Takım maç kazanır, kaybeder bu her zaman böyle olmuştur. Transferler iyi çıkar, kötü çıkar bu da her kulübün yaşayabileceği bir durumdur. Bunların hepsi geçicidir.
Ama taraftarı hakir görmek, taraftarı karşına almak ve bilet fiyatlarıyla tribünden koparmak… İşte bunlar onulmaz yaralar açar. Bunun telafisi çok daha zordur.
Samsunspor tribünü, Fenerbahçeli futbolcuları izlemek için bilet almaz. Rakiple, gelenle gidenle hiç işimiz olmadı. Nasıl Sezgin Gümüş, Fuat Köktaş başkanken içeride ve dışarıda Samsun tribünü varsa bugün de var. Yani sizlik bir şey yok.
Siz gitseniz de biz yine maça gideceğiz. Takım hangi ligde oynarsa oynasın, biz yine orada olacağız.
Güzel Samsunsporlu Teoman Taş, “Samsunspor’suz Süper Lig süper olsa ne olur?” demişti. İşte bunu yalnızca kendi fikri olarak değil, cefakâr Samsunspor taraftarının duygularını ifade etmek için söylemişti.
Sizin başkanı olduğunuz takımı siz yaratmadınız. Samsunspor zaten vardı. Bizim büyüklerimiz maça gitmeseydi, bu şehrin çocukları top oynamasaydı, bu şehrin müesseseleri Samsunspor’a sahip çıkıp kaynak yaratmasaydı, bugün şirketleştirecek bir Samsunspor bulamazdınız.
Hadi gidin, paranızı vererek bir kulüp kurun. Bakalım kaç kişi maça gelecek.
Sizin paranız var, bizim yok diye taraftara ve Samsunspor’un mazisine dil uzatma yetkisini size kimse vermiyor.
Bugün Samsunspor’u tutanların büyük çoğunluğu, çocukken bilet parası olmadığı için bir başkasının önünde, arkasında, yanında maça girerek büyüdü.
Biz yıllardır “Bu şehrin çocukları Samsunsporludur” diyoruz. Ama bugün geldiğimiz noktada, bilet fiyatları nedeniyle bu şehrin çocuklarının kendi takımını tribünden izlemesi bile neredeyse imkansız hale geldi.
Samsunspor taraftarı, şehrinin takımını kimi zaman çocukluk arkadaşı, kimi zaman sevgilisi, kimi zaman da babası gibi görür. O yegâne mirasını iyi günde de kötü günde de yalnız bırakmamak için tribündedir. Yani bizim söyleyeceğimiz şudur: Biz maça rakip takım için, rakip futbolcu için, kendi futbolcumuz için ya da yönetici için gitmeyiz. Biz maça, Samsunspor başını kaldırdığında kendisini yalnız hissetmesin diye gideriz.
Sonucun bizim için ne kadar önemsiz olduğunu da tek bir cümleyle anlatırız:
“Samsunspor kafana göre!”
Siz bu duyguları hissetmediğiniz için anlaşamıyoruz.
Tam da bugün yaşadığımız olay budur.
Sayın Başkan Yüksel Yıldırım; @YY_Samsun
Biz tribüne Fenerbahçe’nin dünya yıldızlarını seyretmek için değil, Samsunspor’u desteklemek için geliyoruz!
Sizi bu düşünceye sevk eden hangi kişiyse o kişiden derhal uzaklaşın!
Karşımızda kimin olduğu, rakibin kadrosunun kaç milyon avro ettiği bizi ilgilendirmez. Bizim için sahadaki en büyük yıldız, kırmızı-beyazlı formadır, Atatürklü armadır. Taraftarı suçlamak yerine; bilet fiyatları, stat ulaşımı ve tribünlerin neden dolmadığı doğru şekilde değerlendirilmelidir.
Samsunspor bu şehrin takımıdır, taraftar da bu kulübün müşterisi değil, gerçek sahibidir. Biz Samsunspor’u rakibine göre değil, armasına duyduğumuz sevgiyle destekliyoruz. Bu nedenle tribünleri doldurmak isteniyorsa bahaneler değil, taraftarın sesi dinlenmelidir.
Her işte bir SWOT analizi yaptığınızı defalarca dile getirdiniz. Tribünlerin doluluğunun düşmesi hakkında en ufak bir araştırma yaptığınızı düşünmüyoruz.
2024 yılında tribünler hafta içi maçlarında bile 30.000'e dayanmışken sizce neden böyle?
Artık taraftarı arkasına alan bir başkan olun.
Sizin rakibiniz bu camia değil!
🟥 Semedo rakibinin orada olduğunu bilerek, görerek kramponun altıyla gaddarca basıyor ve üstelik diğer ayağını da kaldırarak ağırlık transferini gerçekleştiriyor ve rakibinin bacağını esnetiyor.
Net kırmızı kart, VAR devreye girmeliydi.
#SAMvFB
KAMUOYU DUYURUSU
Futbol adına keyifli geçmesi beklenen bir geceye, ne yazık ki bir kez daha tartışmalı hakem kararları damga vurmuş; futbolcularımızın sahada ortaya koyduğu büyük emek ve mücadele görmezden gelinmiştir.
Karşılaşmanın henüz başlangıç bölümünde Fenerbahçe futbolcusu Matteo Guendouzi’nin, futbolcumuzun ayak bileğine yaptığı ve doğrudan kırmızı kart gerektiren müdahalesinin herhangi bir kartla cezalandırılmaması, müsabakanın seyrini etkileyen ilk önemli karar olmuştur.
Bir diğer pozisyonda ise Fenerbahçe futbolcusu Jayden Oosterwolde’nin futbolcumuzun boğazını sıkarak yere indirdiği pozisyonun da herhangi bir kartla cezalandırılmaması, kamuoyunda büyük soru işaretleri oluşturmuştur.
Ne yazık ki Türk futbolunda bu tür müdahalelerin görmezden gelinmesi ya da yeterli şekilde cezalandırılmaması, futbolun adalet duygusuna ciddi zarar vermektedir. Rakip takımın attığı gollerle ilgili kamuoyunda oluşan ofsayt tartışmaları da ayrıca değerlendirilmesi gereken bir başka başlıktır.
Öte yandan müsabakanın son dakikalarında, Kulüp Başkanımız Sayın Yüksel Yıldırım’ın bulunduğu bölgeye yönelik olarak bazı rakip taraftarlar tarafından ağır küfürler edilmiş, saldırı girişiminde bulunulmuş ve yaralama amacı taşıyan yabancı maddeler atılmıştır. Bu tür davranışların münferit kişiler tarafından gerçekleştirilmiş olması, yaşananların ciddiyetini ortadan kaldırmamaktadır. Futbolun ruhuna ve spor ahlakına aykırı bu eylemlerin sorumluları hakkında gerekli işlemlerin yapılması büyük önem taşımaktadır.
Samsunspor Camiası olarak her sezon benzer tartışmaların yaşanmasından ve sahada verilen emeğin bu şekilde gölgelenmesinden büyük rahatsızlık duyduğumuzu ifade etmek isteriz.
Elbette futbolun doğasında kazanmak da vardır, kaybetmek de. Ancak Avrupa kupalarında hakem yönetimi açısından benzer sorunlar yaşamazken, ülke futbolunda aynı tartışmaların tekrar tekrar gündeme gelmesi Türk futbolu adına düşündürücüdür.
Bu nedenle Türkiye Futbol Federasyonu’nu, hem müsabakada yaşanan hakem kararları hem de tribünlerde gerçekleşen olaylarla ilgili gerekli incelemeleri yapmaya ve sorumlular hakkında gereken adımları atmaya davet ediyoruz.
Saygılarımızla,
Samsunspor Futbol Kulübü
30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun! 🇹🇷
Başta Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, vatanımızın bağımsızlığı uğruna mücadele eden tüm kahramanlarımızı rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.
#Samsunspor#30Ağustos#ZaferBayramı