Oğlum sen ne cahilsin. Mehter marşları II.Mahmut döneminde yasaklandı. İttihat ve Terakki başa geçince tekrar kondu.
İçindeki "Türk" sözleri o zaman eklendi.
II.Abdülhamit ve dedesi Türk musikisini sevmezdi çocuklarını vals ile büyüttüler, kendi yazdı bak bunları. Hatıratlarına bakıver.
Ayrıca Yeniçeriler de Türk değil. Hepsi devşirme.
Türk olanlar ise ordunun Tımarlı sipahileri idi.
Ama nereden anlayacaksın, bileceksin dimi.
DNA nda Türk geni olması gerekiyor. Baktır DNA na. Bak benim %100 Türk çıktı. %1 bile başka etnik grup yok vallahi.
Malkoçoğlu oldu, Kara Murat oldu.
Kıbrıs'ta Teğmen Yavuz oldu.
Yobazlarla savaşta cumhuriyetin neferi Öğretmen Kemal oldu.
Olmadıkları da vardı.
Mesela "âkil adam" pespayeliğinin bir parçası olmadı.
Çocukluk anılarımızı, terör destekçisi isimlerle yarenlik edip paramparça da etmedi.
Aslan gibi geldi, aslan gibi geçti bu dünyadan Cüneyt Arkın.
Dört sene olmuş ölümsüzlüğe uçalı.
Rahmetle, sevgiyle anıyorum.
Mekânı cennet, yoldaşı melekler olsun.💐🇹🇷
❗️Neden İstanbul Ticaret Odası Başkanlığına aday oldum?
Çünkü; İstanbul Ticaret Odası, birkaç kişinin yönettiği değil, yüz binlerce üyesinin ortak aklıyla geleceğe yürümesi gereken bir kurum olmalıdır.
Yıllardır denizcilikten sanayiye, ilaç sektöründen turizme kadar farklı sektörlerde ürettim, yatırım yaptım, istihdam sağladım; Türk ulusunun menfaatleri doğrultusunda çalıştım, çabaladım.
Sahada çalıştım, risk aldım, kazandım, kaybettim ama hiçbir zaman üretmekten ve ülkeme hizmet etmekten vazgeçmedim.
Bugün İTO Başkanlığına makam için değil, değişim için adayım, bu düzeni değiştirmek için adayım.
Şeffaf bir yönetim, hesap verebilir bir anlayış, genç girişimcilere fırsat, kadın girişimcilere daha güçlü destek, KOBİ'lere gerçek çözümler, İstanbul ticaretini dünya ile rekabet edecek seviyeye taşıyacak projeler ve her şeyden önemlisi Türk Ulusunun çıkarları doğrultusunda hizmet etmek için yola çıktım.
Bu mücadele, gerçekten yalnızca benim mücadelem değildir. Bunun iyi bilinmesini istiyorum.
Bu, sesini duyuramayan her İTO üyesinin, değişim isteyen her tüccarın, sanayicinin, girişimcinin, kısacası her vatan evladının mücadelesidir.
Bu, kuruluşunda tek bir Türk’ün yer almadığı, 1923’te Atatürk’ün yaktığı ateşle Türkleştirilen ancak günümüzde ne Atatürk’ü ne de Türk’ü akıllarına getirmeyen İstanbul Ticaret Odası'nı yeniden üyelerinin, yeniden bu ülke evlatlarının odası yapma mücadelesidir.
Bu, Türk ulusu için bir mücadeledir.
Gelin, şahsi menfaatlerin odak noktası haline getirilen İstanbul Ticaret Odası’nı yeniden yüce Türk devletinin ve yüce Türk ulusunun çıkarları doğrultusunda hareket eden, tek amacı bu aziz millete hizmet etmek olan bir yer yapalım.
Desteğiniz, sadece bir adaya değil; daha güçlü, daha şeffaf ve daha adil bir İstanbul Ticaret Odası’na verilmiş destek olacaktır.
Birlikte başaracağız! Bizi yalnız bırakmayın…
Yayıncı Rıdvan Kevrek’in tefecilik yapan ve kendisine Müslüman süsü verenleri eleştirdiği videosu büyük ses getirdi: “Faizle haram yiyorsun ya bunu da yersin diye düşündüm.”