Şehitlerimizin emaneti, her kararın üzerinde.
Onların hatırası, milletimizin ortak hafızasında yaşamaya devam ediyor.
Unutmadık, unutmayacağız. Emanete ihanet yok.
#Emaneteihanetyok
Yeni bir eğitim-öğretim yılına adım atmanın heyecanını paylaşıyoruz.
Geleceğimizin teminatı öğrencilerimize, onları binbir emekle yetiştiren öğretmenlerimize ve desteklerini esirgemeyen velilerimize başarılarla dolu bir yıl diliyorum.
#YeniEğitimYılı
Bu ülkenin köprüleri, yolları ve stratejik her bir yatırımı yalnızca beton ve çelikten ibaret değildir; her birinde milletimizin alın teri, vergisi ve ortak geleceği vardır.
Devletin asli görevi, milletin öz malı olan bu değerleri korumak ve yine milletin hizmetine sunmaktır. Kamusal imkanların ve stratejik varlıklarımızın devredilmesine, milletimizin sırtına yük bindirilmesine razı gelemeyiz.
Milletin olan, milletin kalmalıdır!
#KöprüleriMilletAlsın
18 Ağustos'ta Suriye'nin İdlib şehrindeki Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü'ne saldırıp bunu da Türkiye'ye mesaj olarak nitelendiren İsrail, yayılmacı politikalar üzerinden bölgeyi terörize ederek hâkimiyet kurmayı ana politikası haline getirmiş bir devlettir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bütün bunların farkında olup buna izin vermeyecektir.
Türkiye’nin Suriye ile olan yakın ilişkisinden ve geliştirdiği iş birliğinden rahatsız olan, İran krizinde Türkiye’nin tarafsız ve kararlı duru��unu hazmedemeyen İsrail yönetimi kendi yayılmacılık ve hâkimiyet hesapları doğrultusunda bölgeyi yeniden şekillendirmeye çalışmaktadır. Bu yaklaşımı ile bütün bölgeyi ateşe atmaktadır.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kendi sınırlarını ve sınır ötesindeki güvenliğini koruyacak gücü, iradesi ve uluslararası hukuktan doğan hakları fazlasıyla vardır.
Sınırlarımızda oluşan tehditleri yalnızca bir güvenlik meselesi değil devletimizin varlık sebebi olarak göreceğimiz ve buna rağmen yapılacak bir hareketin bedelinin ağır olacağı bilinmelidir. Tarih bunun örnekleriyle doludur.
Uluslararası anlaşmalara ve hukuka bağlıyız ancak vatanımızın güvenliği, devletimizin bekası ve milletimizin geleceği söz konusu olduğunda, Türk Devleti iktidarıyla ve muhalefetiyle bölünmez bir bütündür.
Anahtar Parti olarak; millî güvenliğimiz adına devletimizin alacağı her türlü önleyici, caydırıcı, diplomatik ve gerektiğinde operasyonel tedbirin amasız fakatsız yanında olduğumuzu milletimize duyururuz.
#AnahtarParti #YavuzAğıralioğlu
@yavuzagiraliog @anahtarparti
Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Mehmet Şimşek;
Milletimize 2023 yılında, “2026 sonunda enflasyonu yeniden tek haneye indireceğiz.” dediniz.
2024 yılında da, “Nasıl daha önce enflasyonu tek haneye düşürdüysek, aynı başarıyı tekrarlayacağız.” diye söz verdiniz.
Bugün geldiğimiz noktada Merkez Bankası’nın Ağustos 2026 Piyasa Katılımcıları Anketi önüm��zde:
12 ay sonrası enflasyon beklentisi %23,69.
24 ay sonrası enflasyon beklentisi %18,03.
Yani bırakın 2026 sonunda tek haneyi, piyasa iki yıl sonrasında bile tek haneli enflasyona inanmıyor.
Meselemiz yalnızca hedeflerinizin tutmaması da değildir.
Siz şimdi vatandaşımızın maaşını, ücretini hedeflediğiniz enflasyona göre artırıyorsunuz. Fakat çarşıdaki, pazardaki, marketteki, kiradaki fiyatlar sizin hedeflerinize göre artmıyor.
Hedef tutmuyor ama vatandaşın maaşı o tutmayan hedefe göre belirleniyor.
Aradaki farkı kim ödüyor?
İşçimiz ödüyor.
Memurumuz ödüyor.
Emeklimiz ödüyor.
Sabit gelirli milyonlarca vatandaşımız ödüyor.
Enflasyonla mücadele edeceğiz diye milletimizin alım gücüyle mücadele edilmez.
Ekonomi yönetimine soruyoruz:
Madem yıllardır koyduğunuz enflasyon hedeflerini tutturamıyorsunuz, hangi hakla milletimizin ücretini tutturamadığınız hedeflere mahkûm ediyorsunuz?
Hedef sizin, hata sizin, hesabı neden millet ödüyor?
Rifat Hisarcıklıoğlu da sonunda konuştu!
Bu; esnafın ve iş dünyasının içinde bulunduğu tablonun ne kadar ağırlaştığını gösteriyor.
Bir liralık yatırıma karşılık 5.5 lira faize kaynak ayıran bir anlayışla ne üretim büyür ne de ekonomi…
Hazine ve Maliye Bakanı, yılın ilk yarısında faiz dışı bütçe fazlasının 521 milyar liraya ulaştığını, bütçe açığının geçen yıla göre iyileştiğini söyleyerek övünüyor.
Peki bu “iyileşmenin” bedelini kim ödüyor?
Emekli ödüyor!
Sabit gelirli ödüyor!
Esnaf ödüyor!
Çiftçi ödüyor!
Sanayici, üretici, yatırımcı ödüyor!
Vergi toplamakta öyle bir noktaya geldiniz ki artık kümesteki yumurtaları toplamakla yetinmiyor, yumurtlayacak tavukları kesiyorsunuz!
İbn Haldun asırlar evvel söylemiş:
“Devletlerin kuruluş ve yükseliş döneminde vergiler düşük, gelirler yüksektir; çöküş dönemlerinde ise vergiler yüksek, gelirler düşüktür.”
Vergiyi artırarak bütçeyi bir müddet rahatlatabilirsiniz. Vatandaşın cebindekini alarak kasayı bir müddet dolu gösterebilirsiniz.
Ama esnafı tüketirseniz kim ticaret yapacak?
Çiftçiyi tüketirseniz kim üretecek?
Sanayiciyi tüketirseniz kim yatırım yapacak?
Vatandaşın alım gücünü tüketirseniz üretileni kim satın alacak?
Sonra kimden vergi toplayacaksınız?
Ekonomi, milletin sırtına daha fazla yük bindirerek düzelmez. Ekonomi; üretimle, yatırımla, istihdamla, bereketle ve güvenle ayağa kalkar.
Siz bugün kasayı doldurmakla övünüyorsunuz.
Ama o kasayı doldururken milletin cebini, üreticinin sermayesini, esnafın tezgâhını ve Türkiye'nin yarınlarını boşaltıyorsunuz!
Sokakları huzurlu bir ülke,
Kişi başına düşen milli gelir seviyesi yüksek bir ülke,
Beyin göçü veren değil, üniversitelerini dünya sıralamasına sokan bir ülke,
Adaletin herkes için eşit olduğu, parolası hukuk olan bir ülke,
Siyaseti iki kutba sıkıştmaktan kurtulmuş,
millete rağmen değil millet için siyaset yapılan bir ülke,
Milletin iradesiyle bu tahterevalliye son verdiği bir ülke,
Artık imkansız değil; çünkü Anahtar Parti var.
Biz varız!
#AnahtaraGel
👉 https://t.co/SNsjATUgx5
İsimler değişiyor, sloganlar değişiyor.
Ama geçim derdi yerinde duruyor.
Gençler umut arıyor.
Emekliler nefes almaya çalışıyor.
Esnaf ayakta kalma mücadelesi veriyor.
Biz bu kısır döngüyü değiştirmek için yola çıktık.
Memleketin “o mu, bu mu?” tartışmasına değil;
adalete, berekete, üretime ve umuda ihtiyacı var.
Tahterevalli siyasetine son vermek için sen de Anahtar’a Gel!
#AnahtaraGel
https://t.co/YOrNfuLf9f
Emniyet yorgun.
Polis yorgun.
Millet yorgun.
Mesai ağır, maaş yetersiz, gelecek belirsiz.
Bir zamanlar ‘dezavantajlı grup’ diyorlardı… Şimdi 86 milyon dezavantajlı oldu!
Verilen bu mutlak butlan kararıyla Yüksek Seçim Kurulu, sandık; dolayısıyla demokrasi yok sayılmıştır.
Verilen bu kararın demokrasimize, hukuk sistemimize, ülke ekonomimize ve uluslararası itibarımıza ağır sonuçları olacaktır.
Anahtar Parti olarak her zaman adaletin, demokrasinin, millet iradesinin ve devletin kurumsal varlığının yanında olduğumuzu ifade ederek, kararı doğru bulmadığımızı Türk milletine saygıyla arz ederiz.
İlçe Başkanımız Sayın Hakan Alsaç, 23 Nisan vesilesiyle makamını sembolik olarak; Kadıköy’de yaşayan ve okuldan arta kalan zamanlarında kağıt toplayarak ailesine destek olan Fatih Karataş kardeşimize devretti
Çocuklar gülerse dünya güzelleşir Bugünün çocukları,yarının geleceğidir
@SonKaleVatn Zoruna gidenlere bakıyorum ama ne olduklarını anlayamıyorum. Tolga Başkan gelmiş hoş gelmiş. Yükselişimizi kimse engelleyemez. Bize laf edenler aynaya baksın.