Ulan sefil kendi partisini hirsiz ilan eden bir siyasetci olur mu? 3 delegenin para aldik demesiyle 1300 delegenin iradesi kirletilirmi. Sizin derdiniz aptalca bos lafla adami yeniden sectirmek. Bu delegenin yarisi sana oy vermis. Laftan baska hangi kanit hangi delil var elinizde
Herkes sordu..
Stüdyodaki gazeteci, evindeki gazeteci, hapisteki gazeteci, hatta disipline gönderilen milletvekilleri...
@kilicdarogluk tek bir kişi hepsine yetti.
Sorunun cevabını dinlemeden ikinci, üçüncü soru. Sorudan çok yorum.
En komiği de, gazetecilerin soru ile başlattıkları bir diyalogda aldıkları cevaplar ile, savunma durumuna gelmeleri.
Sonuç?
▪️Kurultayın para ile satın alınması bir milli güvenlik sorunudur, ve yapanlar ortada
▪️Erdoğan ile iş çevirenler, arka kapı diplomasi deyip, mücadele yerine müzakere edenler ortada.
▪️Şimdi de kayyım istiyorlar, çünkü arınmaktan korkuyorlar.
▪️Para pul işine girenlerin bu partide yeri yok, arınacağız.
▪️Tertemiz bir Kurultay yapacağız.
▪️Ön seçimi şart koşacağız.
Nokta...
#CHPLideriSözcüTvde
@herkesicinCHP
Bu yaşananlara sebep hep sensin Yılan…
Hem kendini hem CHP yi kaosa sürdün, hadi CHP güçlü parti kendini toparlayacak, sen kendine ve seni satan çevrene verdiğin zararı nasıl çözeceksin, insan üzülmüyor değil yaşadıklarına ama işte ama. @ekrem_imamoglu
Bu hedeflere Kemal Kilicdaroglu mu goturecek. Son 13 yili sanki hic yasamadik. Adamin derdi kotuk ne ulke ne parti umurunda degil. Sizin idrak yollariniz tikali oldugu icin havuz medyasinin KK yi nasil partinin basina getirmek icin canhiras calistigini goremiyorsunuz.
Bu ucube düzene, bu zorbalar rejimine gidişe son vermek boynumuzun borcudur!
Bunun için gömleğin ilk düğmesini doğru iliklemek zorundayız. Bu bataklıktan hızla çıkmak için önce çok başlı yönetim, kavgalı ev görüntüsünü bitirmeliyiz.
CHP’nin partiyi kendi kişisel ikballerine siper edenlerin değil, partisine ve kurucu değerlerine göğsünü siper edenlerin ocağı olduğunu dosta düşmana göstermeliyiz.
Bunda milletvekili grubumuza çok büyük sorumluluk düşmektedir. Milletvekillerimiz bu süreçte edilgen değil etkin olmalı, partimizi her türlü şaibeden, kirlenmeden korumak, bir arada tutmak sorumluluğunu üstlenmelidir.
Bu bir fazilet mücadelesidir.
Gerçeğe gözlerini ve kulaklarını tıkamak kolaycıların yoludur.
“Hakikat ve dürüstlük” diyenler ise bu yolda her türlü eleştiriyi, sosyal medya linçlerini göze alarak yürür.
Dün yapılan belde seçimleri de kavgalı ev görüntüsüne, trol siyasetine milletimizin itibar etmediğini ortaya koyan bir uyarıdır.
Onun için sonraki adım, doğru bir politika hattı ve planlamayla gece gündüz çalışarak, milleti içine düşürüldüğü sıkıntılardan nasıl kurtaracağımızı anlatarak, belediyelerimizin hizmetlerini ön plana çıkararak, Saray kadrolarını sandık yoluyla evine göndermektir.
Bu zorbalar rejiminden, bu metal yorgunu 24 yıllık kadrolardan kurtulmak; hakkın, hukukun ve adaletin egemen olduğu bir geleceği hep birlikte kurmak için büyük iktidar yürüyüşünü başlatmaktır.
Kaybedecek vakit yoktur.
CHP milletvekili Faik Öztrak:
2024 yerel seçimlerinde halkımız CHP’yi 1. parti yaptı. Partimizin o dönemdeki yöneticileri, her ne hikmetse hemen seçim istemek yerine rakip partinin genel başkanı Erdoğan’la normalleşmeyi tercih ettiler.
Senin ve beraber olduklarinin tek misyonu var o da Tayyibe secim kazandirmak. Evlatlarina birakacagin miras partisini ve ulkesini satan adam olarak tarihe gececeksin.
Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emaneti olan Cumhuriyet Halk Partimizin Yüksek Disiplin Kurulu Başkanlığı görevine layık görülmenin onurunu ve sorumluluğunu taşıyorum.
Cumhuriyet Halk Partisi, 100 yılı aşan tarihi boyunca demokrasiye, laikliğe, sosyal adalete, hukukun üstünlüğüne sahip çıkmış; Türkiye’nin aydınlık yarınları için mücadele etmiştir. Bu büyük çınarın bir neferi olarak, partimizin değerlerine, tüzüğüne ve kurumsal kimliğine bağlılıkla görev yapacağım.
Yüksek Disiplin Kurulu’nun temel görevi; adalet ve hakkaniyet ilkeleri doğrultusunda partimizin birlik ve bütünlüğünü korumaktır.
Bu anlayışla, kişileri değil ilkeleri esas alan, partimizin kurumsal yapısını güçlendiren bir yaklaşım sergilemeye özen göstereceğim.
Bu göreve seçilmemde güven ve desteklerini esirgemeyen yol arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.
#SONDAKİKA
Kemal Kılıçdaroğlu;
-O villaları kimlerin nasıl aldığını tek tek sıralayacağım...
-Zenginleşmesinin kaynağını açıklayamadığı için muhasebe ofisini yakan bir insandan söz ediyorum.
-Neden yanar bir şirketin muhasebe ofisi?
Kirli paranın kaynağını gizlemek için.
Zübük’ün finalindeki sözler neydi?
Gürkan Hacır, CHP lideri Özgür Özel‘in TGRT ve kendileri hakkında yaptığı ‘zübük’ suçlamasına yanıt verdi: “Özgür Özel kitap okumadığınız belli. Filmde…” https://t.co/7s50XBCD04
Sinsi hain, ortada partiye donuk bir kusatma yok, hersey normal ancak arinmak lazim oylemi! Peki o zaman Gursel Tekinden baslayalim onca serveti nasil yapmis? Istersen Ilgezdiyi de ilave edelim. Bu adamlar KKnin yakin calisma akadaslariydi. Haydi arinalim!
Tarihin temiz tarafında durmadan
doğru tarafına geçemezsiniz.
Partimizin her kademesinde demokratik çağrıların yapılması, parti iradesine sahip çıkılması ve bu doğrultuda açıklama yapılması en temel haktır. Milletvekillerimizin yaptığı çağrı çerçevesinde;
1- Bugün için kurultay tartışmaları parti içi bir meseledir ve içinde bulunduğumuz kriz sürecinde 3, ve son 3 yılda da 4 kurultay yapılmış; ancak partimizin içinde bulunduğu kriz aşılmamış, derinleşmiştir.
2- Halkın genelinin beklentisi parti içi mücadele değil, ortaya çıkan iddialara karşı açık bir mücadelenin sergilenmesi; yani bir arınmanın sağlanmasıdır. Çünkü mesele partinin malı mülkü değil, milletin parasının ve kentin rantının nasıl dağıtıldığı ve burada ortaya çıkan hukuki, ahlaki ve siyasi sorundur.
3- Sayın Özgür Özel belediyelere yönelik operasyonlar başladığında “bütün arkadaşlarıma kefilim” demişti. Bu sözün gereği ortaya çıkan ve bizzat belediye başkanları ve bürokratları tarafından kabul edilen yolsuzluk iddialarından sonra partinin temizlenmesini sağlamaktı; ancak yapılmadı. Bu gerçekle yüzleşmek ve partiyi bütün bu ağır ithamlardan kurtarmak yerine parti bir bütün olarak bu sürece alet edildi.
4- Sayın Özgür Özel ve en yakın arkadaşları/kurmayları hakkında ortaya atılan iddialar hiçbir biçimde parti kural ve değerleri çerçevesinde ele alınmamış, parti ve kamuoyu vicdanındaki kuşkular giderilmemiştir.
5- Bugün partimiz için öncelikli olan mesele ne genel başkanlıktır ne de kurultaydır. Bugün için tarihsel olan ve partinin bundan sonraki kaderini belirleyecek olan yolsuzluk iddialarının bütün yönleriyle açığa kavuşturulmasıdır. Tüm ülkenin konuştuğu, endişe ettiği ve maalesef bazılarının gerçek çıktığı bu iddiaları görmezden gelip, parti içi bir mesele, tartışma, çekişme yaratarak bütün bunların üstünün kapatılacağını sanmak halkımızın güvenini, partililerimizin iradesini tümüyle yok saymak olacaktır.
6- Parti tarihimizde eşi görülmemiş bir biçimde onlarca belediye başkanımızın tutuklanmasına ve bir o kadar başkanımızın iktidar partisine geçmesine engel olmayanlar, partimizi operasyonlara açık hale getirenler; parti tarihimizin en büyük yolsuzluk iddialarına muhatap olanlar ve buna dönük hiçbir ses çıkaramayanların yapacağı kurultay var olan krizi daha da derinleştirecektir.
7- Partimiz yönetilememiştir. Sayın Özgür Özel ve yakın arkadaşları partimizin temel ilkelerine, değerlerine, partimizin masum çocuklarına sahip çıkamamıştır. En yakın çevresindeki isimlerin belediye ihale süreçlerine adları karışmışken bunlara dönük tek bir adım atmayıp, yine bu kişiler aracılığıyla kurultay çağrısı yapmak hangi demokratik değer ve parti kurallarıyla bağdaşmaktadır?
8- Partimiz derin bir krizin içindeyken kimse tribünlere oynamamalı ve gerçekçi davranmalıdır. Bir krizi aşmanın en doğru ve tutarlı yolu onu iyi tanımlamaktır. Kendi gerçekliğimizle yüzleşmek ve hatalarımızdan ders çıkarmak zorundayız.
9- Sayın Özgür Özel bir an önce tarihi sorumluluğunun farkına varmalıdır. Paralel bir parti yapılanması olmaz, kabul edilmez. Elbette yeni bir siyasi parti kurmak, başka bir yerde siyaset yapmak demokratik haktır. Ancak bu süreçte partimizin yıpratılmasına izin vermeyeceğiz.
10- Cumhuriyet Halk Partisi’ni Sayın Ekrem İmamoğlu’nun siyasi kariyerine kurban etmeye kimsenin gücü yetmeyecektir. Kurultay çağrısı yapan bütün arkadaşlar son kurultayda Parti Meclisi’nin yarısının tek başına Ekrem İmamoğlu tarafından belirlenmesini nasıl demokratik değerler, temsilde adaletle bağdaştırmaktadır? Sayın Özgür Özel iradesinde yapılan bütün kurultaylarda Sayın Ekrem İmamoğlu her defasında daha güçlü çıkarken ve tek belirleyici olurken, partinin iradesine neden sahip çıkmadınız?
Cumhuriyet Halk Partisi vatandır, parçalanamaz🌺🌺🌺
Fotografta resmi gorulen Fatih bir tarihte Melih Gokcek ile roportaj yapiyordu. Melih, Turkiye artik zenginlesti, ulkede cok buyuk jelibon rezervleri bulundu diyor bu cocuk da kös kös dinliyordu. Bu bir gazeteci, cehaletin dibine vurmus bir gazeteci.
📌Hükümetten TGRT’ye uyarı:
O haber provokasyon olarak değerlendirildi
Hükümetten TGRT’ye uyarı: O haber provokasyon olarak değerlendirildi
İktidara yakınlığı ile bilinen TGRT’nin Ankara Temsilcisi Atik, CHP’nin seçilmiş Belediye Başkanı Özgür Özel ve CHP ekibinin Ankara il Örgütü’nde bugün yurttaşların katılımıyla gerçekleştirdiği buluşmanın yasaklandığını iddia etmişti.
Edinilen bilgiye göre, söz konusu haberin hükümet kanadınca ‘provokatif’ olarak yorumlandığı öğrenildi.
Biat hastalıklı bir dalkavukluktur.
Hey koca Faik, hey mulkiyeli yurtsever bu kepazeliklere ortak olacagina inanamazdim. Hirsi aklinin onunde giden bir adam icin partisini satmak, memleketini satmak sana hic yakismadi.
Kayyum KK'nın ne düşündüğünün önemi yok. Siyasal Partiler Kanunu ve CHP'nin TBMM İç Yönetmeliği oldukça açık. Genel başkan milletvekili değilse grup başkanını genel başkan değil, o parti grubunun milletvekilleri salt çoğunlukla seçer. Ha orman kanunlarına geçiş yaptıysak o ayrı tabii.
Hocanin goruslerine aynen katiliyorum. Butlan, sozlesme hukukuna ozgu bir kavramdir. Secim hukukunda kullanilamaz. Boyle olursa her parti kongresi yillar sonra tekrar tekrar tartismaya acilir.
Şunu iyi bilelim her hangi bir asliye hukuk mahkemesi bir siyasi partiye genel başkan tayin edemez. Kendisini seçim kurulları yerine koyarak karar alamaz. Bu çok ağır bir yetki gaspı ve anayasa ihlali olur. Kısaca butlan kararı yoklukla malüldür. Hiç doğamaz. Biz yoklukla malül bu kararı tanımayız seçim yargısının verdiği mazbatalar iptal edilemez. Biz de o mazbata kimdeyse onun yanında dururuz!
Erdem Atay, ben yillarca yatay gecis komisyonlarinda gorev yaptim. Bu iste en masum ogrencidir. Ille kusur arayacaksan idare bu isin sorumlusudur. Bu da zaman asimina tabidir. Dolayisiyla diplomada hicbir usulsuzluk yoktur.
Erdem Atay'dan İsmail Saymaz'a:
"Ekrem İmamoğlu'nun bu diploması usulsüz. Bunun usulsüz olduğunu sen de çok iyi biliyorsun"
"Bunları söyleyecek cesaretin yok. Veryansın adlı sitede öyle demiyordun, Nihat abinin kı*ını yalıyordun"
"Sen İmamoğlu'nun yardakçısı oldun, dalkavuğu oldun.
"Kurultay günü 2. tur yapılırken 'Kılıçdaroğlu adaylıktan çekildi' haberini sen yaydın"
Erdem Atay'dan İsmail Saymaz'a:
"Ekrem İmamoğlu'nun bu diploması usulsüz. Bunun usulsüz olduğunu sen de çok iyi biliyorsun"
"Bunları söyleyecek cesaretin yok. Veryansın adlı sitede öyle demiyordun, Nihat abinin kı*ını yalıyordun"
"Sen İmamoğlu'nun yardakçısı oldun, dalkavuğu oldun.
"Kurultay günü 2. tur yapılırken 'Kılıçdaroğlu adaylıktan çekildi' haberini sen yaydın"
Kim utanmalı?
👉Bu kaldırıma betonu boca eden işçi mi?
👉İşçinin yaptığına kızıp düzeltmeyen kalfa mı?
👉kalfanın işini düzgün yapmadığını gördüğü halde sesini çıkartmayan müteahhit mi?
👉Bu kaldırımdaki kazı ve diğer işleri alan asıl firma mı?
👉Bu işi denetleyen resmi görevli mi?
👉Resmi görevlinin amiri mi?
👉Siyasi ya da idari yetkili mi?
👉Her gün bu işlek caddeden geçen ve rezil görüntüye ses çıkarmayanlar mı?
Kim utanmalı sizce bu işten ve kime hesap sorulmalı?
Not:
Burası İstanbul’un Ataşehir ilçesi Halk caddesi.
Bu kazıyı hangi bakanlığın, belediyenin ya da kurumun yaptığını bilmiyorum ama her gün yürüdüğüm bu yolda böyle bir iş utanç verici, buranın sakinlerine hakaret geldi bana.
Geçici bir işlem sandım 10 gün bekledim hala aynı.
Kim utanmalı?
👉Bu kaldırıma betonu boca eden işçi mi?
👉İşçinin yaptığına kızıp düzeltmeyen kalfa mı?
👉kalfanın işini düzgün yapmadığını gördüğü halde sesini çıkartmayan müteahhit mi?
👉Bu kaldırımdaki kazı ve diğer işleri alan asıl firma mı?
👉Bu işi denetleyen resmi görevli mi?
👉Resmi görevlinin amiri mi?
👉Siyasi ya da idari yetkili mi?
👉Her gün bu işlek caddeden geçen ve rezil görüntüye ses çıkarmayanlar mı?
Kim utanmalı sizce bu işten ve kime hesap sorulmalı?
Not:
Burası İstanbul’un Ataşehir ilçesi Halk caddesi.
Bu kazıyı hangi bakanlığın, belediyenin ya da kurumun yaptığını bilmiyorum ama her gün yürüdüğüm bu yolda böyle bir iş utanç verici, buranın sakinlerine hakaret geldi bana.
Geçici bir işlem sandım 10 gün bekledim hala aynı.
Savunmada şu: meğerse oğlan batakçıymış,
dedesi bir şeyler bozdurmuşmuş, annesi daire falan satmışmış,
birkaç milyon dolarcık vermişler, yaban ellerde batırsın diye :))))
Çok mu düşündüler bu hikayeyi acep.
Orta hakem, yardımcı hakem, Var hakemi, hepsi, tamamı en az 3 sene
yabancı olmalı.
Bu süreçte yeni bir MHK organizasyonu, yeni bir eğitim şeması, yeni bir hakem kadrosu kurulmalı.