Eğer bana karşı düşünceli olmak sana yük ya da kısıtlama gibi geliyorsa, birbirimize uygun değiliz. Çünkü ben saygıyı kontrol değil, sevginin doğal bir parçası olarak görüyorum.
Bir bağ kolayca dağıldığında, hemen dağılmasına izin veriyorum. Hemen dağılsın ve bitsin. Çünkü kuvvetli bir bağın dağılacak noktaya kolay kolay gelmeyeceğini biliyorum. Dayanıksız bağlardan kurtulmanın da özgürleştirdiğine inanıyorum.
ten arzusu. bambaşka bir şey. bir insanı bir yemek gibi aşermek, dokunmak ve bütünleşmek. kuşkusuz şu tutkunun ve ardından gelen gülüşmeleri özledik, hem de nasıl.
Her şeye rağmen hâlâ seviyorsak, birilerini önemsiyorsak, unutamıyor, kıyamıyorsak, bu onların vazgeçilmez olduklarından değil, beslediğimiz sevginin temizliğindendir. Boşverin gitsinler, neler için neleri feda ettiklerini elbet bir gün onlarda öğrenecekler.
Aslında sende, benim istediğim hiçbir şey yoktu. Ancak ben, var zannettim. Olsun istedim. Senin üzerinden bir hayal kurdum. Yıldızlı, ışıltılı bir hayal. Bu da sana olan, parlayan aşkımdı. Birazı sana bağlı, çoğu senden bağımsız.
sevilmediğimizi aslında hep hissediyoruz. sarılırken bir saniye erken çekilen kollar, dalgın dinlenen cümlelerimiz, eskisi kadar merak edilmeyen günümüz, gözlerde yavaşça sönen parıltılar, uzatıldığında hafifçe havada kalan elimiz, giderek kısalan iyi geceler ritüelleri.. kalp, kelimelerden çok önce anlıyor. ama biz yine de bekliyoruz; belki yarın sabah, belki bu sefer diye diye.. ta ki kabul etmek zorunda kalana kadar..
Beni hayatta nereye koyacağını bilmeyen, sadece kendi canı istediğinde değer veren birinin etrafında dönüp duramam. İlgi görmek ya da hatırlanmak için sıramın gelmesini bekleyecek kadar vaktim de yok hevesim de. Eğer birinin hayatında öncelik değilsem o kişinin benim hayatımda ki yeri koskoca bir sıfırdır.
Sevdiğim insanlar bana bir adım geldiğinde ben onlara on adım birden giderim, bu saflığı aşamadım.Ben sevgiye beş yaşındaki çocuğun masumiyeti ile bakıyorum, ama içinde bulunduğumuz zaman diliminde buna yer yok sanırım. Olması gereken bu ama insanların hep bir çıkar meselesi var.
“Bir gün anlıyorsun; beklediğin şey geri dönmesi değil, hiç gitmemiş olmasıymış. İnsan en çok, artık hiçbir ihtimal kalmadığını kabul ettiği gece yaşlanıyor. Çünkü bazı vedalar, ömrün geri kalanını tek bir ana dönüştürüyor.”
Nuri Bilge Ceylan - Kış Uykusu