Özgür Özel kapalı grup toplantısında partinin milletvekillerine konuştu:
İmkanlarımız kısıtlı, paramız yok, otobüsümüz yok, sahne kuralım desek artık durumumuz yok ama onlarda olmayıp bizde olan bir şey var.
Sokağa çıkacak yüzümüz.
“İçimden ağlamak geliyor. Evden getirdiğim ekmeğin yarısını da öğleyin yiyeceğim” sözleriyle gündem olan emekli:
“Gelen yardımları kabul etmedim. Bir çiçekle yaz gelmez.
Binlerce emekli var. Çoğu bankta yatarken benim vicdanım bunu kabul etmiyor.”
DUYURU
Deprem konuşmayı, dertlenmeyi bırakın .Uzman telefonlarından vazgeçin, hangi uzmana başvuracağımızı unutun. Fay konuşmaktan vazgeçin. Depremler 14 milyon senedir zamanı gelince oluyor. Daha milyonlarca sene devam edecek. Gelin deprem tartşmasından vaz geçip DEPREM DİRENÇLİ KENTLER kuralım. Bunun için her kentimizde yönetim, halk,altyapı, yapı stoku, ekosistem-çevre ve ekonomiyi deprem dirençli yapalım. Bu iş nonstop olarak, halk, yerel yönetim ve hükümetle işbirliğiyle yapılır. 10-15 senede tamamlanabilir. Kentsel dönüşüm tam olarak depreme hazırlık değildir. Lütfen konuşmaktan çok, iş yapalım. Bırakalım uzmanlar bilim platformlarında bol bol konuşsunlar, eğer kouşabilirlerse tabii. Sevgiyle
ODTÜ Kimya öğrencisi Eylül Dumanlı, Antalya Belediye Başkanı’nın tutuklandığı gün yalnızca “Ayaklanmalıyız Antalya” dediği için, bir saat içinde ailesinin evine baskın düzenlenerek gözaltına alındı ve tutuklandı.
Şu an Antalya L Tipi Cezaevi'nde tutuluyor.
Eylül, haksız yere içeride ve çok hızlı kilo veriyor. Tutukluluğuna yapılan itirazları reddedilen arkadaşımızın, ilk duruşmada tahliyesini talep ediyoruz!
Unutmayın, bu hukuksuzlukta ısrar ettiğiniz sürece tarih önünde hesap vereceksiniz!
#EylülDumanlı
AK Parti, 85 milyonun gözlerinin önünde, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’ı hastalıkta geri dönüşü olmayan bir yola sokarak ölüme sürüklüyor.
Bu cinayete teşebbüstür!
86 milyonun hakkı için boş kalan AKP sıraları iki şirket için tıklım tıklım!
AKP Grubu, Zeytin Yasası’nı 199 ret oyuna karşı 255 oyla geçirdi.
Meclis en son bu kalabalığı bütçede görmüştü!
Halk için değil; sermaye için, talan için el kaldıranlara yazıklar olsun!
82 yaşındaki Şerife Teyze gözyaşları içinde haykırdı:
“Bu kekiklerimizi yok ettiler kuzum!”
“Dağlarımızı kül ettiler, sularımızı kestiler!”
“Ben kendim için değil, herkes için düşünüyorum!”
Toprak talanı dursun!
#ZeytinimeDokunma
Tüm vatandaşlarımıza müjde!
Mücadelemiz sonuç verdi.
AK Parti’nin 1 Şubat 2025’ten itibaren konutların elektrik faturalarına yaptığı devasa zamla ilgili Tüketici Hakem Heyetlerine itiraz edilmesi çağrısında bulunmuştuk.
Kamuoyuyla bir itiraz dilekçesi örneği paylaşmıştık.
Sonuç⬇️
AK Parti’nin devasa elektrik faturası zammı Tüketici Hakem Heyeti tarafından ayıplı bulundu!
Ayıplı zam tutarının başvuru sahibi vatandaşa faiziyle birlikte geri ödenmesine karar verildi.
Bireysel başvuru yapılarak fahiş fatura zamlarının iptal edilmesinin yolu açıldı.
Ne olmuştu?
2024’de elektrik kullanımı 5.000 kWh’ı geçen konut abonelerinin, 2025’den itibaren faturalarına %96 zam yapılmıştı.
Ancak zammın hangi tüketim miktarları için konutlara yapılacağı konusundaki bilgilendirme vatandaşa 7 Kasım 2024 tarihinde ilan edilmişti.
Yani bilgilendirme, vatandaşın elektrik tüketim miktarlarıyla ilgili tedbir alması mümkün olamayacak şekilde geç yapılmıştı.
AK Parti vatandaşı bilerek ve isteyerek zam tuzağına düşürmüştü!
Bu soyguna itiraz ettik!
Paylaştığımız, Elektrik Mühendisleri Odası’nın hazırladığı dilekçeyle;
22 Mart 2025’de bir vatandaşımız Mersin’de konuyla ilgili bir itiraz başvurusu yaptı.
Ardından Tüketici Hakem Heyeti kararını verdi⬇️
AK Parti’nin yaptığı elektik zammını ayıplı buldu!
Ayıplı zam tutarı olan 2.305 TL’nin yasal faiziyle birlikte vatandaşa geri ödenmesine karar verdi.
Zamdan mağdur olan tüm vatandaşlarımıza çağrıda bulınuyorum!
Burada paylaştığım dilekçe örneği ve yüksek gelen elektrik faturalarınızla birlikte Tüketici Hakem Heyeti’ne bireysel başvuruda bulunabilirsiniz.
Bu yolla haksız tahsil edilen fatura tutarlarının iadesini alabilirsiniz.
Hakkımızı arayalım, itiraz hakkımızı kullanalım!
Dilekçe Örneği: https://t.co/mJ92HDIEN1
Sevgili İzmir Halkı, Sizi Dayanışmaya Çağırıyorum,
Disk Genel İş Sendikası İzmir’de mantıklı hiçbir açıklaması olmayan bir grev sürecini, insanlarımızın günlük hayatını alt üst etme ve sağlıklarını bozmayı da göze alarak devam ettirme çabası içindedir. Bu esnada hem iş yapmaya çalışan arkadaşlarımız hem de belediye yöneticileri sık sık tehdit ve tacizlere maruz bırakılıyorlar. Bu baskı ve tehditlere boyun eğmem asla mümkün değildir. Grev bitsin diye çaba gösteriyorum, ancak makul olmayan, sorumsuzluk boyutunda taleplere kesinlikle “evet” diyemem.
Grev öyle ya da böyle son bulacaktır. Dayatmalarla değil hukukla, siyasi ve idari sorumluluğumuzla İzmir adına gerekeni yapacağız. Bu süreç içinde; Şehrimize ve insanlarımıza sahip çıkmak adına, grev sonlanana kadar sizlerden dayanışma ve destek bekliyoruz. Hep birlikte çevremizi temiz tutalım, duraklarda bekleyen hemşehrilemizle araçlarımızı paylaşmaya çalışalım. İzmir’in dayanışma kültürünü gösterelim.
Sevgili belediye çalışanları,
Grev hakkınıza sonuna kadar saygılıyım. Belediyenin daha fazla ücret ödeyebileceğine dair kanaatiniz varsa grev yapmaya devam edin. Ama, duyuyorum ki birçoğunuz mevcut durumdan yakınmakta. Sizlerin de yaşananlara anlam veremediğinizin farkındayım.
Kurmaya çalıştığım tek şey, mali disiplini olan bir belediye, kamu kaynağını doğru kullanan bir yönetim anlayışıdır; Hem İzmir’in hem çalışanlarımızın geleceği için bunu yapmak zorundayım. Burada görev size düşüyor. Lütfen sendika yetkililerinin makul tekliflerle gelmesi için elinizden geleni yapın, hepimiz için çok geç olmadan.
Ahmet Minguzzi evladımızın katledilmesine ilişkin faillerin evladımıza yönelik ilk eylemi gerçekleştirdiği ve sözlü tartışmanın yaşandığı iddia edilen yer olan Kadıköy Bit Pazarının üstündeki parka ait kamera kayıtlarının zamanaşımına uğraması nedeniyle silindiği ve olay gününe ilişkin parka ait herhangi bir kayıt bulunmadığına ilişkin cevabi yazı bugün dosyaya eklenmiştir. Böylesine önemli bir yargılamada olay olduktan hemen sonra el konulması ve celbedilmesi gereken kamera kayıtlarının bizim başvurumuz neticesinde mahkemece celbine karar verilmesi ve silindiğinin söylenmesi, cinayetin en önemli delili olan bu kayıtların ortada olmaması hukuken ve fiilen kabul edilemez bir durumdur. Yine cinayetin işlendiği, Ahmetimizin canice katledildiği 10,3 cm uzunluğundaki sivri uçlu bıçağın 6136 sayılı yasanın 4. Maddesinde belirtilen yasak niteliğini haiz bıçaklardan olmadığı İstanbul Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nün Uzmanlık Raporu ile tespit edilmiş olup; buna istinaden Sayın Başsavcılık tarafından “Bıçak veya Diğer Aletleri İzinsiz Olarak Satma Satın Alma Taşıma veya Bulundurma” suçu yönünden KYOK verilmiştir. Bu karar da kabul edilemez mahiyettedir. Ahmet evladımızın canice katledilmesinde kullanılan bıçak 6136 sayılı Kanunun 4. Maddesi kapsamındaki yasak bıçaklardan değilse hangi bıçak bu kapsamda olacaktır??? Bu durum tam bir hukuk garabetidir. Geldiğimiz aşamada bu kanunun ihtiyaçları karşılamadığı ortadadır. Mezkur karara karşı da tarafımızca her türlü hukuki yola başvurulacaktır. Gereği kamuoyunun bilgisine sunulur.
Ekrem İmamoğlu’nun resmi sosyal medya hesabına getirilen erişim engeli, sadece bir kişiye değil, milyonların sesine vurulmuş bir sansürdür. Bu hukuksuzluğu en güçlü şekilde kınıyoruz.
Ancak bilinmelidir ki; adaletin susturulmak istendiği her yerde, biz daha gür konuşacağız.
Bu hesabım erişim engeli kalkana kadar Ekrem İmamoğlu’nun sesi olmaya devam edecek ve onun adına kullanılacaktır.