Hayatımın kötü gittiğini düşündüğüm gecelerde iş akdini yenileyebilmek için belirli aralıklarla Avrupalı efendilerine iyi bir ev zencisi olduğunu sinyalleme zorunluluğu hisseden Türk asıllı DW çalışanı olmadığımı hatırlar ve mutlu olurum.
Dries, Kat and Ciro...
They didn’t just wear our jersey — they embraced the heart of Galatasaray.
They became one of us, a beloved part of our family.
So glad to have you with us! 💛❤️
Daha ne vakit edildiğini bile bilmediği söz, ilişkilendirdiği olaylardan 8 yıl sonra, 1931'de sarf edilmiş. İki yıl önce Büyük Buhran patlak vermiş, radikal sağ ve radikal sol dünyada yükselişte. Bir yıl önce Nazilerin Reichstag'daki vekil sayısı 12'den 107'ye çıkmış. Yine bir sene önce Faşist İtalya, Habeşistan sınırları içine tahkimat yapmaya başlamış. Sözün edildiği tarihten birkaç ay sonra ise Japonya, Mançurya'ya girecek. Yani siyasi ve askeri gelişmeler milyonlarca insanın öleceği bir dünya savaşına işaret ediyor ama buna kalsa "Türkiye'nin teslimiyet ve acziyetiyle" alakalı. Kısacası ya "şöyle entelektüel, böyle kültürlü" dedikleri adamın dünyadan haberi yoktu ya da gerçekleri çarpıtırken yüzü dahi kızarmıyordu.
Bence siz de 1984-2012 arası 4000, çözüm garabeti ve sonrasında da 1000'in üzerinde Türk Silahlı Kuvvetleri şehidinin ana ve babalarına bir ziyaret sırasında bu fikirlerinizi haykırın. Tabi yüreğiniz gözlerine bakmaya yeterse. Yardımcı olayım, ilk 4000 yiğidin adını yazmıştım.