağlıklı şey, yük paylaşmayı öğrenmek ve her sorumluluğu omuzlamak zorunda olmadığını kendine hatırlatmaktır. Çünkü tükenen insanlar, çoğu zaman en çok yük taşıyanlardır.
Kaddafi şöyle demişti:
“Onların planı, Lübnan ve Suriye'yi ortadan kaldırarak sözde İsrail'in sınırlarının Arap ülkeleriyle değil, Türkiye’yle olmasını sağlamaktır. Bunu, bizim çağımızda olmasa bile çocuklarımızın çağında başaracaklarını göreceksiniz... Suriye 5 küçük devlete bölünecek.”
-Kaddafi’nin söyledikleri gerçekleşti.
Bin yıl önceki hayvan hakları bakanı "HAYVANA ZULM EDEN DEVLETİNİ YIKAR "
Adı: Nizâmülmülk (Asıl adı: Ebu Ali Hasan bin Ali bin İshak et-Tûs)
Ünvanı: “Devletin Düzeni”
Görevi: Büyük Selçuklu Devleti’ne 29 yıl Vezir
Padişahları: Sultan Alparslan ve Sultan Melikşah
Doğumu: 10 Nisan 1018 – Horasan, Tûs
Ölümü: 16 Ekim 1092 – Haşhaşî suikastı ile şehit edildi
NEDEN “HAYVAN HAKLARI BAKANI”?
Çünkü 1000 yıl önce hayvanı “devlet meselesi” yaptı.
KANITLAR:
1. Kitabında Yazdı – Siyâsetnâme:
“Padişah, memleketindeki susuz hayvandan da mesuldür. Adalet, kurdun kuşun hakkını gözetmektir.”
2. Medresede Uyguladı: Kurduğu Nizamiye Medreseleri’nin avlusuna kedi, köpek, kuş için su yalakları yaptırdı.
3. Vakfiyeye Yazdı: “Hayvanat taamiyesi” için özel bütçe ayırdı.
4. Sözü: “Bir devletin adaleti, sokaktaki köpeğin haline bakılarak ölçülür.”
Avrupa’da hayvanlar “eşya” sayılırken, Nizamülmülk 1000 yıl önce dedi ki:
“Hayvana zulmeden, devletini yıkar.”
Son sözü rivayeti: Şehit edilirken bile “Medresedeki kedilerin sütünü ihmal etmeyin” dedi.
Güç, merhametle ölçülür. Nizamülmülk bunu 1092’de KANIYLA yazdı.
Karamel’i Fitpark Fitness & SPA calisanlari oldurup cope atti. Is yeri sahibinin bizzat verdigi talimatla. Sonra cikip “haberimiz yoktu” dediler.
Salondaki kacak isciler geri gonderme merkezine gonderildi. Is yeri sahibi ise adli kontrolle SERBEST. #karamelicinadalet
📌 PAYLAŞ İFŞALA
📌 İSTANBUL MALTEPE’DEKİ OSES ÇİĞ KÖFTE DÜKKANI KEDİLERE SICAK ÇAY DÖKÜP TEKME ATIYOR 🤬 🤬 🤬
***************
📌 SHARE AND EXPOSE
���� OSES RAW MEATBALL SHOP IN MALTEPE, ISTANBUL, IS POURING HOT TEA ON CATS AND KICKING THEM 🤬 🤬 🤬
Karamel koltukları tırmalamasın diye, Beylikdüzü fitpark isimli spor salonunun patronu ve temizlik personelleri tarafından ağzı bağlı poşete konulup, açamasın diye de üzerine yük bindirilmiş. Kıçı kırık bir koltuk için bir canı diri diri boğmuşlar! @istanbul_EGM
🚨 KARAMEL’İN SESİ OLALIM 🚨
Bir koltuk uğruna bir can neden yok edilir?
Karamel’in bilinmeze nasıl götürüldüğünü gösteren skandal görüntüler ortaya çıktı.
📌 Etiketle • Paylaş • Ses Ol
#insanahayvanaşiddeteSon#karameliçinadalet
beylikduzu baris mahallesinde bir spor salonu calisanlari orada yasayan ve bakilan kediyi koltuklara zarar verdigi gerekcesiyle oldurup cope atmislar caniler lutfen yayilmasina yardimci olur musunuz
Hayvana dönük işkencelerin hesabı sorulmuyor. Bu köpekler "meydan" adı verilen yerlerde kan revan içinde dövüştürülüyor, üzerlerinden bahis dönüyor, diğer hayvanlara eziyet ettiriliyor. Suçlular da başlarına bir şey gelmeyeceğinden o kadar emin ki işkenceyi sosyal medyadan duyuruyor.
25 Aralık 1991...
İstanbul'un göbeği, Bakırköy...
Alışveriş yapmak için mağazaya gelen insanlar...
İşine gitmiş çalışanlar...
Çocuğuna kıyafet almaya çıkan anneler...
İki yaşındaki bir bebek...
Hiçbirinin elinde silah yoktu.
Hiçbiri çatışmanın tarafı değildi.
Hiçbiri o gün öleceğini bilmiyordu.
Öğle saatlerinde yüzlerini kaşkollarla gizleyen yaklaşık 100 kişilik bir grup, "Yaşasın Başkan Apo", "Yaşasın PKK", "Vur gerilla vur, Kürdistan'ı kur" sloganlarıyla Çetinkaya Mağazası'nın önüne geldi.
İlk yaptıkları şey mağazanın girişini kapatmaktı.
Ardından 50'den fazla molotof kokteyli mağazaya ve vitrinlere atıldı.
Bir anda her yer alev aldı.
İçeride bulunan insanlar panikle üst katlara kaçtı.
Çıkış kapısı alevler içindeydi.
Son umut olarak yangın merdivenine yöneldiler.
Fakat o kapı kilitliydi...
Arkanızdan alevler yükseliyor...
Duman nefes aldırmıyor...
Yanınızda çığlık atan çocuklar var...
Ve sizi hayatta tutacak tek çıkış kapalı...
İtfaiye geliyor ama merdivenleri terasa yetişemiyor.
Bazıları ipe tutunarak kurtuluyor.
Bazıları ise yangın merdiveninin önünde dumandan boğularak can veriyor.
O gün hayatını kaybedenler:
• Ahmet Çetinkaya
• Hasan Dervişoğlu
• Merve Gül Bakkal (2 yaşında)
• Sezer Bakkal
• Hatice Çelik
• Habibe Çelik
• Zübeyde Nadir
• Şadiye Nadir
• Rezzan Seda Kızılkırmızı
• Süheyla Kızılkırmızı
• Yaver Ağabeyli
• Şengül Aras
Şimdi bir an durup düşünün...
Böyle bir terör eyleminin içinde yer alıyorsunuz.
Sonucunda 12 masum insan hayatını kaybediyor.
Aralarında iki yaşında bir bebek var.
Yıllar sonra cezaevinden çıkıyorsun
Ama zerre pişmanlık göstermiyorsun
Normalde sessizce kenara çekilmen gerek değil mi?
Ama yoook!
Üstten tehdit etmeye devam ediyor!
Sonra da çıkıp barıştan, demokrasiden ve kardeşlikten söz ediyor!
Üstelik bugün, devletin buna izin vermesiyle miting miting dolaşıp bunu adeta bir gövde gösterisine dönüştürebiliyor.
Allahım biz ne yaşıyoruz?
FITPARK FITNESS, Beylikduzunde katliam!! Zavalli bir kediyi korkunc sekilde spor salonunda katlediliyor calisanlar 😫😫 Calisani isten cikardigini instagram hesabinda paylasmis ancak sorusturma dilekcesi bile vermemisler bu cani icin!! CANI SERBEST VE HAKKINDA HICBIR ISLEM YOK!!
İş yerinde, okulda ya da sosyal çevrede hiçbir zararınız olmayan insanlar sizinle uğraşıyorsa ya sizin yerinizde olmak istiyorlardır, ya da güçlü yönünüz onların bir zayıflığına dokunuyordur. Carl Jung’un dediği gibi “gölgeleri tetikleniyor”dur. Bu da sizin sorununuz değildir.
Bugün bu hayvan benim işletmemde bakanlık personeli tarafından ezilerek ölmesine sebep verildi. Ben CHP nin seçilmiş başkanının ekibinin gölge tarım Bakanıyım. 20 yıla yakındır İşim çiftçilik ve hiç böyle bir olay olmadı. Değil ezilmesine sebep olmak bizim işletmede hayvana bağırmak yasak!
İki gündür bakanlık personeli 14 Kişi ile çiftliğime baskın yaptılar ve tüm hayvanlarından kan alıyorlar. Zaten her yıl yapılan bir şey ama iki personel ve bizim ekip ile.
Tek gayeleri baskı yaparak eleştirilerimden vazgeçmemi sağlamak.
İlk seçimde gelip o bakanlıkta Türkiye’nin gıda egemenliğini yeniden sağlayacağım ve bunu durduramayacaksınız bunu bilin!
Tanrı "çalmayacaksın" buyurdu.
Çalıyorlar ve milyonlarca insanın hakkına giriyorlar. Yine de kendilerini bir türlü "eşit" hissetmiyorlar, hep mağdurlar...
Bu sürdürülemez.