13 gün boyunca işkence gördü.
05 Ağustos 2016’da, gözaltında öldü.
Gökhan Açıkkollu bir öğretmendi.
“Terörist” dediler, ölüsünü bile rahat bırakmadılar.
“Hainler mezarlığına gömülsün” istediler.
Yıllar sonra
Aynı devlet onu ölümünden sonra göreve iade etti.
HerEmanet BirTanık
@meyrukk mis gibi konuşmuş bitmiş gitmiş, bu kadının her hareketinin linclenmesine üzülüyorum artık, toplum tarafından aşırı dışlanmış hissettigini düşünüyorum
bu fotoğraftan da anlaşıldığı üzere ‘çalışan kadın’ terimi bir totolojidir. çalışmayan kadın diye bir şey hiçbir zaman var olmamıştır, yalnızca yaptığı iş karşılığında para alamayan kadın diye bir şey vardır.
psikologlar kimseyi iyileştiremiyor.
evet, cümle çok sert. ama mesele psikologların yetersizliği değil; insan zihninin bazen dışarıdan müdahale edilemeyecek kadar karmaşık, inatçı ve karanlık bir yer olması. adam karşısına oturuyor, anlatıyor, ağlıyor, çözmek istiyor ama yıllarca biriktirdiği yalnızlık, utanç, öfke, başarısızlık korkusu, aile baskısı, para derdi ve gelecek kaygısı tek seansta çözülmüyor.
gerçekten ve içten söylüyorum Allah hepimizin yardımcısı olsun, akıl sağlığımızı muhafaza etsin. psikoloji çok zor bir alan. çünkü karşındaki şey kırık bir kol değil. röntgen çekip "şurası çatlamış" diyemiyorsun. insan bazen kendi içinde bile neresi kırık bilmiyor. dışarıdan güçlü görünüyor, içeride yıllardır susmuş bir çocuk taşıyor. işinde başarılı oluyor, evine dönünce duvara bakıyor. para kazanıyor, ama paylaşacak kimse olmayınca o para sadece ekrandaki sayı gibi kalıyor.
yalnızlık burada sandığımızdan daha tehlikeli bir şey. insan biraz yalnız kalınca kendini tanır, çok uzun yalnız kalınca kendini yemeye başlar. o yüzden "yalnızlık Allah’a mahsustur" sözü boşuna söylenmemiş. insanın konuşmaya, görülmeye, anlaşılmaya, bazen sadece yanında sessizce oturacak birine ihtiyacı var.
başarı yolu da burada kirleniyor işte dostlar. herkes zirveyi anlatıyor ama kimse o yolda insanın içinden ne eksildiğini anlatmıyor. daha çok çalışacağım diyorsun, insanlardan uzaklaşıyorsun. daha çok kazanacağım diyorsun, hayatı erteliyorsun. kimseye muhtaç olmayacağım diyorsun, bir bakmışsın kimseye yakın da değilsin.
o yüzden kendinizi geliştirin, para kazanın, sistem kurun, hedef kovalayın ama psikolojinizi "sonra bakarım" diye sakın kenara atmayın.
çünkü bazı bedeller kredi kartına değil, sinir sistemine yazılıyor.
otobüse biniyorlar kirlenmesin diye ayakta duruyorlar, camiye gidiyorlar halı kirlenmesin diye bir şey örtüp namaz kılıyorlar, afet oluyor sessiz sedasız en büyük yardımı yapıyorlar. ama hakları verilmiyor, direnişlerine sahip çıkılmıyor