13.30’da aldığım mesaj:
“Hatay Serinyol,
Paylaşır mısınız lütfen, yangın evlere kadar yetişti”
(Serinyol zemini nedeniyle görece olarak depremden daha az etkilenen ve üniversitenin de bulunduğu yer)
Günaydın
Bu bir erişim engeli değil, DARBEDİR!
Cezaevindeki bir kişinin sadece seyahat hakkı kısıtlanır!
Düşünceye, ifadeye, halka ulaşma hakkına dokunamazsınız!
Ekrem İmamoğlu’nun sosyal medya hesabına Türkiye içinde erişim engeli getirmek;
Anayasa’ya, Ceza İnfaz Kanunu’na, insan haklarına açık bir tecavüzdür!
Korkuyorsunuz!
Sözünden, sesinden, halkla bağından ödünüz kopuyor!
Yasayı çiğneyerek, milletin iradesine saldırıyorsunuz!
Susturamayacaksınız!
Düşünce zincire vurulmaz, hakikat engellenemez!
Deprem oldu gelmediler, 1 senede evleri teslim edeceğiz dediler etmediler, toza dumana boğup asbestle zehirliyorlar, dağlarımızı patlatıp taş ocağı yapıyorlar, doğal alanlara moloz döküyorlar ve nihayetinde insanların malına mülküne çöküyorlar. 6 Şubat sonrası Hatay'ın özeti.
Bu halka yapılan zulümler ne zaman son bulacak? Depremde öldüremediğiniz halkın ellerinde kalan son umut olan topraklarını da ellerinden alarak kahırdan mı öldüreceksiniz napıcaksınız ? Vicdanı olan buna dur der yeter artık durun!
‘‘30 yıl çalışacaksın, tam diyeceksin tamam kendi dünyamı kuruyorum, bir sabah kalkacaksın e-devletinde tapun yok.’’
Hatay Samandağ’da birçok tarım ve bahçe arazisi toplu konut için kamulaştırıldı.
Yıllarca çalışıp edindikleri tapular ellerinden alınan Samandağlılar tepkili.
Görüntüler depremin vurduğu Hatay’dan, bugüne ait…
Samandağ Mağaracık’ta “acele kamulaştırma” kararı ile köy sakinlerinin tapulu arazilerine el konuluyor. İnsanlar narenciyelerine, zeytin ağaçlarına, suyuna toprağına sahip çıkmak için kepçelerin önlerine yatıyorlar.
Jandarma genç yaşlı demeden müdahale ediyor; fenalaşanlar, baygınlık geçirenler, yaralananlar, hastaneye kaldırılanlar var.
Depremin üzerinden 800 gün geçmesine rağmen Hataylıların çilesi de mücadelesi de bitmiş değil.
Video: @gulnursaydam
Silivri’de başucumda, hat sanatçısı Muhammet Mağ’ın zarif ellerinden çıkan bir eser var:
“Bu da geçer Mahir”…
Zor zamanlarda anlam dolu cümleler teselli oluyor. Hele ki bir dostun elinden çıktıysa…
Kıymetli sanatına ve gönlüne sağlık Muhammet Mağ. Teşekkür ederim.
Seçme ve seçilme hakkı nedeniyle hapse atılan belediye başkanlarına destek için protesto hakkını kullanırken gözaltına alınan gençlere destek vermek için boykot hakkını kullanan insanları gözaltına almayı bırakın. Yasalara uygun bir şekilde hak arayan insanları rahat bırakın.
After careful consideration and hearing the feedback from our fans whilst fully respecting their concerns, our show in Istanbul will be now postponed until 2026 so we can ensure DBL Entertainment will not be involved.
Thank you for your ongoing support, it means everything to us. See you in 2026!
Sevgili Gençler;
Korku duvarlarını ilk siz aştınız. Geleceğinizi, umutlarınızı çalan, iradenizi, sizi yok sayan ve size saygı duymayan akla ilk siz isyan ettiniz.
Zamanın ruhu sizi çağırıyor. Zekanızla, samimiyetinizle, yüksek adalet duygunuzla, önyargıları yerle bir eden ruhunuzla, dayanışmanızla, herkesi kucaklayacak ve size ait olacak yakın gelecekte bu güzel ülkeyi siz aydınlığa çıkaracaksınız.
Ben Silivri’de dimdik duruyorum. Bu kumpaslar, yalanlar, dolanlar beni zerre etkilemiyor. Sizi de etkilemesin.
Bu süreçte gözaltına alınan, tutuklanan gençler bizim gençlerimiz. Gururumuzsunuz. Size verilmek istenen zararı hep birlikte engelleyecek, size ve ailelerimize sonuna kadar sahip çıkacağız.
Bu mücadele uzun, taşlı, tozlu, engebeli bir yol demiştim. En büyük engeli aştık. Bakmayın bir avuç, toplumun huzuruna çıkamayan insanın iddialı, hırçın sözlerine. Kaybedeceklerini onlar da biliyor. Demokrasi ve Cumhuriyet yolu milletimizin yoludur ve milletimiz kazanacak, gençlik kazanacak, bir avuç insan kaybedecek.
Tarih sizi yazacak gençler! Siz tarih yazacaksınız, dünyaya örnek olacaksınız!
UNUTMAYIN!
YOLUMUZ UZUN, HEYECANIMIZ YÜKSEK, GENÇLİĞİMİZ VAR!
BİZ, ADALETE SUSAMIŞ TÜRK GENÇLİĞİYİZ.
ASLA VAZGEÇMEYECEĞİZ.
MİLLET BÜYÜKTÜR.
I have decided not to play in Istanbul this October.
I was so looking forward to playing for you, but unfortunately, this is not the right time.
I dream of playing for you as soon as possible.
I stand by you. In Peace and Love❤️
Dertli ozan Matthew James Bellamy, Muse grubunun Uprising isimli şarkısında şunları der:
Kalk ayağa ve al gücü eline
O semirmiş patronların kalp krizi geçirme zamanı geldi
Onların devri sona ermek üzere
Birleşmeliyiz ve bayrağımızın yükselişini izlemeliyiz
Bizi zorlayamayacaklar
Bizi aşağılayamayacaklar
Bizi kontrol edemeyecekler
Biz galip geleceğiz
Boykot bu markalar için uzun vadede o kadar tehlikeli ki her şey değişse, aradan 10 sene bile geçse oraya girip de bir kahve içmezsin. Çocukluğunda hastayken yediğin, kustuğun ve hasta olmakla özdeşleştiği için hayatın boyunca bir daha yemediğin bir yemek gibi
Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in “BOYKOT” çağrısını destekliyorum. Milyonlarca vatandaşımızı disiplinle, özveriyle BOYKOT sürecine dahil olmaya davet ediyorum.
Bu BOYKOT, medya ve iş dünyamızı yok etmeye, onlara zarar vermeye yönelik değildir. Bilakis onları prangalarından kurtarıp özgürleştirmeye dönüktür.
Uzun yıllardır, baskıcı ve antidemokratik iktidarın bir avuç ihtiras sahibine teslim oldular. Keyfi dayatmalara, topluma umutsuzluk ve korku salmaya teşne oldular. Kimileri isteyerek bunu yaptı, kimileri korkuyla. Artık zaman değişti. Aynı şeyleri yaparak farklı sonuç beklemeyeceğiz.
Medya ve iş dünyası için seçim yapma vakti gelmiştir; ya 1 kişinin güdümünde yola devam edecek ve BOYKOTUN sert etkilerini görecekler ya da bizler gibi milletin yanında hizalanacaklar.
Tüm vatandaşlarımızdan güçlü bir tepki bekliyor, milletimizin sağduyusu ve dirayetine güveniyorum.