1 ay sonra mezuniyet sınavları olan gencecik bir mühendis adayını bugün Metris Cezaevine gönderip bu vatana küstürmenize izin vermeyeceğiz.
Babası ile görüştüm ve Ege'nin avukatlığını üstlendim.
Türk evlatları da sahipsiz değildir!
@zaferpartisi@umitozdag
Konu Filistinli mazlumların yanında olmaksa; ben de varım. Ama kimse Filistin'in arkasına saklanıp İstanbul'un göbeğinde hilafet çağrısı yaparak Türkiye Cumhuriyeti devletini yıkmaya teşebbüs edemez!
İstanbul'un göbeğinde hilafet çağrısı yapanlar için; İçişleri Bakanlığı'nı ve bu ülkenin namuslu savcılarını göreve davet ediyorum.
Ege Akersoy'un attığı bir yumruktan dolayı göreceği tüm zararları karşılamaya hazırım. Burs, yurt ve benzeri tüm imkanlar için benimle iletişime geçebilir. Cebimde ne varsa kendisi ile paylaşacak, neyi eksik kalıyorsa tamamlayacağım.
Türk evlatlarını Cumhuriyet düşmanlarına, devlet düşmanlarına yem etmeyeceğiz.
Ege'nin babasının yüreği ferah olsun. İşlediği suçun hiçbir cezası yok. Yattığı hergün kendisi için bir şeref nişanesi olacaktır. @umitozdag
İngilizleri uluslararası turnuvada içki içmekten mahrum kılmanın ne demek olduğunu bilmiyor bu insanlar. İngilizler için çok sevdikleri futbol, aslında içki içmek için bahane demektir, hatta tatil olarak değerlendirdikleri bu tür turnuvalar çok daha kıymetlidir çünkü ertesi gün gitmek zorunda oldukları işleri yoktur, bu yüzden daha serbest ve hatta sorumsuzca içebilirler.
Bu hayat tarzını tasvip edip etmemek ayrı konu ama İngiltere için hakikat bu, bir asırdan uzun süredir maçları böyle izliyorlar, birçok Avrupa ülkesi de onlara yakın seviyede bu yaşam şeklinde.
Dünya ekonomisinin çok önemli bir bölümünü teşkil eden ve her biri birbirinden zengin olan bu ülkelerin vatandaşları Katar’ın isteği doğrultusunda emir eri gibi hizaya geçti Dünya Kupası’nda, hiçbiri “bu bizim asırlık geleneğimiz, siz ne karışırsınız?” deme cesaretini gösteremedi. Başlarda birkaç münferit ses yükseldi ama hiçbiri direnemedi, Katar 150 yıllık futbolun tüm yaşanış şeklini ellerinden çekti aldı.
Bunu söylediğimiz için “sanki kurtuluş savaşı kazandılar mk” diye dalga geçenler var ama dün yaşananlar bu zamana kadar Körfez ülkelerinin futbol mecrasında para zoruyla farklı yaşam tarzları üzerinde kurmaya çalıştıkları istilacı hegemonyaya çekilen ilk ve yek ‘siktir’di. Üstelik de bunu İngilizler kadar zengin ve müreffeh olmayan insanlar, arkalarında kendi devletlerinin desteği bile yokken yaptı.
2022 yılında 18 Aralık'ta 4.8 büyüklüğünde Kırıkhan merkezli deprem, 6 Şubat 2023'te ise şehir yerle yeksan olmuştu. 21 Aralık'ta 4.9 ve bugün yine Kırıkhan merkezli 4.1 büyüklüğünde depremle uyandık. Evet artçı olduğunu daha aylarca süreceğini biliyoruz. Ama bu psikolojik olarak kaldırabileceğimiz bir durum olmaktan çıktı.
Çoğumuz günün nasıl geçtiğini bilmiyoruz. Unutkanlık had safhada. Bir şeyler yapmak için kimsede istek yok. Küçük işletmeler dışında istihdam alanları yok her yer tarla. Kabuslarımız bitmemişken her gün yenisi ekleniyor. Özel afet bölgesi olmayı umarken rezerv alan ilan edildik. Kira destekleri verilecek denirken depremden 2 ay sonra birçoğumuzda o paralar da kesildi.
Kaybettiğimiz insanlarımızı arayacak gücümüz kalmadı. Hala bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Operatör kepçeden önce kefen gönderilen şehrim gün geçtikçe kara deliğe dönüşüyor. Başka şehirlerdeki arkadaşlarım çıkın buraya gelin iş ev buluruz diyorlar. Burayı bırakırsak geri döndüğümüzde şehrimizi tanıyamayacağız. Gömebildiğimiz için kendimizi şanslı saydığımız ölülerimizin mezarlarını bile bulamayacağız belki de.
Korkuyorum bu sürecin sonunda bir sürü antidepresan veya illegal uyarıcılar alan insanlar olarak devam edeceğiz hayatlarımıza.
Bizim ülkenin bir hükümeti vardı. Atatürk'ün değerleri üzerine kurulmuş TBMM ve diğer merciler, atamızın şahsi meselesi Hatay'ı kadim şehir Antiochia'yı nasıl bu kadar yalnız ve çaresiz bırakabilir aklım almıyor. Bu Atatürk düşmanlığı değil bu saf kötülük. Gazze Somali gibi ülkelere hükümetçilik oynayan insanlar vergi aldıkları fatura ödettikleri Suriyeli doldurdukları şehrimi neden görmezden geliyorlar? Haberlere aldanıp her şey normal sanan açıldığı hafta elektrik ve su baskını sorunu yaşayan hastanenin reklamına bakıp yoluna girdi hayat Hatay'da diyen andavallar şehri ziyarete bir gelse de hala çıkmayan cesetlerin enkazların altında beklediklerini kedilere mama olan başka kedileri yalın ayak dolanan insanları uyuz ve güneş yanığı ile kışa giren yüzleri enkazdan çıkarabildiğimiz ölülerin nasıl istiflenerek gömüldüklerini görsünler. Havadaki tozdan nefes alınamadığını dağın soğuğunun insanlara nasıl işlediğini.
Burda kıyamet devam ediyor. Tuvaleti olmayan konteyner kentler suyu olmayan evler hastalıktan kırılan canlılar... Bunlar da yetmezmiş gibi buğday tarlalarına zeytin bahçelerine molozların nasıl döküldüğünü mandalina ve turunçların alım olmadığı ve ticaretin bitirilmeye çalışıldığı için dallarında nasıl çürüdüklerini görsünler.
İnsanların umudu yok huzuru yok güvenliği yok. Biri bunu görmeli duymalı bilmeli. Yoksa 3 maymunu oynayanların sonu 4. Maymun gibi istismar olacak. Keser döner sap döner gün gelir hesap döner unutmayın. Sesimizi duyun yandaş kanalların Polyannacılık oynadığı 1 doların hala 5 TL olarak gösterildiği Fulya ve onun gibi yalaka habercileri değil bizim yerel kanallarımızı takip edin.
Burası Hatay burda büyük bir insanlık suçu işleniyor. Bunu duymak zorundasınız.
Seçim mağlubiyetlerini her türlü iftiraya başvurarak örtmeye çalışan ahlak yoksunu bir kesimin iftiraları devam ediyor. Aşağıda sırasıyla 2023 Şubat depreminde Elbistan’da, 2020’de bahçemde, 2022 Mart ayında ve 2022 aralık ayında aynı atkıyla çekilmiş fotoğraflarımı buraya koyuyorum. Ayrıca bu atkıyı tam 10 yıldır takıyorum. Aynı kıyafeti uzun yıllar giyen birisiyim. Marka takıntısı olan birisi de değilim. Ayrıca bunun gibi bir kaç tane daha var 10 yıldır taktığım. Nedense 10 yıldır kimsenin dikkatini çekmemiş! 2013 yılında dışişleri komisyonu üyesi olarak gittiğim bir seyahatimde üzerindeki markasına dahi dikkat etmeden 11 dolardan bir kaç adet almıştım. O gün bu gündür bu atkıları takıyorum. Ayrıca üzerinde bir marka da yoktu. Bugün paylaşım dolayısıyla da markasını öğrenmiş oldum. Ama anladığım kadarıyla bu atkı iddia edilen markaya ait ise o fiyata zaten vermezler. Ayrıca benim açımdan da farketmiyor. Normalde bu tür saçmalıklara cevap vermiyorum ama Şehitlerimiz üzerinden yapılmaya çalışılan algı dolayısıyla cevap veriyorum. Londra’ya hem akraba ziyaretine hem de yurtdışı siyasi örgütlenmeyi görüşmek için gittim. Kirvem olan akrabam o akşam yemeğe davet etti, çıkışta da iş yeri sahibi foto rica etti. Ben gittiğimde Şehitlerimiz yoktu. 3 gün kalıp döndüm zaten. Bunun dışındaki her yazılan iftiradır.
NOT: İlk defa yurtdışına çıkmıyorum. 1990 yılından beri 15 yıl yurtdışında yaşamış sonrasında her yıl en az bir kaç defa yurtdışına giden birisiyim. Bu gidişim neden bunlara batmış?
@MertBasaran_inv 3m başlangıç, faiz %50 sabit, %50 enflasyon 5 yıl boyunca her ay %1 artış), harcama aylık faiz oranının 4 te biri (123000/4=30800 ilk ay), 60 aylık simülasyon sonucu :
Aylık harcama 184.000 TL
Enflasyon %108
Toplam 18.541.000 TL
(en büyük sıkıntı bankalarda her ay aynı faiz yok)
@VahdetOzkocak@YuksekogretimK Yüksek lisans ve doktora belgelerimi yök önünde yakacağım. Bir tane bile ilana başvuramıyorum kişiye özel ilanlar yüzünden.
@jeopolitikTurk Bir gün belirleyin, 22 Aralık "Boğaz'a Yumurta Bırakma Günü" olsun. Siz yapmasanız bile yüzlerce insanın yumurta bırakmasının haber yapılması inanılmaz etki yapar. Diğer taraftan sahilde gezen siviller de sizi seçemez...