Bilimden uzak bir şekilde sistemin genleriyle oynarsan, veliye şirin gözükmek için popülist yaklaşımlarla onları yanlış yönlendirirsen, defolu çıktı elde edeceğin çok belli. Halen yapılanları görmeyip, anlamayıp defolu çıktının başına güvenlik personeli dikerek çözmeyi düşünmen daha da garip.
#CerenDamar cinayetinden sonra da oyalamanın dışında ne yapıldı, ne değişti? Aradaki katliamları saymıyorum. O gün birdi bugün dokuz oldu. Aynı şey mi? Diye saçma bir soru yöneltme. Tamamının altında yatan neden EĞİTİM POLİTİKALARI.
Okul taranıyor. 16 kişi yaralanıyor. Tarayan kişi eski öğrenci. İnsanlar çıldırmış olmalı. Basit bir olay değil ama yakışıklı mısırcı kadar gündem olmadı. Bu gerzeklik dünyanın sonunu getirecek. Getirsin de zaten!
BİR LOKMA ZEYTİNE MUHTAÇ OLASINIZ!
Akbelen’de Limak-İçtaş ortaklığındaki YK Enerji, onlarca yıllık zeytinleri, köyümüzü talan ediyor.
Yazıklar olsun bize bunu yaşatanlara, izin verenlere, göz yumanlara, sessiz kalanlara. Bize yaşattıklarınızı yaşamadan bu dünyadan göçmeyin!
#AbdullahÖğretmen için adalet. Gelen videolara yüreğim dayanmıyor. Kanlar içinde yatan babama dönüp tekme atıyor, yüzünde en ufak bir üzüntü şaşkınlık yok. İzlerken beynim duruyor kalbim sıkışıyor.
Selimiye Camisi'nde yapılmak istenen restorasyon faciasına oluşan tepki güzel ancak bunu diğer tüm mirasta göstermek gerek. Antik kentlerde m² hesabı şirketlere verilen restorasyonlar irdelenmeli. Likyalı Hayırsever Rhodiapolisli Opramoas'ın Mezar Anıtı'ndaki restorasyon faciası.
Çocuk Tacizcilerinin Düzenini Teşhir Eden Emine Gizem Çetiner’in Yanındayız
Psikolog Emine Gizem Çetiner Şanlıurfa'da, 2023 yılında muhtarlık yapan N.Y.'yi, 14 yaşındaki bir kız çocuğuna cinsel istismarda bulunduğu için ifşa ettiği gerekçesiyle yargılandığı davadan beraat etti.
Emine Gizem Çetiner, yaklaşık iki yıldır, Ensar Vakfı yurdunda kalan 45 erkek çocuğun cinsel istismarından sorumlu Asım Sultaoğlu’nun Şanlıurfa’ya İl Milli Eğitim Müdürü olarak atanmasını İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde tek başına protesto ediyor.
@gizeminecetiner
Genç diş hekimlerinin emeğiyle, umutlarıyla oynayamazsınız!
DUS sonuçları 15 Mayıs’ta açıklanacaktı, ama açıklanmadı. Mesai bitiminde yapılan bir duyuruyla “sınav yargıya taşındı” denildi. Peki binlerce genç diş hekimi ne yapacak? Ne işe başvurabiliyorlar, ne de bir sonraki sınava hazırlanıp hazırlanmayacaklarını biliyorlar.
Bu keyfiyetin bedelini gençler ödemeyecek!
Hayatları bir duyuruyla askıya alınan genç diş hekimlerinin yanındayız.
Talepleri açık ve net: Yargı süreci hızlandırılsın, sonuçlar bir an önce açıklansın!
#dussonuclarınerede
Mağdur aile vekili olarak görev yaptığımız müvekkillerin kızı Pınar Gültekin'in hunharca ve vahşice katledilmesine ilişkin dosya kapsamında, İzmir Bölge Adliyesi Mahkemesi 4. Ceza Dairesi sanık Cemal Metin Avcı hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 82. maddesine göre tasarlayarak ve canavarca hisle kasten öldürme suçundan Ağırlaştırılmış Müebbet hapis cezası, sanık Mertcan Avcı bakımından ise Türk Ceza kanun’nun 281. maddesi uyarınca suç delillerini yok etme, gizleme ve değiştirme suçundan 4 yıl hapis cezası vermişti. Bu karar taraflarca temyiz edilmiş ve dosya Yargıtay’a gönderilmişti. Bugün henüz tarafımıza tebliğ edilmeyen, bilgimizin olmadığı ve her nasılsa basınla paylaşılan Yargıtay 1. Ceza Dairesinin kararını biz de basından öğrendik. Buna göre Yargıtay 1. Ceza Dairesi, Başkan vekili ile birlikte iki üyenin karşı oyuna rağmen, üçe iki şekilde oy çokluğuyla kararı bozmuştur. Sanık Cemal Metin Avcı'nın müvekkillerin kızı Pınar Gültekin’i canavarca hisle ve tasarlayarak öldürmediği, kendisine aynı zamanda haksız tahrik indirimi uygulanması gerektiği gerekçesiyle karar sanık lehine bozulmuştur. Bize göre Yargıtay'ın oy çokluğuyla aldığı bu karar açıkça hukuk garabeti mahiyetindedir. Aşamalarda üç defa değişen, kendi içinde çelişen, dosyadaki delillerle desteklenmeyen, ezberlenmiş ve kurgulanmış haksız tahrik savunmasına kutsiyet atfedip, haksız tahrik uygulamak suretiyle cezanın indirilmesi gerektiği şeklindeki tespit açıkça hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsizdir. Yine dosyada bulunan adli tıp kurumu raporuna göre henüz canlıyken diri diri yakılan, üzerine beton dökülerek nehre atılan Pınar Gültekin'in canavarca hisle öldürülmediği şeklindeki tespit ise inanılmazdır. Türk Ceza Kanunu’nun 82. maddesinin gerekçesinde dahi canavarca hisle öldürme haline örnek olarak kişinin canlı yakılması gösterilmişken, adli tıp raporuna göre diri diri yakıldığı tespit edilen maktule Pınar Gültekin'in ölümünün canavarca hisle gerçekleştirilmediğini söylemek son derece manidar ve düşündürücüdür. Bir kimseyi diri diri yakmak canavarca hisle öldürme değilse, hangi durumda bu nitelikli hal uygulanabilecektir? Bunu anlayabilmek mümkün değildir. Geldiğimiz noktada İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Yargıtay'ın bozma ilamı doğrultusunda karar verir ve karar bu haliyle kesinleşirse; sanık Cemal Metin Avcı 12 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılabilecektir. Kendisine netice ceza olarak 12 yıl hapis cezası verilmesi halinde, şartla salıverme ve denetimli serbestlik kurumları tatbik edildikten sonra 7 yıl cezaevinde kalacaktır, kendisine üst sınırdan 18 yıl hapis cezası verildiği takdirde ise, şartla salıverme ve denetimli serbestlik kurumları uygulandıktan sonra 11 yıl cezaevinde kalacaktır. Ceza infaz hukukunun temel ve evrensel prensibi ve amacı ıslah iken, bize göre hunharca ve vahşice cinayet işleyen bu sanığın henüz ıslah olmadan topluma karışması kamu vicdanında ve müvekkil ailenin vicdanında derin yaralar açacaktır. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin oy çokluğu ile vermiş olduğu bu karar, kadına şiddet ve kadın cinayetleri ile yeknesak ve esaslı bir mücadele iradesini akamete uğratabilecek olan bir karardır. Bu karar kızlarını vahşi bir cinayette kaybetmiş olan müvekkil aile üyelerini hayal kırıklığına uğratmış ve ziyadesiyle üzmüştür. Şüphesiz ki bu karar, tarih önünde müvekkil ailenin vicdanında ve kamu vicdanında mahkum olacaktır. Yargıtay'ın bu bozma kararına karşı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin direnme kararı vermesi ve failin hak ettiği emsal mahiyette cezalandırılabilmesi için hukuki mücadelemiz sonuna kadar devam edecektir. Bu kararla ilgili aslında çok şey söylemek istiyoruz ama özneden yola çıkıyoruz ve fakat yükleme doğru tıkanıyoruz. Yani sözün bittiği yerdeyiz.
Adana Karşıyaka Orhan Çobanoğlu Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin erkek müdürü, kız öğrencilerin konakladığı pansiyonun içindeki öğrenci dinlenme odasını kendisine “şark odası” yaptırdı, keyfi istedikçe de pansiyonun içinde misafir ağırlıyor!
ŞARK ODASI!
Bununla ilgili pek çok kez şikayet başvurusu yapılmış, ne olmuş dersiniz?
Müdür görevine devam ediyor, "Bana bir şey olmaz" diyor.
Kim veriyor ona bu cesareti?
Önceki görev yerinde de şikayet edilen bu müdürü, terfi ettirir gibi Kız Meslek Lisesine atayanlar!
Kız öğrenciler rahat edemezken biz de size rahat vermeyeceğiz.
@Yusuf__Tekin müdürünü şark köşesinden kaldır.
Adana Karşıyaka Orhan Çobanoğlu Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde öğrencilerin kaldığı pansiyona kendine özel şark odası yapan müdüre "Bana kimse bir şey yapamaz" deme cesaretini kim veriyor?
Yarın Eyüpsultan'da öğrencisi tarafından öldürülen bir öğretmenin cenazesi var. Körüklediğiniz nefret, beslediğiniz saygısızlık, zevk aldığınız değersizleştirme buraya vardı. Cimer'le, öğretmen şikayet hatlarıyla geldik buraya. Abartmıyorum, açıklayayım:
Ceyhan Belediyesinde CHP’den seçilen Belediye Başkanı Kadir Aydar mazbatasını alır almaz ilk iş olarak işçi kıyımına başladı
Aydın Yiğit'in haberi https://t.co/pLyH0h2pcs