Bebekleri çok sevmemin yegâne sebebi. Çocuk hasta bakmak da kezâ çok keyifli. Elime ne zaman abeslang ya da otoskop alsam bebeklerin gözleriyle annelerini incelediklerini fark ederim. Anneleri biraz bile endişeliyse -bunu bebekten gizleyemezsiniz, hisseder- hemen kendisi de o duyguya geçip muayeneyi size zehir eder. O yüzden çocukta ciddi bir durum varsa önce anneyi uzak tutar, muayeneyi biraz rahatlatırdım. Çünkü annenin gözünden düşen bir damla çocuğun içine yağmur olurdu. Yani panik bir annenin çocuğu korkak olur, sakin bir annenin çocuğu da sakin olur. Çocukların bir diğer sevdiğim tarafı da her şeyden bir oyun çıkarabilmeleri. Meningokok yüzünden ayak parmağı kopmak üzere olan ve bu yüzden annesi durmadan ağlayan, bizlerin de her vizitte içimizi sızlatan, gözlerimizi nemlendiren 9 aylık bir bebek onca koca adam ve kadının dolduğu hasta odasında elleriyle gözlerini kapatıp "ce-eee" diyerek güldüğünde herkeste bir duygu boşalması olmuştu. Gözlerimiz ıslaktı ama hepimiz ona gülüyorduk. Çocuklar beni her zaman büyüledi. Yapamadıkları şeylere bakarak "yetişkin" olmadıklarını söylesek de onlar yapmayı hayal edebildikleriyle daha "tanrısal" bir yerdeler.
@cevaplasanaa@tate40496 Sırf böylelerinden korktuğum için en az 40 gün kimseyi evime sokmadım hatta hastaneye bile çağırmadım, en yakınımız bile olsa densiz insan çok. Çocuğumuzu sokakta bulmadık şükür.