Herkes emin olsun, rahat olsun…
Türkiye Cumhuriyeti ne ilkelerinden ne de ulusal çıkarlarından taviz verir. Biz, bize güvenen hiçbir dostumuzu, hiçbir kardeşimizi yarı yolda bırakmayız.
Önceki hafta Gazi Meclisimiz, tarihî bir mutabakat örneği sergileyerek 467 evet oyuyla Türkiye için hayati önemdeki bir yasayı kabul etti.
Türk siyasetinde bir dönüm noktası olan bu büyük uzlaşıyla Terörsüz Türkiye sürecimiz güven tazelemiş, çok ciddi güç kazanmıştır.
Şundan hiç kimse şüphe etmesin: Türkiye, Allah’ın izniyle doğru yoldadır, istikameti bellidir ve eninde sonunda menziline ulaşacaktır.
Türkiye güvendedir, 86 milyonun emaneti ehil ellerde güven içindedir.
Bu kutsal emanete hiçbir surette gölge düşürmeyeceğiz.
Çok farklı, bambaşka bir gençlik geliyor.
Dil bilen, dünyayı iyi okuyan, Türkiye’yi tanıyan; ecdadını, tarihini, mirasını, misyonunu idrak eden; imanlı, vatansever, en önemlisi de öz güveni yüksek bir gençlik geliyor.
En büyük eserim, işte bu gençliğin yetişeceği iklimi inşa etmek olmuştur.
Bu gençlik, inanıyorum ki vakti geldiğinde emaneti bizden devralacak, çok daha yükseklere çıkaracaktır.
25 yılda böyle bir gençliği, böyle bir nesli yetiştirme şerefini bize bahşeden Allah’a sonsuz hamdüsenalar olsun.
Bizlere bugünleri gösteren, bu güzelliği bizlere yaşatan Cenab-ı Allah’a sonsuz hamdüsenalar ediyorum. 25’inci yaş günümüz, 25’inci doğum günümüz kutlu olsun. @Akparti#MilletimizleÇeyrekAsır
Muhyiddin İbnü’l-Arabi hazretleri diyor ki : “Herkes amellerini sorguladı. Kendini hesaba çekti. Ben, niyetlerimi de sorguladım…” Bu bambaşka bir boyut.
Bugün Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman’ın nazik davetine icabetle Mekke-i Mükerreme’ye bir ziyaret gerçekleştirdik.
Ziyaretimde aziz kardeşlerim Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’le bir araya geldik.
Bu vesileyle üç ülke olarak Ortak Savunma Anlaşması imzaladık.
Kolektif caydırıcılığı temel alan bu anlaşma, güvenlik ve savunma iş birliğimizin ilerletilmesine, savunma sanayisinde ortak projeler geliştirilmesine ve terörizmle mücadeleye katkı sağlayacaktır.
BM Şartı’nın 51’inci maddesinde tanımlanan savunma hakkını da teyit eden anlaşma, hiçbir ülkeyi hedef almadığı gibi bölgemizin huzurunu, refahını ve istikrarını amaçlayan tüm kardeş ülkelerin katılımına açıktır.
Türkiye, bölgesel sahiplenme vizyonu doğrultusunda çatışma ve krizlerin uluslararası hukuka saygı temelinde, diyalog ve diplomasiyle çözüme kavuşturulmasına yönelik ilkeli tutumunu kararlılıkla sürdürecektir.
Ziyaretimizin, istişarelerimizin ve imzaladığımız anlaşmanın tüm bölgemiz için hayırlara vesile olmasını Rabb’imden niyaz ediyorum.
Kapsamlı istişareler neticesinde hazırlanan Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, aziz milletimizin çözüm iradesini yansıtan geniş bir mutabakatla bugün Gazi Meclisimizin takdirine sunuldu.
Türkiye’yi terör tehdidinden kalıcı olarak kurtarmayı, millî birlik ve beraberliğimizi perçinlemeyi, ülkemizde ve bölgemizde huzur iklimini güçlendirmeyi hedefleyen bu adımın hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Gerek kanun teklifinin tekemmül ettirilmesine gerekse sürecin başarıya ulaşmasına katkı veren başta Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere, siyasi parti gruplarımıza ve milletvekillerimize teşekkür ediyorum.
Terörsüz Türkiye sürecimizi herhangi bir yol kazası olmadan bugüne kadar getirmeyi başardık.
Hazırlıklarını tamamladığımız yasal düzenlemenin Gazi Meclisimizin gündemine gelmesiyle birlikte sürecin ivme kazanmasını temenni ediyoruz.
Ümitvar tutumumuzu korurken elbette riskleri de göz ardı etmiyoruz.
Halkımız, ülkemize ekonomik faturası 2,3 trilyon doları aşan bu sorunun artık kalıcı biçimde çözülmesini istiyor.
Bunu da AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak elbette siyaset kurumunun da desteğiyle bizim başaracağımıza inanıyor.
Biz de bu inancın boşa çıkartılmasını asla ve asla istemiyoruz.
Süreci istismar etmek isteyenler olacağını; iftirayla, karalamayla, çarpıtmayla bu süreci engellemeye çalışanlar olacağını kuşkusuz çok iyi biliyoruz.
Allah’ın izniyle onlara fırsat vermeyeceğiz.
Aklıselimle, sağduyuyla, sabırla hareket edecek, tahriklere gelmeden inşallah süreci menziline ulaştıracağız.
Ayasofya, 86 yıllık hicranın ardından yeniden asli hüviyetine 6 yıl önce bugün kavuştu…
Bu kutlu mabet, inşallah ebediyete kadar semalarımızı ezan sesleriyle süslemeye devam edecek…
Ayasofya’nın dirilişi mübarek olsun…
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, İngiltere'de İslam karşıtı eylemler karşısında nefret yerine hoşgörü mesajı veren "Cake Not Hate" (Nefret Etme, Kek Yap) hareketinin kurucusu ve gönüllü temsilcisi Joshua Harris'i kabul etti.
15 Temmuz cesaretin direnişin ve yeniden millet olmanın adıdır, bir milletin yeninden dirilişidir.
#15 Temmuz'un 10. Yılı vesilesiyle Aziz Şehitlerimizi rahmetle kahraman Gazilerimizi şükran ve minnetle anıyoruz. 🇹🇷
#15TemmuzDestanı#ZaferinAdıTürkiye
Ülkemizde 22 yıl aradan sonra ikinci, başkentimizde ise ilk defa tertiplediğimiz NATO Zirvemizi başarıyla tamamladık.
Avrupa-Atlantik güvenliğinin sınandığı bir dönemde ev sahipliği yaptığımız bu tarihî zirve, ortak geleceğimize yön verecek nitelikte icra edilmiştir. #NATOsummit
Cumhurbaşkanımız @RTErdogan: KAAN motorları konusunu Liderler Zirvesi'nde değerli dostumla görüşeceğiz. İnanıyorum ki bize verdiği müjdeyi burada tekrar edecektir. #NATOsummit
86 milyon olarak bizim başka vatanımız yok, başka yurdumuz yok, mensubu olduğumuz başka milletimiz yok; biz burada hep birlikteyiz, biriz, beraberiz; son nefesimize kadar da inşallah burada olacağız.
Türkiye Cumhuriyeti kimliğine sahip olan hiç kimse vatan toprağında misafir değildir, kiracı değildir, sığıntı değildir, öteki değildir, üvey evlat değildir; bilakis hepsi de bu vatan toprağında mülk sahibidir, ev sahibidir, bu milletin asli unsurudur, bu milletin öz evladıdır.
Yaşadığı coğrafya neresi olursa olsun…
Dedeleri nereden gelmiş olursa olsun…
Mezhebi, meşrebi, kökeni, görüşü, düşüncesi her ne olursa olsun…
Değil mi ki Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşıdır; o halde herkes kadar bu ülkenin, bu vatanın, bu devletin sahibidir.
Ve bu devlet bir zümrenin, bir kitlenin, belli bir grubun, belli bir kökenin değil; bu topraklar üzerinde yaşayan 86 milyonun tamamının devletidir.
86 milyonun her bir ferdi, bilaistisna bu devletin eşit derecede sahibidir. #ÇeyrekAsırlıkDestan