Şunu farkettim, eşimle birlikte prenses olmayı öğrendim ben. Hiç bilmezdim. O öğretti. O varsa kapımı açmamışımdır, poşet taşımamışımdır, herşeye bırak ben hallederim der. Alışık olmadığım için çoğu şeyi istemem. Kıza kıza bana ondan istemeyi öğretti. Çok değişik bir olaymış.
Terazi ile anlaşamayan zaten anlaşmak istemediği için anlaşmıyor. Terazinin herkesle anlaşan tarafını sevmiyor. Örneğin bir koç nettir, dobradır. Ortamda dışlanan olma pahasına söyleyeceğini söyler, rengini belli eder. Bu yönüyle bir teraziyi sevmemesi, anlaşmamasını anlarız. Çık biraz dobra ol, Seda Sayan ol diyecek koç. Koçun dünyaya gelişi böyle. Gerekirse herkesin aksi yönüne gidecek, yeni yol açacaksın. Fatih Sultan Mehmet'i düşünün. Herkesle anlaşacağım, uyum sağlayacağım dese gemileri karadan yürütme gibi absürt ve ters fikri uygulayabilir miydi? O koçtu. Yeni yol açacaktı, açtı.
Her burcun dünyaya geliş amacı var. Terazi huzuru, uyumu, güzelliği, diplomasi iyi öğretmeyi geldi.
Terazi konumlarının anlaşmak istediği zaman anlaşamayacağı kimse yok. Onun dünyaya geliş görevi de bu. Bu bir burcu iyi diğerini kötü yapmaz. Hepimiz sistemde bir yere, göreve sahibiz.