kayınvalidemin evi kentesel dönüşüme giriyor, dün idealtepe civarlarında birkaç ev gördükten sonra yeni evlere bakmaktan vazgeçmişler. daha birinci gün. tavanı tavan değil, odası oda değil dediler
Benim için bu sorunun kilitlendiği yer “rahat ettiren” vurgusu. İstanbul’da yaşıyorum, bir şey satın almadan oturabildiğim yerler elbette var ama rahat edemiyorum, rahat hissetmiyorum. Kalabalık, yığılma, mekanları kullanma ve paylaşma adabı, oturmamış kentlilik bilinci, toplumsal kutuplaşmanın günlük ilişkilerdeki tesiri, adaletsizliğin yarattığı sosyal, kamusal yarılma, havadaki bitmeyen gerilim yoruyor. Gerçi bir şey satın alıp oturduğum mekanların çoğunda da bu durum pek değişmiyor. Duygusal bir yanıt oldu biliyorum, soruya “gayet kamusal” yanıt verip bir liste hazırlayabilirim ama işte o “rahat” vurgusu var ya o işleri değiştiriyor.
3 yaşındaki yeğenim dün biraz bayılmış gibi tepkisiz kalmış. Acil doktoru şeker olabilir diye çocuk hastanesine yönlendirmiş. Herhalde orada konuşulanlardan öğrendi, bugün şekerim var, açlıktan bayılabilirim bakın diye abur cubur aldırmak istiyor 🫠 Bir de iştahlı olsa gam yemem.
Bu işe niyetliyseniz bir tavsiye vereyim:
Sırf hızlı koşuyor da iki üç yarışta öne çıkmış diye eğitimsiz, bilgisiz insanlardan danışmanlık, program, bilmem ne almayın.
Sakatlanırsınız ve koşmak için değil, hayatınıza acısız devam edebilmek için bile işin uzmanını ararsınız.
Bu insanlarla dalga geçiliyor ama sebepleri ne olursa olsun bu ilgi ve katılım seviyesinin birden çok olumlu, kısa ve uzun vadeli çıktısı olacak.
Bunu 15 sene önce koşmaya başlamış ve koşu gruplarını oldum olası sevmemiş biri olarak söylüyorum.
⬇️
Ha ben de eminim ki bizpopülerolmadanbuişiyapıyorduktayfa olumsuz taraflarını öne çıkararak suyun başını zaptetmeye çalışıyordur.
Bu işin de bir endüstrisi var. Hem kalabalık olsun da müşteri çıksın isterler hem de kendilerini o kalabalıktan üstün göstermek 😀
Üfürükçü peygamber torunuymuş, 170 yıldır beden değiştire değiştire yaşıyormuş. Annenin de öyle olduğuna ve dünyaya safkan çocuk yapıp peygamber soyunu devam ettirme göreviyle geldiklerine inanmışlar. Kadın deliliğe vuruyor, içimdeki zarar vermiş olabilir, ben vermedim diyerek.
Bombalardan biri: Aile başka şarlatanlara da bulaşmış. Kadının biri gelip çocuğu kurumuş köpek kafatasının üstünden su dökerek mi ne yıkamış. Köpek öldürmedik, kırsaldan kemik bulunuyor diyorlar, bilmiyorum artık.
Bu hafta incesinden bir duvar halısı buldum aldım mesela. Yapıp da giyersem alnıma maşallah bu legoya yazmışım gibi olur. Giyim tarzım da öyle etnik falan değil zaten, ben onları dönüştürme ihtimalimi seviyorum.