Özgür Özel’in dediğine göre Akın Gürlek’in “lüks teknesi” Lüksemburg limanında demirliymiş.
Ben Kütahya limanında demirli diye duymuştum. Kütahya marinası daha ucuzmuş kira olarak.
Kolpacılık bir “siyaset” yapma biçimi olunca ortaya çıkan sonuç bu.
▪️ DUA ve MAKAM
‘’ Ulan sen beni unutma,,! ‘’
Yeni İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile bir vatandaş arasında geçmişte yaşanan duygu yüklü ve anlamlı irtibat.!
Şanlı mazisine kör olanların öz güveni de olmaz, öz geleceği de…
Şöyle arkanıza yaslanın, derin bir nefes alın,
“Çok büyük DEVLETİZ” deyin, rahatlayacaksınız.
AMERİKAN AJANI, T.C. BAŞBAKANI,
ŞÜKRÜ SARAÇOĞLU ÖLÜMÜ
27 ARALIK 1953
PROF. AYTUNÇ ALTINDAL Şöyle Diyordu ;
2. Dünya Harbi sırasında İstanbul'da casuslar savaşı yaşanıyordu.
Devrin Başbakanı Amerikalılara casusluk yapıyordu. Bunu da bir tek Cumhurbaşkanı İnönü biliyordu.
1941'lerde Türkiye ile Almanya arasında bir saldırmazlık paktı imzalandı. Anlaşma, bizim Başbakan Refik Saydam döneminde imzalanıyor.
İsmet Paşa Cumhurbaşkanı, diyor ki "Biz Almanlarla her zaman dostuz, onlara saldırmayız."
İlginç bir şey oluyor ve Refik Saydam aniden ölüyor... Ki bu da ilginçtir, yerine Başbakan olarak Şükrü Saraçoğlu geçiyor.
Türkiye'ye de bir kod veriliyor. Türkiye'nin kodu: Yellow, yani sarı...
“Türkiye” demiyorlar yazışmalarda, sadece 'yellow' diyorlar.
Bir de, çok ünlü bir Türk yöneticiye kod verilmiş, o da; 'Harem'
Yazışmalarda Harem kod adlı birisi var Türkiye'de yani.
Yellow ‘un sorumlusu Harem diye geçiyor,
“Harem” Başbakan Şükrü Saraçoğlu...
Dönemin Başbakanının ta kendisi.
İnönü cumhurbaşkanı, Saraçoğlu başbakan o dönemde. "Sarı'dan -yani Haremden- gelen bilgiye göre..." diyor ABD kaynakları.
Sonuçta Harem, yani Şükrü Saraçoğlu, ABD istihbaratına bilgi ulaştırıyor!
Bu belgeler Amerika tarafından iki yıl önce açıklandı. Ama Türkiye'de hiç duyan ve yazan olmadı.
ŞÜKRÜ SARAÇOĞLU’nun ÖLÜMÜ KORKUNÇ OLDU .
”Din zehirdir. Türkiye’den dini tamamen atabilmek için bize 30 sene daha lazım. Memlekete kızıl tehlike bu sefer Muhammed'in bayrağı altında sokulacaktır.” diyen Şükrü Saraçoğlu, Parkinson hastalığına yakalandı.
Hiç kimseyi tanımaz, söylediklerini hatırlamaz oldu.
Kaslarda sertlik nedeniyle şiddetli ağrı çekiyordu. Ağrıları o kadar dayanılmaz olmuştu ki; inim inim inliyor ve sürekli bağırıyordu.
Bütün apartman bağırtısından uyuyamaz olmuştu.
Başbakan Şükrü Saraçoğlu’nun ibretlik ölümünün canlı şahitlerden biri Mehmed Ali ismindeki hocaydı.
Ailesi son anlarında dua okuması için çağırmıştı. Mehmet Ali Hoca o anları şöyle anlattı;
Ben ömrümde böyle bir şey görmedim.
Adamın öyle korkunç, simsiyah, kömür gibi bir suratı var ki, bakılamıyor. Öyle bir ıstırap içinde, öyle bir bağırıyordu ki, korku ve heyecandan dilim dolaştı bir şey okuyamadım.
Biz içeri girdikten beş dakika sonra öldü.
Şükrü Saraçoğlu’nun ölüm şeklini görünce; “Allah’a ve peygamberine karşı savaşanlar, dünyada aşağılayıcı bir cezaya uğrarlar. Âhirete ise onlar için büyük bir azap vardır.” Mealindeki Ayeti okuduk.
Not: videodaki tarih yanlış. Saraçoğlu 9 Temmuz 1942 de Başbakan oldu.
Birde Furkan Bölükbaşı ve avanesini bahane ederek Cumhur İttifakında fitne yaymaya çalışan,
AK Partililere had bildirmeye çalışan sözde MHP'li, özde ittihatçı müptezellerinde farkındayız!
Kahrolsun İstibdat, Yaşasın Hürriyet
diyen bu kriptoların ağababaları, işte bu 5 soy$uzdur!
Kurtuluş savaşına bir bak!
Bir tane senin gibi kokona görecek misin?
Şeriat Nedir ?
Şeriat siyasi parti değildir,
Şeriat felsefe, ideoloji değildir,
Şeriat İran, Mısır ya da Şiilik değildir,
Şeriat Suudi Arabistan yada Vehabilik, IŞİD ya da El kaide değildir,
*Peki Nedir Şeriat?*
ŞERİAT KUR'AN'DIR, SÜNNETTİR.
ŞERİAT HZ. PEYGAMBER EFENDİMİZ'İN SAV ÖRNEK HAYATIDIR. OSMANLI'NIN ANAYASASIDIR!
Şeriat Allah'ın kanunlarıdır, Aziz Müslümanlar! Bir müslüman şeriatta karşı olamaz. Aksine Şeriat ister. Ama bu ülkedeki kâfirler ve münafıklar kendi kanunlarını oturtmak için hüküm benimdir demek için yıllarca okularda şeriatı kötülediler. Şeriat istiyorsan yallah Arabistan'a diyen beyinsizler Arabistan'da, İran'da şeriat mı var? Onun kendine uydurduğu şeriat İslam'ın şeriatı değil. Biz 1400 yıldır bu topraklardayız, ve Allah'ın kanunu şeriatla yönetildik. Hiçbir yere de gitmeye niyetimiz yok. Bu vatan bizim. 100 yıldır Batıya parya olan içimizdeki kâfirlerin onları taklit edip uydurduğu kanunları sahiplenenler, Batı'nın uşaklığını yapmaktadır...