Beşiktaş kötü oynamadı, güzel keyifli bir maç izledik. Amed fazlasıyla galibiyeti hak etti, canı sağolsun. Bence en önemli kazanım sivriltilmeye çalışılan ırkçı söylemlere çarşı’nın Amed’ de edindiği ve paylaştığı deneyim oldu. Umarım fener ve GS bunu tadar. Her bijî #Amedspor
Rojin Kabaiş’in ailesine anlamlı ziyaret.
Amedspor–Beşiktaş maçı için Diyarbakır’a gelen Çarşı Doğuanadolu grubu, Nizamettin Kabaiş’i ziyaret ederek aileye başsağlığı ve dayanışma dileklerini iletti.
Taraftarlar, “Ateş düştüğü yeri yakmasın, failleri yaksın” yazılı pankart açtı
Bu arada olaitan oynadığı toptan bağımsız olarak bizim o taraflarda bez çaput bağladığımız , kökünde çocukların bir zamanlar bozuk para bulduğu gövdesi kalın ziyaret ağaçları gibi :)
Küçük birikimleri, ev alma, ek gelir gibi beklentilerle borsaya çekilen yurttaşların tasfiye edilecek fonlarda 950 milyar TL'si (yaklaşık 20 milyar dolar) vardı.
Sistem çöktü ve SPK, 1 trilyonu bulan bu fonları işleme kapattı. Enkaz da Emlak Katılım, Varlık Fonu ve kamu bankaları eliyle yine halkın sırtına yıkılıyor.
Yurttaşlarn yutulan tasarrufu ve 'kurtarma' faturasıyla birlikte operasyon neredeyse 2 trilyon liralık bir çifte soyguna dönüşüyor.
“Sıvasız şehit evleri”ne sıva yapmak yerine yeni binayı sıvasız yapmayı öneriyor. Faşizm tam olarak budur; Yoksulun yoksulluğunu sürdür ve bunun üzerinden demagoji yap.
Sivil toplum ve kanaat önderleri de desteğini verdiğine göre , bu iş tamam. Bundan sonraki süreci anlamak için Şehzade efendinin Van’da takındığı vaziyeti göz önünde bulundurmak yeterli
MERHABA CANIM
Korkma
Korkmasam "korkma" diye seslenen de olmazdı herhalde. Herhalde korkacağım, korkacağım ki tedbir alacağım. Bu en temel hayatta kalma içgüdüsü.
Korka korka, korkmaktan usanmışsak peki? Hayatımız başlı başına meydan okumaysa ezberlere? Hayat bizi yorduysa ve kaybedecek pek de bir şeyimiz kalmadıysa?
Olur mu? İnsan, 15 yıldır yazıp çizdiği, sesini duyurduğu x hesabı kapatılır diye bile korkar? Öyle değil mi?
Peki öyleyse tedbir alayım.
Hazır henüz kapatılmamışken hiçkimse okumayacak gibi içimi dökeyim şuraya.
Yarın öbür gün, bir başka 12 Eylül anlatısına katkısı olur belki de yazdıklarımın...
Önümden kelepçeyle geçiriliyor arkadaşlarım. Ben niye hâlâ dışardayım? Biri "yakın kendinizi, bizi uğraştırmayın" diye yazıyor çünkü bunu yazabiliyor. Köşe başındaki gazete bayiinde gazetenin manşeti "lgbti inlerine girildi"!
İnde mi yaşıyorum ben? Evet evi bir iki gündür temizleyemedim ama hâlâ in sayılmaz. Bir iki kriminal vakayı dahil ettikleri ve yüzbinlerce insanı "sıra sizde" diye tehdit ettikleri operasyonlar nerde biter bilinmez. Kalkıp evi toplamalıyım. Gelirlerse ayıp olmasın!
Müstehcenlik suçlaması getirmesinler şimdi durduk yere, dolaptaki kıyafetlerimi gözden geçireyim bari. Şu son paylaştığım fotoğraftaki atletim müstehcen miydi acaba? Silmedim. Silmem de. 30 yıla yakın televizyona takım elbisemle çıktım ben. Emekliyim artık. İster atlet giyerim ister giymem bile. Kime ne? Telefonları karıştırıyorlarmış içerde. Dur galerimdeki fotoğraflara da bir bakayım. Mahcup olmayalım içerde.
Mart'ta gelir vergisi ödenecek diye not var galeride. Unutup da parayı harcamayayım diye. Hatırlatıcı.
E şimdi kendi ödediğim parayla alınmış kelepçeyle mi götürecekler beni evden? Ben seçmek isterdim doğrusu. En azından rengini.
Sahi vergi kaçıranlar, insanları suça sürükleyenler, gerçek çeteler, üç kağıtçılar, ırz düşmanları cirit atacak, bizler mi içeride yatacağız?
Komşular da tempo mu tutacak, alkışlar eşliğinde aslanların önüne mi atılacağız arenada? Ne vakit imparator sıkışsa Roma'da, bir kaç köle atarmış ya aslanlara. Var mı bundan âlâ temâşa...
Ben kölelerin yanındayım, aslanların ve komşuların karşısında. Aslanların ve komşuların günahı az. Asıl imparatorun dimdik karşısında...
Yazsın bakalım tarih bizi de direnenler safında. Varsa bir hakkım, okuyana ve ses çıkarana helal ola. Zulme direnenlerin alnından öperim. Elbette rızaları varsa.
Allah'a emanet olun...
Neye şaşırdın? Şaire de mi şaşırırsın? Ne diyor Şair Arkadaş Zekai:
"annemi ve allahı da çok severim
annem de allahı çok sever
biz bütün aile zaten biraz
allahı da kedileri de çok severiz.
ah canım aristophones
barışı ve eşek arılarını hiç unutmuyorum
ölümü de bir giz gibi tutuyorum içimde
ölümü tanrıya saklıyorum
ve bir gün hiç anlamıyacaksınız
güneşe ve erkekliğe büyüyen vücudum
düşüvericek ellerinizden ellerinizden ve
bir gün elbette
zeki müreni seviceksiniz
(zeki müreni seviniz)"
Vaktiniz varsa Rojava’yı Önder Çakar ‘ın gözünden dinleyin. Kadınları, Travmaları, asimilasyonu, çocukların hikayelerini, kültürün detaylarını kendi gözünden samimi bir dille anlatıyor. Bir önceki rejim anayasasında Kürtler sadece buğday ekebilir diye bir madde varmış mesela!
2014'te IŞİD’in kuşatmasındaki Kobani’ye gitti, yaralandı, ama bir daha Rojava’dan elini çekmedi. Hâlen orada senaryo dersleri veren Çakar’la Qamişlo kentinde buluştuk, Rojava'nın savaşta ve öncesinde çektiklerini onun etkileyici anlatımından dinledik.
https://t.co/7Rh1A3bBAX
Liberalizmin terapiyle kurduğu ilişki tam da bu. Gelecek korkusuna hapsedilmiş bir toplumun, geçmişinin kamburuyla yaşamaya alışmamış bir topluma kaderine razı olması için terapi adı altında çareler dayatan bir profesyoneller grubu.
LGBTİ+ örgütlerine yönelik operasyonların ardından AB'den Ankara'ya tepki
Avrupa Komisyonu, Türkiye'nin cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğinden bağımsız olarak herkesin insan haklarını güvence altına almakla yükümlü olduğunu hatırlattı https://t.co/3pCq5YVBdO
31 yıldır her türlü sansüre, yasağa rağmen kesintisiz yayın yapan Evrensel, dijital sansüre uğradı.
Bir çok sosyal medya hesabı da hukuki hiç bir dayanağı olmayan kararla engellendi.
Bu bir 'dijital olağanüstü hal' ilanı ve 'dijital gözaltı'dır!
Toplumun bilgi edinme hakkı bütünüyle ilga ediliyor.
Colani’nin başkenti İdlip’teki protestoda ‘Ruhuna lanet olsun ey Colani’ ve ‘Halk rejimin devrilmesini istiyor’ sloganları atılıyor.
Hama ve bazı kentlerde hükümet ve bakanların istifasına dair çağrılar var.
Bence AfD ile ilgi tartışmalarda meseleyi doğru yerde en sade olarak analiz eden yazıların arasında yer alıyor. Hele Türkiye’den ısmarla yazılara yazılara nazaran çok önmeli ayrımlara yer veriyor. Ki zaten Çakır sol entelektüel tartışmalara çokça katkı vermiş biri.
Bu arkadaşın öncelikli endişesi insanın verdiği zararı yapay zekanın vermemesi gerektiği yönünde. Nesnesi olduğu sermaye rejiminin yıkıcılığına bir tür rıza üretmiyor mu?
I resigned from Anthropic today. I spent the last three years doing pretraining research at both OpenAI and Anthropic. Neither company is acting responsibly. They are racing straight to self-improving superintelligence and gambling with our lives. More thoughts below.
Çok güzel bir haber. Çok mutlu oldum. Gülüşü kadar sırtını güven içinde yaslayacağın ender insanlardan. Vaktiyle defalarca kapısını çalmama rağmen sağlık erişiminde tek kuruş talep etmediği gibi, dolu gülüşüyle seni bileyip gönderen özel bir insan✊🏼
Yoksullaşmanın AfD’yi güçlendirmesi Marksizme karşı bir kanıt değil ki. Olsa olsa snf çelişkilerinin kendiliğinden devrimci bilinç üretmediğinde, siyasal olarak örgütlenmediğinde sağa da kanalize olur. AfD’nin oy oranını yoksulluk grafiğiyle açıklayan marksistler çok ayıp etmiş
"Sınıf çelişkileri keskinleşirse devrim olur" diyen Marksistlerin AfD'nin başarısını artan yoksullukla açıklamaları beni çok güldürüyor.
/
Marxists who suppose if class contradictions sharpen, revolution emerges yet explain the success of AfD over the rising poverty make me laugh
Operasyonlar, gözaltılar ve seçim iptali sonrası Üsküdar Belediyesi AKP'ye geçti
Son turda AKP'nin adayı 23, CHP'nin adayı 19 oy aldı
https://t.co/CtKIHcPan7