Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kürsüsünden 16’ncı kez milletimizin adalet iradesini ve mazlumların haklı mücadelesini dile getirdiği hitaplarını dinledik.
Gazze’de yaşanan zulmü insanlığın ortak vicdanına taşıyan Sayın Cumhurbaşkanımız; bağımsız Filistin’in tanınması, uluslararası hukukun herkese eşit uygulanması ve “Dünya beşten büyüktür” anlayışıyla daha adil bir küresel düzenin kurulması için güçlü bir çağrıda bulundu.
“Biz gerekirse sıkıntı çekeriz, gerekirse bedel öderiz ama haksızlık karşısında susmayız, zulme asla rıza göstermeyiz.”
Bu sözler milletimizin, bedeli ne olursa olsun mazlumun yanında durmayı ve adaleti savunmayı esas alan duruşunun, Sayın Cumhurbaşkanımızın şahsında vücut bulan sarsılmaz iradesidir.
Her türlü baskı karşısında hakikati savunmaktan vazgeçmeyen, mazlumların sesini dünyanın en etkili kürsülerinden yükselten bir liderin yol arkadaşları olmaktan gurur duyuyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, geleceği adaletle, dayanışmayla ve ortak iradeyle inşa etmek için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.
Adaletin Sesi Erdoğan
#ErdoganTheVoiceOfJustice
BM Genel Merkezi’nde düzenlenen COP31–UEA BM Yüksek Düzeyli Enerji Dönüşümleri Çözümleri Diyaloğu’na katıldık.
Saygıdeğer @EmineErdogan Hanımefendi’nin kıymetli hitaplarını dinledik. Ardından gerçekleştirilen yuvarlak masa toplantısında, Türkiye’nin enerji dönüşümü vizyonunu ve bu alandaki somut hedeflerimizi uluslararası paydaşlarla paylaştık.
Küresel ölçekte derinleşen tedarik sorunları ve artan enerji maliyetleri karşısında elektrifikasyonun, emisyonların azaltılmasının yanı sıra enerji arz güvenliğinin güçlendirilmesi, ithal yakıtlara bağımlılığın düşürülmesi, sanayimizin rekabet gücünün artırılması ve ekonomik büyümenin desteklenmesi açısından taşıdığı stratejik önemi vurguladık.
Türkiye’nin 2040 enerji vizyonunun merkezinde elektrifikasyon olacak. Binalardan sanayiye, ulaşımdan tarıma ve imalata kadar ekonomimizin her alanını daha fazla elektrikle buluşturacak, Türkiye’yi elektriklendireceğiz. Bu dönüşümü yenilenebilir enerji, enerji verimliliği ve nükleer enerjinin yanı sıra güçlü şebekeler, depolama kapasitesi, dijital altyapı ve bölgesel enerji bağlantılarıyla destekleyeceğiz. 2040’a kadar enerji ve maden sektörlerinde 300 milyar doların üzerinde yatırım potansiyeli taşıyan bu vizyonla Türkiye’nin daha güvenli, daha bağımsız ve daha rekabetçi bir enerji sistemine sahip olmasını hedefliyoruz.
Antalya’da ev sahipliği yapacağımız COP31’in başarısını yalnızca açıklanacak yeni hedeflerle değil, hızlanan şebeke bağlantıları, devreye alınan depolama kapasitesi, yaygınlaşan elektrifikasyon ve hayata geçirilen yenilikçi finansman modelleriyle ölçmeyi hedefliyoruz.
New York’ta, DEİK Türkiye-ABD İş Konseyi tarafından düzenlenen yuvarlak masa toplantısında, farklı sektörlerden iş dünyası temsilcileri ve yatırımcılarla bir araya geldik.
Türkiye’nin büyüyen ekonomisinin ihtiyaçları doğrultusunda şekillendirdiğimiz enerji politikalarımızı; arz güvenliği, dışa bağımlılığın azaltılması ve 2053 net sıfır emisyon hedefimiz ekseninde ele aldık.
Yenilenebilir enerji, nükleer, doğal gaz ve petrol aramacılığı, kritik mineraller ile enerji altyapılarında hayata geçirdiğimiz projeleri ve yatırımcılara sunduğumuz fırsatları paylaştık. Türkiye’nin güçlü altyapısını, gelişmiş enerji piyasasını ve stratejik konumuyla bölgesel enerji ticaretinde üstlendiği rolü değerlendirdik.
Toplantının ardından DEİK ile Brezilya Ulusal Sanayi Konfederasyonu (CNI) arasında COP31 ve sonraki COP süreçleri kapsamında iklim ve sürdürülebilirlik alanlarındaki kurumsal iş birliğini güçlendirmeye yönelik Mutabakat Zaptı imzalandı.
Mutabakat Zaptı’nın taraflar için hayırlı olmasını diliyor; toplantının uluslararası sermaye, teknoloji ve finansman imkânlarını somut projelere dönüştürecek yeni iş birliklerine zemin hazırlamasını temenni ediyoruz.
ABD temaslarımız kapsamında Türkevi’nde, Türkiye Nükleer Enerji A.Ş. (TÜNAŞ) ile ABD Ticaret ve Kalkınma Ajansı (USTDA) arasında Küçük Modüler Reaktörler (SMR) ve 4. Nesil Reaktörlere yönelik Hibe Anlaşması İmza Töreni'ne katıldık.
Şahitlik ettiğimiz bu anlaşma sayesinde yeni nesil nükleer teknolojilerin ülkemiz için teknik, ekonomik ve mevzuat boyutlarındaki uygulanabilirliğini kapsamlı bir şekilde değerlendireceğiz.
2053 Net Sıfır Emisyon ve enerjide tam bağımsızlık hedeflerimiz doğrultusunda, enerji sepetimizi çeşitlendirmekte kararlıyız.
Büyük ölçekli nükleer santrallerimizin yanı sıra ülkemizin ihtiyaçlarına en uygun alternatifleri titizlikle çalışarak güçlü ve modern bir enerji altyapısı inşa etmeye kararlılıkla devam edeceğiz.
2053 Net Sıfır Emisyon ve enerjide tam bağımsız Türkiye hedeflerimiz doğrultusunda yenilenebilir kaynaklarımızı en üst düzeyde değerlendiriyor, milletimizin yarınlarını güvence altına almaya devam ediyoruz.
2015-2025 yılları arasında rüzgâr ve güneşten ürettiğimiz 442,2 TWh elektrik sayesinde 354 milyon tona varan karbon emisyonunun önüne geçtik. Çevremizi korurken aynı zamanda on milyarlarca dolarlık fosil yakıt ithalatını da engellemiş olduk.
Bugün yatırımlarıyla yenilenebilir enerjide Avrupa'da 5’inci, dünyada ise 11’inci sıraya yükselen bir Türkiye var. Bu eşsiz potansiyelimizi, 2035 yılına kadar 120 bin megavat kurulu güce ulaştırarak Türkiye Yüzyılı’nı enerjinin ve sürdürülebilirliğin de yüzyılı yapacağız.
Bu vesileyle 21 Eylül Dünya Sıfır Emisyon Günü’nü kutluyor; daha yeşil, doğayla uyumlu ve enerjide tam bağımsız bir Türkiye için gece gündüz demeden, yerli ve millî teknolojilerimizle yatırımlarımıza hız kesmeden devam edeceğimizi ifade ediyorum. 🇹🇷
Son 20 yılda elektrik iletim hattı uzunluğumuzu yüzde 80 artışla 43 bin kilometreden 77 bin kilometreye yükselttik.
Ülkemizin artan enerji talebini karşılamak ve şebekemizi daha dirençli, esnek ve modern bir yapıya kavuşturmak için çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz.
Türkiye Yüzyılı vizyonumuz doğrultusunda, 2035 yılına kadar iletim altyapımıza 28 milyar dolarlık dev bir yatırım yapmayı öngörüyoruz. İnşa edeceğimiz bu yeni enerji mimarisi kapsamında, yaklaşık 9 bin 580 kilometre uzunluğunda Yüksek Gerilim Doğru Akım (HVDC) enerji koridorları ile 15 bin kilometrelik yeni alternatif akım iletim hattını devreye almayı planlıyoruz.
Oluşturmayı planladığımız yeni enerji mimarisiyle güneş ve rüzgâr başta olmak üzere yenilenebilir enerjideki büyümemizi sağlam bir altyapıyla desteklemeye ve kesintisiz enerjiyi yurdumuzun dört bir yanına güvenle ulaştırmaya kararlılıkla devam edeceğiz.
Ekim ayının sonuna doğru Karadeniz’deki görev yerine uğurlayacağımız Osman Gazi Yüzer Üretim Platformumuzda çalışmalarımız aralıksız devam ediyor.
Hedefimiz, bu yıl sonu itibarıyla yakma kulesinde ilk gazı ateşleyerek Sakarya Gaz Sahası'nın ikinci fazını başarıyla tamamlamak.
Osman Gazi platformumuzun devreye girmesiyle birlikte üretimimize günlük 10 milyon metreküp daha ilave edeceğiz. Böylelikle yerli gazımızla ihtiyacını karşıladığımız hane sayımızı 2 katına çıkararak toplamda 8 milyon haneye ulaşmış olacağız.
Karadeniz'de 20 yıl boyunca aralıksız üretim yapacak olan bu dev tesis, ülkemizin ekonomisine yıllık 3,5 milyar dolarlık çok büyük bir katkı sağlayacak. Enerji bağımsızlığımız ve güçlü ekonomimiz için bu önemli projeyi hayata geçirmeye gün sayıyoruz.
Türkiye’nin enerjisinde son 10 yılda büyük bir dönüşüm gerçekleştirdik.
Güneşin elektrik üretimindeki payını 28 kat artırarak yüzde 11,6’ya, rüzgârın payını ise yüzde 12,1’e yükselttik. Güneş ve rüzgârda toplam kurulu gücümüz yaklaşık 43 bin megavata ulaştı.
Bu dönüşüm, Enerjide Tam Bağımsız Türkiye hedefimizin yanı sıra daha temiz bir enerji geleceği için attığımız somut adımların da güçlü bir göstergesidir.
Yenilenebilir enerjide elde ettiğimiz bu büyük başarıyı, Antalya’da düzenleyeceğimiz COP31’de ortaya koyacağımız yeni hedeflerle daha ileri bir seviyeye taşıyacağız.
Türkiye’nin rüzgârını ve güneşini milletimizin enerjisine dönüştürmeye; güvenilir, temiz ve uygun maliyetli enerjiyi herkes için erişilebilir kılan güçlü bir altyapı inşa etmeye devam edeceğiz.
Türkiye açısından enerji dönüşümü tek bir hedefin peşinden gitmek değil; enerji arz güvenliğimizi sağlamak, ithal kaynaklara bağımlılığımızı azaltmak ve 2053 Net Sıfır Emisyon taahhüdümüzü aynı anda hayata geçirmektir.
Hedeflerimize ulaşmada en temel anahtarın elektrifikasyon olduğuna inanıyoruz. Bunun için yenilenebilir enerjiden nükleere, enerji verimliliğinden esnek şebeke ve depolama altyapılarına kadar devasa yatırımlara ihtiyacımız var.
Enerji sistemimizi iklim değişikliğinin etkilerine karşı daha dirençli hâle getirecek bu yatırımları hızla harekete geçirip doğru finansman mimarisini kurarak yarınlara daha güvenli bir enerji sistemi ve çok daha temiz bir gelecek bırakacağız.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın @murat_kurum ile birlikte İstanbul’da düzenlenen İklim Finansmanı Zirvesi’ne katılarak; enerji arz güvenliğimizi sağlama, enerjide dışa bağımlılığımızı azaltma ve 2053 Net Sıfır hedefimize ulaşma vizyonumuzu paylaştık.
Enerji güvenliği ile enerji dönüşümünün birlikte ilerlemesi gereken iki önemli unsur olduğunu vurgulayarak bu sürecin anahtarının elektrifikasyon olduğuna dikkat çektik. Yenilenebilir enerji potansiyelimizi nükleer enerjiyle destekleme hedefimizi; enerji verimliliğinden güçlü şebeke altyapılarına, depolama sistemlerinden kritik minerallere kadar uzanan bütüncül stratejilerimizi aktardık.
Tüm bu dönüşümün ve iklim değişikliğine dirençli altyapıların inşası için iklim finansmanının hayati bir öneme sahip olduğuna inanıyoruz. Kamu kaynaklarının yanı sıra uluslararası finans kuruluşları ve özel sektörle birlikte uzun vadeli, uygun maliyetli ve güçlü bir finansman mimarisi kurmak için yürüttüğümüz çalışmaları önemsiyoruz.
Ayrıca bu yıl ev sahipliğine aday olduğumuz COP31'in, ülkemizin çevre vizyonunu küresel boyuta taşıması ve iklim diplomasisindeki öncü rolümüzü pekiştirmesi açısından ne denli büyük bir öneme sahip olduğunu bir kez daha ifade ettik.
Emisyonların azaltılması, iklim direncinin artırılması ve uyum yatırımlarının hızlandırılması gibi konuların hem Türkiye’nin hem de tüm dünyanın gelecek iklim hedefleri için hayati bir zorunluluk olduğunun altını çizdik.
Enerji dönüşümünü sadece bir çevre meselesi değil; aynı zamanda kalkınma, güvenlik ve sanayi rekabetçiliği gündemi olarak görüyoruz. Enerjide Tam Bağımsız Türkiye hedefimiz doğrultusunda daha yeşil, temiz ve güvenli bir geleceği inşa etmeye kararlılıkla devam edeceğiz.
Enerji mimarimizdeki büyük dönüşüm yerli ve yenilenebilir kaynaklarımızla hız kesmeden devam ediyor.
Temmuz ayında elektrik üretimimizde tarihî bir çifte rekora imza atarak yerli kaynaklara dayalı üretimimizi 24,75 milyar kilovatsaate, güneş enerjisi kaynaklı üretimimizi ise 5,37 milyar kilovatsaate taşıdık ve aylık bazda tüm zamanların en yüksek değerlerine ulaştık.
Özellikle güneşte ve yerli kaynaklarımızda yakaladığımız bu güçlü ivmeyle Enerjide Tam Bağımsız Türkiye hedefimize emin adımlarla ilerlemeyi sürdürüyoruz.
Enerji meselesini yalnızca bir kalkınma başlığı değil, doğrudan ulusal ve millî güvenliğimizin en temel unsurlarından biri olarak görüyoruz.
Kızılelmamız olan ana hedefimiz; Türkiye’yi enerjide dışa bağımlılıktan kurtararak mutlak surette bağımsız kılmaktır.
Enerjide tam bağımsız Türkiye’yi, Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın liderliğinde son 24 yılda hayata geçirdiğimiz istikrarlı politikalar ve projelerle inşa etmeye devam ediyoruz. Ülkemizi enerjide tam bağımsızlığa kavuşturana dek milletimize hizmet etmeyi sürdüreceğiz.
Türkiye Yüzyılı’nın enerjisini hep birlikte inşa ediyoruz. 🇹🇷
Elektrik kurulu gücümüz, temmuz ayı itibarıyla 126 bin 476 megavata ulaştı. Bu gücün %62,8’i yenilenebilir kaynaklardan oluşuyor.
Güneş ve rüzgârda ulaştığımız 42 bin 865 megavatlık kurulu güç, Türkiye’nin enerji dönüşümündeki güçlü iradesini ortaya koyuyor.
Daha güçlü, daha bağımsız ve daha müreffeh bir Türkiye için enerji gücümüzü büyütmeye devam ediyoruz.
Hedefimiz belli: Enerjide Tam Bağımsız Türkiye.
Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nda düzenlenen Bosphorus Diplomasi Forumu’nda gençlerle Türkiye’nin ve dünyanın enerji geleceğini konuştuk; sorularını yanıtladık.
Enerjide dışa bağımlılığın bir kader olmadığına inanıyoruz. Kendi petrolümüzü ve doğal gazımızı üretirken yenilenebilir enerji kapasitemizi büyütüyor, nükleerde yeni bir dönemin kapılarını aralıyor, dışa bağımlılığımızı kalıcı biçimde azaltacak çok yönlü bir dönüşüm yürütüyoruz.
Yapay zekâ, veri merkezleri, elektrikli ulaşım ve artan soğutma ihtiyacıyla dünyanın elektrik talebi hızla büyüyor. Bu yeni dönemde Türkiye’yi yalnızca artan talebi karşılayan değil; temiz enerji teknolojilerini geliştiren, nükleer teknolojide söz sahibi olan ve kendi mühendislik gücüyle çözüm üreten bir ülke hâline getirmeyi hedefliyoruz.
Gabar’dan Sakarya Gaz Sahası’na, Akkuyu’dan yenilenebilir enerji yatırımlarımıza uzanan her proje; ekonomik bağımsızlığımızı, arz güvenliğimizi ve gençlerimizin kendi kabiliyetlerine duyduğu güveni büyütüyor.
Gençlerimizin Türkiye’nin enerji geleceğine aynı heyecanla kafa yorduğunu, aynı hedefler doğrultusunda sorumluluk almaya hazır olduğunu görmek bizler için ayrıca büyük bir mutluluk.
Bu kıymetli platformda fikirlerini ve heyecanlarını paylaşan tüm gençlerimize başarılar diliyor; Türkiye’nin enerjide bağımsızlık yolculuğunu onların bilgi, cesaret ve vizyonuyla birlikte daha ileriye taşıyacağımıza yürekten inanıyorum.
Enerji mimarimizdeki büyük dönüşüm hız kesmeden devam ediyor.
Haziran ayı sonu itibarıyla elektrik kurulu gücümüz 126 bin 113 MW’a ulaşırken, yenilenebilir enerjinin kurulu gücümüz içindeki payı 79 bin 62 MW ile %62,7 oldu.
Özellikle güneş ve rüzgârda yakaladığımız bu güçlü ivmeyle "Enerjide Tam Bağımsız Türkiye" hedefimize emin adımlarla ilerlemeyi sürdürüyoruz.
İstanbul’un kalbine vurulmuş fetih mührü Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin zincirlerini kırarak yeniden ibadete açılmasının 6. yıl dönümü kutlu olsun.
86 yıllık hüznü sevince dönüştüren, Fatih Sultan Mehmet’in emanetini asli kimliğiyle buluşturan Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın bu tarihî iradesi, Türkiye’nin bağımsızlık yürüyüşünün en güçlü simgelerinden biridir.
Kubbelerinden duaların, minarelerinden ezanların yankılandığı Ayasofya, inancımızın sarsılmaz bir abidesi olarak ilelebet payidar kalacaktır.
#AyasofyadaFetihRuhu
Güneşten aldığımız güçle elektrik üretiminde bir rekora imza attık.
Güneş enerjisinden elektrik üretimimiz Haziran ayında 4,99 milyar kilovatsaatle tüm zamanların zirvesine çıkarken, toplam elektrik üretimimiz de 30,35 milyar kilovatsaatle tarihî seviyelere ulaştı.
Geçtiğimiz ay yenilenebilir kaynaklardan 20,65 milyar kWh, yerli kaynaklardan ise 24,22 milyar kWh elektrik üreterek aylık bazda güçlü bir tablo ortaya koyduk.
Anadolu’nun bereketli güneşini, milletimizin refahına dönüştürmek için çalışmaya devam edeceğiz.
15 Temmuz gecesi, İstiklal Savaşımızdaki o muazzam ruhun yeniden dirilişine şahit olduk! 🇹🇷
"Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım!" diyerek hainlere geçit vermeyen aziz milletimizin bu şanlı destanını asla unutmadık, unutturmayacağız!
#15Temmuz#ZaferBizim
15 Temmuz, istiklal ve istikbalimizin zaferi, milletimizce yazılan eşsiz bir kahramanlık destanıdır.
Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın önderliğinde, o gece inancıyla, cesaretiyle ve vatan sevgisiyle tankların karşısına dikilen milyonlar bu vatanı bölmeye kimsenin gücünün yetmeyeceğini tüm dünyaya göstermiştir.
Milletimizin o karanlık gecede gösterdiği destansı direniş ruhu, bugün Türkiye’nin enerjide tam bağımsızlık mücadelesine de en büyük gücü vermeye devam ediyor.
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nde; bir hilal uğruna canlarını hiçe sayarak hainlere geçit vermeyen aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi şükran ve minnetle anıyorum.
Bu kahramanlık destanını asla unutmayacağız, unutturmayacağız. 🇹🇷
İrade Bizim Zafer Bizim
#15Temmuz
#ZaferBizim