“Ben Süper Lig’de Galatasaray-Kasımpaşa maçını yönetirken bir penaltı pozisyonu oldu. O penaltıyı vermediğim için soyunma odasına Tolga Özkalfa geldi” diyor maçın gözlemcisi.
İddiasına göre Tolga Özkalfa’ya o sırada bir telefon geliyor. Telefonda, hakem hakkında “siyah-beyaz rapor” yazılması isteniyor. Yani Tugay Kaan Numanoğlu’nun hata yaptığı ve uzun süre maç yönetmemesi gerektiği yönünde bir rapor hazırlanması talep ediliyor.
Ancak Tolga Özkalfa bu talebi yerine getirmiyor. Tugay Kaan Numanoğlu’na, “Ben bunu yazmayacağım. Çünkü vermediğin penaltı kararı doğruydu. Galatasaray aleyhine vermediğin karar doğruydu” dediği aktarılıyor. Bu nedenle söz konusu değerlendirme rapora yazılmıyor.
Normal şartlarda hakemin ertesi hafta ya da takip eden haftalarda yeniden maç alması bekleniyor. Fakat bu süreçte Tugay Kaan Numanoğlu’na, eski Merkez Hakem Kurulu Başkan Vekili Ahmet Şahin’den telefon geldiği iddia ediliyor.
Ahmet Şahin’in telefonda, “Sen bu penaltıyı verseydin büyük maçları yönetirdin. Bundan sonra yönetemezsin. O penaltıyı verseydin” dediği öne sürülüyor.
Bunlar, savcılığa verilen bir ifadenin notları.
Ve bugün, daha basit suçlar isnat edilen Ferhat Gündoğdu’yla beraber beş kişi tutuklandı.
Galatasaray lehine haksız bir penaltı vermediği için o takımın puan kaybetmesine sebep olan ve bu nedenle hakemliğinin bitirildiği iddia edilen Tugay Kaan Numanoğlu’nun anlattığı süreçte adı geçen Ahmet Şahin ise serbest.
Eğer bir hakeme, “O penaltıyı verseydin büyük maçları yönetirdin” denildiği iddiası doğruysa, mesele artık yalnızca bir penaltı kararı değildir.
Araştırılması gereken en önemli hususlardan biri, hakem kararlarına müdahale iddiasıdır. Zira bu iddia yalnızca hakemlik sisteminin işleyişi açısından değil, varsa daha geniş bir şike organizasyonunun ortaya çıkarılması bakımından da önemli bir delil niteliği taşır.
Hakem kararlarının hangi saiklerle yönlendirildiği, hakemlerin verdikleri veya vermedikleri kararlar nedeniyle nasıl bir muamele gördüğü ve bu müdahalelerin başka kişilerle, maçlarla ya da sonuçlarla bağlantılı olup olmadığı da araştırılmalıdır.
Aksi hâlde soruşturmanın gerçekleri bütünüyle ortaya çıkarması mümkün değildir ki geldiğimiz noktada budur.
Maksat hâsıl oldu, gündem değişti.
Temizlik mi?
Bir başka bahara…
Belki de daha sert bir gündem değişikliğine kadar.
@RidvanDilmen8@Ahmetercanlar@ahmetselimkul@cilingiroglkaya@AdnanAybaba_tv
Sivrisinekleri kovarak Türk futbolunu temizleyemezsiniz; bataklığı kurutmak lazım.
Ferhat Gündoğdu bu tabloda bir tetikçidir; ama nitelikli bir tetikçi. Tabiri caizse keskin nişancı. Kendisine verilen görevi yerine getirdi ve şimdi miyadı doldu. Artık bu alanda oyuncu değişikliğine gidiliyor.
Ancak soruşturma bu şekilde devam eder, birkaç isim ve birkaç suçlamayla sınırlı kalırsa, yapı bu süreçten daha da güçlenerek çıkabilir. Asıl yapının üzerine gidilmezse, bu soruşturma da bir süre sonra sadece gündem değiştirme operasyonu görüntüsüne bürünür.
Futboldaki skor mühendisliğinin açığa çıkarılması lazım. Kesinlikle.
Yasa dışı bahis reklamı, para aklama, karaborsa bilet satışı…
Futboldaki bu illegal ilişkilerin içinde olduğu iddia edilen kulübün, Ahmet Şahin gibi MHK’deki uzantılarının da ortaya çıkarılması lazım. Sadece görünen aktörlerle değil, bunların arkasındaki bağlantılarla birlikte.
Adalet > Mehmet Ağar.
Öyleyse yargı üzerine düşeni yapmalı.
Serdar Tatlı’nın, Rıdvan Dilmen’in, Erman Toroğlu’nun, Ahmet Çakar’ın, Ali Palabıyık’ın, Fırat Aydınus’un ve 1997 yılında Galatasaray’ın şampiyonluğunun şikeyle geldiğini iddia eden Rasim Ozan Kütahyalı’nın da ifadeleri alınmalı.
Kim ne biliyor, neye dayanarak konuşuyor, hangi bilgiye sahip; ortaya çıkarılmalı.
Soruşturma genişletilmeli.
Öyle hissediyorum ki Ferhat Gündoğdu serbest bırakılacak ve bütün mesele birkaç sivrisineği kovmaktan ibaret kalacak.
Oysa mesele sivrisinek değil.
Bataklık kurutulmazsa, sivrisinekler geri gelir.
Cumhurbaşkanımızdan beklentim net: “Ucu nereye dokunursa dokunsun, sonuna kadar gidilecek.”
Gündeme gelen iddialar yalnızca görünen kısmı aydınlatmamalı; soruşturma, Türk futbolunda karar mekanizmalarını etkileyen tüm bağlantıları kapsamalıdır.
Ferhat Gündoğdu’yu o göreve kim getirdi?
Kimden talimat aldı?
Kimlerle hangi ilişkileri vardı?
Hakemlere maç ve sonuç talimatı verildi mi?
Ve en önemlisi: Bu ilişkilerin ucu herhangi bir kulübe, özellikle Galatasaray’a uzanıyorsa, orada da durulacak mı?
Ucu Galatasaray’a da dokunuyorsa, oraya kadar gidilsin. Mesele hangi kulübün adının çıktığı değil, gerçeğin ortaya çıkarılmasıdır.
Somut çağrım şudur: Gündoğdu’nun göreve geliş sürecinden başlayarak telefon ve mesaj trafiği, görüşme kayıtları, hakem atama ve klasman kararları, puanlama ve sınav süreçleri, kulüplerle yapılan temaslar ve ilgili tüm yazışmalar bağımsız biçimde incelensin.
İddiaların ucu kime uzanıyorsa, makamı ve kulübü ne olursa olsun üzerine gidilsin. Hiçbir kulüp peşinen suçlanmasın ama hiçbir kulüp de dokunulmaz kabul edilmesin.
Türk futbolunda gerçek bir temizlik yapılacaksa yalnızca görünen isimler değil, varsa onları yönlendirenler ve bu süreçlerden fayda sağlayan yapılar da ortaya çıkarılmalıdır.
Soruşturmanın sınırını kulüp renkleri değil, deliller belirlesin.
Yoksa bu operasyon, gerçekleri ortaya çıkarmak yerine kamuoyunun gündemini değiştiren bir hamle olarak kalır.
Anlatamıyorsun Fatih Terim…
Kim derdi ki Ömer Üründül’ü arar hâle geleceğiz?
Sen Millî Takım’ın başına ilk geldiğinde kulüpçülüğü nasıl gördüysek, Millî Takım’dan da bizi nasıl soğuttuysan, bugün Montella’da da benzer bir tablo görüyoruz.
Montella da senin yolundan gidiyor. Senin kulübünün futbolcularına kıyamıyor. Eren’le Barış Alper’in öncelikle çıkması gereken maçta, utanmasa Yunus’u ve Deniz’i de oyuna alacak!
Dün İrlanda’nın tetörist devletle yaptığı maçta, İrlandalı futbolcuların sergilediği tavrı gördükten sonra gel de İrlandalı olma!
@AliNaildurms Kesinlikle millî takımın hocası Aykut Kocaman olmalı lakin birinci sınıf insanlar birinci sınıf insanlarla ikinci sınıf insanlar üçüncü sınıf insanlarla çalışırmış. Aykut hocayla çalışacak kalite yok TFF’de
Gündeme ilişkin yapmış olduğum CİMER başvurusu metnini paylaşıyorum. İlgilenen aynı metinle müracaat edebilir.
Konu: TFF ve MHK hakkında hakem tarafsızlığının araştırılması talebi
Türk futbolunda yıllardır devam eden hakem yönetimleriyle ilgili ciddi bir tarafsızlık ve adalet sorunu bulunmaktadır. Özellikle Galatasaray lehine, Fenerbahçe ve diğer kulüpler aleyhine hakem kararlarının farklı standartlarda uygulandığı yönündeki kanaat kamuoyunda giderek güçlenmektedir.
Bu durumun münferit hakem hatalarıyla açıklanamayacağı, benzer pozisyonlarda bazı takımlara farklı standartlar uygulandığı yönündeki iddiaların ciddi biçimde araştırılması gerektiği kanaatindeyim. 2026-2027 sezonunun henüz başında yaşanan tartışmalar da bu endişeyi artırmaktadır.
Bu nedenle öncelikle Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) ve Merkez Hakem Kurulu (MHK) hakkında inceleme ve denetim yapılmasını talep ediyorum.
Son yıllardaki Süper Lig maçlarında Galatasaray, Fenerbahçe ve diğer kulüplerin lehine ve aleyhine verilen kritik kararların; penaltılar, verilmeyen penaltılar, kırmızı kartlar, VAR müdahaleleri ve benzer pozisyonlarda uygulanan faul standartları bakımından objektif şekilde karşılaştırılmasını istiyorum.
Aynı veya benzer pozisyonlarda farklı kulüplere farklı standartlar uygulanıp uygulanmadığı, hakem ve VAR atamalarında belirli kulüpler lehine veya aleyhine sistematik bir durum bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
Ayrıca şu hususun da açıkça araştırılmasını istiyorum:
TFF ve MHK’nın uygulamaları Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın bilgisi ve talimatı doğrultusunda mı gerçekleşmektedir, yoksa Cumhurbaşkanımızın bilgisi ve iradesi dışında mı gerçekleşmektedir?
Cumhurbaşkanlığı makamının herhangi bir talimatı veya yönlendirmesi bulunmuyorsa, yıllardır kamuoyunda tartışılan bu uygulamaların TFF ve MHK içerisindeki hangi kişi veya yapılar tarafından sürdürülebildiğinin araştırılması gerektiğini düşünüyorum.
Herhangi bir kişi veya kulüp hakkında peşinen suç isnadında bulunmuyorum. Talebim, bu iddiaların bağımsız, tarafsız ve somut veriler üzerinden araştırılmasıdır.
Bu kapsamda;
1. TFF ve MHK’nın hakem yönetimleri ve atamalarının incelenmesini,
2. Son yıllardaki kritik hakem kararlarının kulüpler bazında karşılaştırılmasını,
3. Galatasaray lehine, Fenerbahçe ve diğer kulüpler aleyhine sistematik bir karar farklılığı bulunup bulunmadığının araştırılmasını,
4. Hakem ve VAR atamalarında herhangi bir yönlendirme veya dış müdahale olup olmadığının incelenmesini,
5. Cumhurbaşkanlığı makamından TFF, MHK veya hakem yönetimine yönelik herhangi bir talimat bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulmasını,
6. Usulsüzlük veya taraflılık tespit edilmesi halinde sorumlular hakkında gerekli işlemlerin yapılmasını
arz ve talep ediyorum.
Türk futbolunda hiçbir kulübün ayrıcalık görmediği, aynı pozisyona aynı kararın verildiği adil ve tarafsız bir sistemin sağlanmasını istiyorum.
Gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim.
#Fenerbahçe
#TFFİSTİFA
#MHKİstifa
#OA_BAK
#abajingurlek
@stellatangle7 Onları da siz söyleyin ki biz de neleri kaçırdık öğrenelim. Burada söz konusu Beşiktaş değil şayet Beşiktaş’ın karşısında Fenerbahçe değil de başka bir takım olsaydı Beşiktaş doğranacaktı.
Beşiktaş iyi mücadele etti, iyi oynadı, kazanmayı daha çok istedi ve kazandı. Tebrik ediyorum.
Lakin Fenerbahçe açısından kötü oyun dışında gecenin özeti:
Verilmeyen iki penaltı, Vlahovic’e çıkmayan kırmızı kart.
Malum takımın maçlarında oyuncuların kendini yere attığı pozisyonlarda verilen faullere alışmışken, bu kez farklı bir hakemlik performansı izledik.
Halil Umut Meler, ayaktaki pek çok pozisyonda dahi aleyhimize olmayan fauller çaldı.
Puanlar eşit olduğu için hangi takımın yarıştan koparılacağına henüz karar verilmemiştir güzel bir hakem performansı izleriz diye düşünüyordum ama o karar çoktan verilmiş.
İnce ince doğranmaya alışmıştık; bu sezon kuşbaşı doğranıyoruz.
#FenerbahçeBeşiktaş
Hakemler yönettikleri maçı sonrasında izliyor mı merak ediyorum.
İzliyorlarsa “utanıyorlar mı?” diye soracağım lakin….
Şayet sahaya adil bir maç yönetmek için değil, bir takıma maç kazandırmak için çıkıyorlarsa, neden utansınlar ki?
Maçı tekrar izlediklerinde muhtemelen kendileriyle gurur duyuyorlardır:
“Görevimizi başarıyla tamamladık.”
Hakem Galatasaray aleyhine haklı penaltı verdi.
Normalde haber değeri olan, haksız penaltıdır.
Haklı penaltı zaten olması gerekendir.
Ama söz konusu Galatasaray olunca, haklı penaltı bile haber oluyor.
Vaka bu ya ;
“Müftünün keçisi çalınmış.”
Gazetede manşet:
“Müftü keçi çaldı!”
Çünkü bazıları için normal olan değil, istisna olan haber değeri taşıyor.
Galatasaray aleyhine doğru karar da artık istisna olduğuna göre…
Paylaşmamız normal.
Bir tarafta üç maçta haksız yere dört puan kazandırılmış bir takım…
Diğer tarafta iki maçta hakem kararlarıyla üçer puanı gasp edilmiş Beşiktaş ve Fenerbahçe.
Bir tarafta Osimhen’in faul yaptığı pozisyonda Galatasaray lehine verilen penaltı…
Diğer tarafta Muriqi’ye yapılan müdahaleye, dünyanın herhangi bir yerinde “penaltı değil” diyeni dövecekleri bir pozisyonda devam kararı!
Şimdi bütün bunlara “hakem hatası” mı diyeceğiz?
Beşiktaş, Şenol Güneş’in son görevden ayrılışı da dâhil olmak üzere son yıllarda, daha ligin erken dönemlerinde tartışmalı hakem kararlarının etkisiyle yarıştan koparıldı. Sonrasında ise faturalar hocalara ve yönetimlere kesildi.
Fenerbahçe ise görece daha güçlü kadrosu, mücadele gücü ve tecrübesi sayesinde bütün bunlara rağmen sezon sonuna kadar yarışın içinde kaldı.
Lakin sonucu büyük ölçüde belli edilmiş bir yarışta biz yine de “Acaba?” dedik.
Çünkü insan inanmak istiyor.
Fakat milyonların gözü önünde bir takımın kayrılması, diğerlerinin hakkının açıkça gasp edilmesi artık yalnızca futbolun adaletine değil, insanların adalet duygusuna da zarar veriyor.
Daha da kötüsü, bütün bunlar yaşanırken yetkililerin sessizliği.
Bu artık sadece üç puan meselesi değildir.
Bu, milyonlarca insanın takip ettiği bir organizasyonda adalete olan güven meselesidir.
İnsanların hakemlere, federasyona ve futbol düzenine olan inancı artık kalmadı.
Toplumun bu kadar büyük bir kesiminin öfkesini ve adaletsizlik duygusunu görmezden gelmek, sağlıklı bir futbol ortamı yaratmaz. Aksine, toplumdaki gerilimi ve huzursuzluğu daha da büyütür.
Yetkililer artık sorumluluk almak zorunda.
TFF ve MHK başkanları, tetikçi hakemlerini de alıp gitsinler.
Futbolda ayrıcalığa değil, adalete ihtiyaç var.
Çünkü adalet herkese lazım.
Bugün başkasının hakkına sessiz kalan, yarın kendi hakkını savunacak bir düzen bulamaz.
#Fenerbahçe
#beşiktaş
#Akıngürlek
Muriç’e yapılan müdahale sıradan bir futbol teması değil. Şiddetin ve kontrolsüz müdahalenin sınırlarını aşan, ceza hukuku bakımından dahi tartışılması gereken bir pozisyon.
Üstelik bu müdahale ceza sahasında gerçekleşiyor ve Fenerbahçe’nin kazanması gereken penaltı verilmiyor. Daha da vahimi, oyun sanki hiçbir şey olmamış gibi devam ediyor.
VAR neyi bekliyor? Hakem neyi görüyor, neyi görmüyor?
Fenerbahçe aleyhine verilen ve verilmeyen kararlar artık “hakem hatası” başlığı altında geçiştirilemeyecek bir noktaya geliyor. Aynı standart neden sürekli Fenerbahçe söz konusu olduğunda ortadan kalkıyor?
TFF ve MHK bu pozisyonları açıklamak zorunda.
Futbolun temel şartı adalettir.
Adalet yoksa rekabetin de anlamı yoktur.
Yazıklar olsun.
#FerhatGündoğduİstifa
#Fenerbahçe