Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ve Bakanlıkta çalışan tüm üst düzey bürokratlara soruyoruz. Aile Hekiminize en son ne zaman başvurdunuz ? Sizler gibi milyonlarca vatandaş da başvurmak zorunda olmadığı için aile hekimine başvurmadı. Bunun sorumlusu biz miyiz ? Bu akıl tutulmasından vazgeçin ve kestiğiniz maaşlarımızı faiziyle acilen ödeyin !!! #BIRAKINHEKİMLİKYAPALIM
@AHEF2008@dayanismasen1@ahesenorgtr@izahedorgtr@ANKAHED@ankahabera@nowtvturkiye@nowhaber@izahedorgtr@EDAHED22@drmemisoglu
Yeni yönetmelikle gruplandırma personelinin tazminat ödemesi ve iş sağlığı güvenliği ödemeleri Aile Hekimliği cari gider ödemeleri tarafından ödenir deniyor.
Hukukun esas işveren bakanlıktır dediği bir konuyu yönetmelikle aile hekimlerine yıkamazsınız!
Sağlık Bakanlığı'nın 'Aile Hekimine Yönlendirme' uygulamasının sağlıkta randevu krizini çözmek yerine aile hekimlerinin üzerine yıkmayı amaçladığını ifade eden Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi, uygulamanın sağlıkta çalışanlara yönelik şiddeti daha da körükleyeceği uyarısında bulundu. @DrMehlepci@BirGun_Gazetesi@saglikbakanligi@halksagligigm
👇🏻👇🏻👇🏻
https://t.co/gtSA5YLKQn
Aile Hekimlerine ayrılan randevu kotası; Aile hekimlerinin tedavisinde aciliyet gördüğü hastalar içindir. Aile Hekimleri, uzman hekime gitmek isteyen kişiler için randevu alma memuru değildir. Randevu almak için @MHRS_182 yi arayınız @AHEF2008@hekim_birligi@saglikbakanligi
Nüfus Müdürlüğü konuya vakıf olmadan, ücret yatmadan ehliyet raporunun sadece taslak olarak göründüğünü bilmeden resmi yazışma kurallarını ihlal ederek Aile Hekimlerinin uyarılmasını istemiş.
Bu tavrı kınıyoruz!
Gerekli cevabı siz de verirsiniz sanıyoruz @sagliklicozum
Aile Sağlığı Merkezleri ATIK YAĞ TOPLAMA NOKTASI değildir!
Olmaz denen herşey oluyor!
Elazığ Valiliği ve İl Sağlık Müdürlüğü ASM'leri atık yağ toplama noktası olarak belirlemiş
Aile Sağlığı Merkezlerine sormadan danışmadan tehlikeli sonuçları olabilecek uygulama dayatılamaz
E-Nabız yok, HYP çöktü, rapor ekranı açılmıyor. Sistemler yerle bir. Üstelik bu ilk de değil, rutine bindi!
Bakanlık aile hekimleriyle uğraşacağına önce kendi işini düzgün yapsın.
Dijital sağlık değil, dijital çile yaşıyoruz!
@saglikbakanligi@halksagligigm@AHEF2008@ankahabera
Hastanın gitmediği muayenenin bedeli hekime kesiliyor! Aile hekimine 6 ay gitmeyen hastalar için hekimlerin maaşından kesinti yapılıyor. Bu kabul edilebilir bir durum değildir. Hastanın gelme inisiyatifi kendi sağlığıyla ilgilidir. 6 ayda bir gelmeyen hasta kesintisi uygulamasına ilişkin sahadan yansıyan sorunlar artmaktadır. Sağlık Bakanı bu yanlış uygulamadan dönmelidir.
Sağlık Bakanlığı'nın, 30/10/2024 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği'nin üzerinden 6 aylık süre geçti.
Bu süreçte, Aile Hekimleri;
❗Hastalarının tedavisine uygun reçete düzenlerken, tedavi ile teşvik kesintisi arasında ikilemde kaldılar.
❗HYP yapmak için mesai sonrası çalışmak zorunda kaldılar.
❗ Hastaların hastaneye başvurularını azaltmak için öğle aralarından feragat ettiler.
❗Sağlık Bakanlığı Aile Hekimliği sisteminin başında yayımladığı genelgelerle tüm verilerin AHB Sistemlerinden alınması, başka kanallardan bilgi istenmemesini istemiş, fakat HYP, Sürücü Raporu, Sporcu raporu, Sağlık raporu, e-reçete sistemi gibi farklı sistemler kurarak yayımladığı genelgesini kendisi ihlal etmiştir.
HYP sistemi ergonomik ve kullanıcı dostu olmaktan çok uzak olup, aile hekimlerinin iş yükünü artırıcı bir yapıya sahiptir.
❗Yönetmeliğin son hamlesi olan "6 aylık sürede aile hekimine gelmeyen hastaların katsayıyı düşürmesi" ile Aile hekimlerinin mağduriyeti daha da artacaktır.
💢Aile Hekimleri'nin, ASM giderleri TÜİK'in belirlediği oranlarda artarken, reel ekonomiye yenik düşmekte, ayrıca düşük vergi diliminden dolayı brüt ücretlerden %27 vergi kesintisinin eklenmesiyle, birçok aile hekimi ASM birimlerinden ayrılmak zorunda kalmaktadır.
💢Sağlık Bakanlığı'nın yayınlamış olduğu SİGMA formüllü yeni yönetmeliğindeki kesintiler nedeniyle, Aile Hekimlerinin mesleğini yapması engellenmekte olup bu nedenle istifa ya da emekliliğe ayrılarak ASM birimlerinin boşalmasına neden olacağı aşikardır.
🎯 Aile Hekimliği yönetmeliğinin yayımlanmasının üzerinden 1 yıl dahi geçmeden detaylı bir revizyondan geçmesi gerektiği ortaya çıkmıştır.
@saglikbakanligi@drmemisoglu
Siirt’te üroloji uzmanı Dr Aykut Koç liyakatsızlığa ve nepotizme isyan etti. ❌Paylaşımı nedeniyle soruşturma açılacakmış.
1.5 yıldır Siirt’te yaşadığı tüm zorluklara ve engellere rağmen özveriyle çalışıp insanların hayatlarıma dokunmaya çalışan meslektaşımızın yanındayız.❗️
Naaan, Üsküdar Meydanı'nda şişman çevirmesine yakalandım 🤭 Biraz kınayıp saldılar neyse ki. Radar görünce birbirine selektör yapanlar gibi o yöne giden 3 şişmanı uyardım. Gün birlik günüdür şişman kardeşlerim 😂
Bu sabah X'in serbest avukatı sıfatıyla ve X talebiyle yapmış olacağımı beyan ettiğim gibi, 8. Sulh Ceza Hakimliğinin Sayın Ekrem İmamoğlu’nun X hesabının tamamına erişim engeli getiren 2025/4361 D. İş sayılı kararına karşı İstanbul 9. Sulh Ceza Hakimliğine gönderilmek üzere İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliğine 27 sayfalık itiraz dilekçem ve ekleriyle beraber toplam 765 sayfalık itiraz dosyam sunulmuştur.
Şeffaflık adına, konu ile ilgilenenler için, 27 sayfalık bu itiraz dilekçemin tamamına şu linkte yer verilmektedir:
https://t.co/NN4WlaJSYg
İstanbul ….. Aile Merkezinde aile hekimi olarak görev yapmaktayım. Bir süredir hastam olan bir vatandaş sıra beklememek için randevulu hastamın önüne geçip ilaç yazdırmak istedi. Randevulu hastaya baktıktan sonra yardımcı olacağımı söylesem de dinlemedi. Masama elini koyarak ve çok beklediğini söyleyerek bağırmaya, çirkin sözler söylemeye başladı. Kendisiyle ilgileneceğimi söylesem bile; "eşek gibi yazacaksın", "yazma da bir görelim bakalım", "bunlar çakal" gibi sözlerin ardından daha ağır küfürler ederek (ailemi, sülalemi hedef alan küfürler) binayı terk etti. Sokakta park halindeki aracına binerken de "şimdi eve gidip silahımı alacağım ve o doktorun kafasını patlatacağım" şeklindeki sözlerini ise orada bulunan birden fazla vatandaşın tanıklığıyla işittim.
Her şeyden önce ben 2 çocuk babası, tek maaşla ev geçindiren bir T.C. vatandaşıyım. Bu gibi kriminal insanlarla uğraşmanın sonunun iyiye varmadığını bilecek kadar da yaşadım. Çünkü cezaevinden çıktığını biliyorum. Bu yüzden önce beyaz kod verip polisi arasam da şikayetçi olma noktasında tereddütte kaldım. Neden mi tereddütte kaldım? Çok net:
Çünkü tehdit eden kişi sabıkalı. Ve böyle bir insanla uğraşmanın, benim ve ailemin hayatı için ciddi bir risk teşkil ettiğini düşünüyorum.
Bugün ben şikayetçi olsam, tutuklansa bile tekrar dışarı çıkabileceğini biliyorum. Kapımın önünde, çocuklarımın okul yolunda, eşimin markete gittiği sokakta onun karşımıza çıkmayacağının garantisini kim verebilir?
Bu tehdit; anlık bir öfke nöbeti mi yoksa soğukkanlı ve planlı bir korkutma teşebbüsü mü kestiremiyorum.
Bir kişi elini kolunu sallayarak tehdit edebiliyor, ardından hiçbir şey olmamış gibi aramıza karışabiliyor. Bu durumda benim güvenliğimi kim sağlayacak?
İki çocuğumun babası olarak ben, sabaha kadar kapıma biri gelir mi diye diken üstünde yaşamak zorunda mıyım?
Sağlık çalışanına yönelen tehditlerin ve şiddetin ciddi cezalarla sonuçlanmadığını yıllardır tecrübe ettik. Bu yüzden "Neden korkuyorsun?" diye sormayın.
Asıl soru şudur:
Ben ve benim gibi yüzlerce hekim neden bu korkuyla yaşamak zorunda? Neden görevini yapan bir doktor, “Ya bu adam gerçekten dönüp canımıza kast ederse?” diye geceleri uykusuz kalmak zorunda? Ve neden hâlâ bizden “sabırlı�� olmamız bekleniyor?
Ve ne yazık ki bu korku, bu ülkede sağlık çalışanı olmanın artık bir parçası haline geldi.
İşte bu yüzden, beyaz kod verip polis çağırmış olsam da, şikayetçi olma noktasında tereddüt ettim. Çünkü sistemin beni gerçekten koruyacağından emin değilim.
Bu yüzden şikayetçi olup hayatımı riske atıp atmayacağımı sorguladım.
Herkes şunu anlamalı:
Doktora silah çeken eli durduramazsanız, yarın o silah sizin çocuğunuzun hayatını çalacak!
Sağlıkta şiddet yasaları derhal ağırlaştırılmalı, caydırıcı cezalar uygulanmalı, “beyaz kod” değil, “kırmızı alarm” verilmelidir.
Yoksa beyaz önlükler, beyaz kefene dönüşür.
Ve biz sadece “geçmiş olsun” deriz. Ama artık çok geç olur.
Geçen haftalarda tehdit ve hakarete maruz kalan
bir meslektaşımız ve üyemizin feryadı
Bir taraftan #eziyetyönetmeliği
Bir taraftan performans dayatması
Bir taraftan ekonomik kriz
Ama Hayati önem arzeden ortak sorunumuz
#saglıktasiddet
Ben Eren Üner, 23 yaşındayım. İstanbul Tarih Bölümü 2. sınıf öğrencisiyim. Saraçhane protestocularına yapılan işkenceleri, herkese açık kendi sosyal medya hesaplarından paylaşan Çevik Kuvvet Polisleri'ni kişisel sosyal medya hesabımdan haber yaptığım için; 24 Mart Pazartesi saat 23:00'ten 25 Mart Salı 05:00'e kadar Vatan Emniyet'te işkence gördüm. İki hafta, 25 Mart - 9 Nisan tarihleri arasında cezaevinde yattım.
Şimdi sizlere hakkımda YALAN ve İFTİRA atanların ufak bir kısmını ve amaçlarını anlatacağım. Amacım inanın birilerine hedef göstermek değil, ya da bu tür tartışmaları uzatmak değil. Biliyorum bir çok kişi de bu tür iftiralara cevap vermemen gerektiğini düşünüyor ve haklılar.++